DOLAR 7,8253
EURO 9,3527
ALTIN 446,86
BIST 1.284
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 13°C
Yağışlı

NAZİ’NİN ERMENİ OYUNU

02.06.2016
836
A+
A-

Dünyanın en büyük soykırımıyla tarihe Nazi diye geçen Almanların sözde Ermeni soykırımı tasarısını oylaması komikten de öte büyük bir ayıptır. İnsanları yakan ve dünyanın gelmiş geçmiş en büyük ayıbını ve insanlık suçunu işleyenlerin, sözde bir tasarıya evet demesi ihanetin ta kendisidir. Biz bu Alman milleti nedeniyle 1. Dünya savaşına girdik, yetmedi bu alçaklar 2. Dünya savaşında en ağır yenilgiyi aldılar ve esir düştüler. Biz ne yaptık, Almanya’nın yeniden ayağa kalkması ve kalkınması adına vatandaşlarımızı oraya gönderdik. Bugün Almanya’nın çağdaş ve gelişmiş bir ülke olmasında bizlerin katkısının ne kadar büyük olduğunu en iyi kendileri bilir. Ancak bizde bir tabir vardır. Kış kışlığını, puş ta puştluğunu yapar. Neticede ruhlarında var olan Naziliği göstermek için küçücük fırsatları dahi değerlendirmekten hiçbir zaman geri kalmazlar. İşin aslının bizim hem Müslüman hem de Türk olmamızdan kaynaklandığını hepimiz biliyoruz. Onun için yeri gelmişken de söyleyeyim bu ülkede ikide bir Türklüğü sorun yapanlarda gâvurun sergiledikleri halleri iyi anlamalarında fayda var.

ALMANYA DA ERMENİ DİASPORASI YOK

Eğer bu tasarı Fransa da kabul edilseydi derdik ki orada Ermeni nüfusu seçimleri etkileyebilecek güçte Fransızlar da bunu göz önünde bulundurarak siyasi bir karar aldılar. Almanya ise böyle değil. Orada etkili bir Ermeni nüfusu yok. Tam aksine, hem Türk hem Alman vatandaşı olan, üstelik oy hakkına da sahip dört milyon gurbetçimiz var. Peki, diasporanın bu kadar etkisiz olduğu bir ülkede, Ermeni nüfusunun olmadığı bir ülkede, milyonlara Türk’e rağmen böylesine adi, aciz ve ucube bir kararı almak neyin nesi. Var oldukları her dönemde Türkiye’nin kuyusunu kazmak için en ön saflarda yer alan Almanların sözde Ermeni soykırım tasarısını meclislerinde oylaması tek kelime ile alçaklıktır. Ermeni uşaklığından başka bir şey değildir. Aslında bu alçaklığın şifrelerini yıllar önce Die Zeit adlı Almanların haftalık dergisindeki bir makalede vermişlerdi. O makalede Türklerin sürekli olarak Avrupa Birliği konusunda oyalanacağı, önüne sürekli engeller çıkarılacağı ifade ediliyordu. Makalede ayrıca Avrupa Birliğinin bir Hıristiyan birliği olduğu, Müslüman Türklerin de hiçbir zaman o birliğe alınmayacağı açıkça ifade ediliyordu. Biz buna rağmen gerekli tedbirleri almadık.

ALMANYA DA TÜRK LOBİSİ NİÇİN İŞLETİLMEDİ

Aslında bugünkü yaşadığımız sorunların başında bence Almanya da Türk lobisini etkin hale getiremeyişimiz yatıyor. Ermeniler dünyanın neresinde olursa olsun tek lobi olarak hareket etmelerine rağmen biz birliği başaramıyoruz. 1960’lı yıllardan itibaren yarım asırdan fazla Almanya ya Türk nüfusu olarak adeta çıkarma yapmamıza rağmen, birlik içinde olmadığımızdan dolayı o ülkede güçlü bir Türk lobisi oluşturamadık. Türkiye bu konuda görevini tam manasıyla yapamadı. Gurbetçilerimiz birlik içersinde hareket edeceğine, Türkiye den yönlendirmeler o şekilde yapılacağına sanki orada on yıl onbeş yıl çalışacaklar sonrada geri döneceklermiş gibi hareket ettik. Bugün Alman ekonomisinde de hatırı sayılır bir söz sahipliğimiz olmasına rağmen, gurbetçi vatandaşlarımız siyaseten, kimi de cemaatler vasıtasıyla ayrı düştüklerinden tek vücut olamadılar. Hal böyle olunca da oradaki tüm varlığımıza rağmen orada hiçbir varlığı olmayan Ermenilerin sözde soykırımı tasarısını geçirmelerine beklenen etkinliğimiz olmadı. El karşıda, hem Türk hem de Müslüman olunca zihniyetleri ne olursa olsun anında bir araya gelebiliyor. Aslında Almanya’nın alçakla nitelendirdiğim bu tasarıyı oylaması bize Türkiye’nin Avrupa birliğine üyeliği konusundaki düşüncelerinin ve takınacakları tavırlarında şifrelerini veriyor.

RAMAZAN GELİRKEN

Onbir ayın sultanı Pazar gecesi başlıyor. Pazar yatsı namazıyla birlikte ilk teravih de kılınacak. Pazartesi ilk oruçlar açılacak. Biz bu güzel Ramazan ayında sürekli olarak eski Ramazanları anarak vakit geçiririz.Eski Ramazanlarla mutlu oluruz. Mesela bakın bu gün Cuma Gölcük’te hala bir Ramazan heyecanı yok. Sokaklarda dalgın dalgın gezen insanlar. Belli ki sofraya ne koyacaklarını düşünür olmuş. Eskiden günler öncesinden yufkalar açılır, turşular kurulur, şerbetler yapılır, müthiş bir heyecan yaşanırdı. Hangi mahallenin hangi sokağından geçerseniz geçin, hummalı bir çalışma müthiş bir imece görürdünüz. Oklavalar elde o mahallenin hanımları bir araya gelmişler, harıl harıl böreklik ve baklavalık hamurlar açıyorlar. Birlikte demlenen birlikte içilen çaylarla hoşsohbet bir şekilde onbir ayın sultanını karşılamaya çalışıyorlar. Şimdi bugün bırakın Gölcük’ü mahalleleri, sokakları, çıkın köylere bakın bakalım kaç köylü ailesi, köy kadını bir araya gelmişte Ramazan için bahçelerinde hazırlık yapıyorlar.

 

 

 

 

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
18 Ağustos 2017
28 Ağustos 2017
12 Mayıs 2019
16 Kasım 2018
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.