DOLAR 6,8056
EURO 7,4165
ALTIN 378,14
BIST 103.024
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 20°C
Hafif Sağanak

MHP KURULTAYINI NASIL OKUYALIM

20.06.2016
643
A+
A-

Siyasi partilerin tek amacı vardır, iktidar olmak. Aksi takdirde ülke üzerinde muktedir olamaz. Siyaseten açıkladığımız ne varsa hiç birini yerine getiremezsiniz. Demokrasinin en önemli vazgeçilmez unsuru olan siyasi partilerde son sözü her zaman halk söyler. MHP’nin merhum Alparslan Türkeş’le geliştirdiği Ülkücü Siyaset ve ana felsefesi olan dokuz ışık doktrinini maalesef hayata geçirmek ne rahmetli Başbuğ yaşarken ne de sonrasında mümkün olmamakla beraber, MHP Türkiye’nin her zaman en önemli siyasi figürlerinden biri olmaya devam etti. Güçlü bir tabana oturan ve sürekli iktidar söylemleriyle yola çıkan bu hareket, Devlet Bahçeli liderliğinde her ne kadar ikinci partiliğe kadar yükselip koalisyon ortağı olup ülkeyi yönetmesine rağmen neticede tek başına gerçekleşmeyen bir iktidarın olumsuz sıkıntılarını da yaşadı. Bir dönem çok az bir farkla hem baraj altında kalan hem de meclisin dışında olan MHP’de ibre 7 Haziran 2015 seçimlerinde yukarı doğru seyir arz edip, yedi buçuk milyon oy oranı ve seksen milletvekiline yükselmesine rağmen, ülke yönetiminde söz sahibi olamadı. Ardından gelen 1 Kasım seçimlerinde oy oranını değil ama milletvekili sayısını yarı yarıya düşüren MHP’de seçmenin vermiş olduğu mesaj doğru değerlendirilemeyince genel merkez yönetimi de konumunu korumayı tercih etti.

Yıllardır iktidar özlemini yüreğinde hisseden ve nefesini ona endeksli alan Milliyetçi Harekette halkın ve tabanın değişim istediği kamuoyuna büyük bir baskı unsuru olarak yansımasına rağmen genel merkezin ben burada durmaya devam edeceğim ve parti içi muhalefetim de bu sizde olmuyor görevi bize devredin istekleri karşılık bulmadı. Sonunda MHP’de ilk defa çok adaylı bir tablo ortaya çıktı.

Geçtiğimiz Pazar günü Ankara’da yapılan ve KAYYUM Heyetinin çağrısıyla toplanan olağanüstü genel kurulda kamuoyu da gördü ki genel merkeze karşı olan ve değişim isteyen hareket son derece güçlü. Yine Kamuoyu araştırmalarında MHP’nin başına geçmesi istenen en güçlü isim olan Meral Akşener başkanlık divanının konuşmasında o gücünü delege bazında da gösterdiği gibi kongrenin toplandığı otelin hemen yanında altı yedi bin kişilik kapalı spor salonunda da Akşener tercihi açıkça görüldü. Ekranlara Meral Akşener’in yansıdığı görüntülerde kopan alkış tufanı MHP tabanını da partinin başına hemşerimiz Meral Akşener’in geçmesi yönündeki iradesini ortaya koyuyordu.

Siyaset dediğimiz kurum gelen seslerin iyi değerlendirilemediği süreçlerde erimeye hatta bu sesler çok yükselmesine rağmen karşılık bulmadığı hallerde yok olmaya mahkumdur. Batılı demokrasilerde iktidar olamayan parti liderlerinin hadi bir dahaki seçimi deneyelim felsefesi yerine aldıkları mesajın gereğini yerine getirerek istifa mekanizmasını işletmesi aynı zamanda bir çağdaşlık ve çağdaş politikalar ile çağdaş siyaset anlayışının önemli bir gereğidir. Muhalif hareketi ve değişim rüzgarlarını geri püskürtmek adına farklı senaryoları ortaya koymak siyasete hiçbir şey kazandırmaz. Şimdi MHP 10 Temmuzda genel başkan seçimli bir kongre yapacak. Bana verilen bilgilere göre 752 delege noterli imzasını vermiş durumda. Sayının 800’ün üzerinde olduğu ve noter işlemlerinin tamamlanmaması nedeniyle o imzaların divana sunulamadığı yönünde. MHP’nin önemli kurmayları bu imzaların da tamamlanmasıyla birlikte 10 Temmuzda Ankara’da neyin gerçekleşeceğinin fotoğrafının da çıktığını ifade ediyor. Şimdi ortada böylesine bir gerçek varken bir başka deyişle güçlü bir fiili durum söz konusuyken, genel merkez yönetiminin bütün bunları yok sayması demokrasinin ve siyasetteki demokrasi anlayışının hangi unsuruyla bağdaşır. Türkiye’nin içinde bulunduğu durum sadece güçlü bir muhalefetin oluşması gerekliliğini arz etmiyor, aynı zamanda o muhalefetin halka vereceği güvenle iktidar isteğinin de olması gerektiğini ifade ediyor. Sandık başına giden seçmenin “ben bu siyasi harekete güveniyorum, bunlar başarır” dediği güçlü bir muhalefet Türk demokrasisinin gelişmesi ve ülkenin de siyaseten daha güçlü olması noktasında son derece önemlidir.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.