DOLAR 7,8874
EURO 9,4146
ALTIN 460,20
BIST 1.331
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 17°C
Parçalı Bulutlu

TÜRKİYE’YE İHANET

17.07.2016
768
A+
A-

TÜRKİYE’YE İHANET

Bu vatana ihanetten başka bir şey değildir. Bitmişliğin, tükenmişliğin son perdesi. İşin içerisinde TSK hiç bir şekilde yok. Bir grup aklı sıra darbe yapmaya kalkışıyor. Ne acı. Ülkenin kaderinde gece saatlerinde başlayan kara bir gün ve yine milletçe gecenin aydınlatıldığı aynı gün. Tarihimizde hiç bir dönemde savaş ve işgal dönemleri dahil gazi meclis bombalanmamıştı. Maalesef onu da gördük. Bu nasıl bir akıl tutulmasıdır, ülkeye nasıl bir kötülüktür, izah edecek ve anlatacak kelimeler de bulamıyorum. Bir büyük milletin tarihine kara bir sayfa eklemek kimin haddine? Ülkenin onlarca sorunu varken, etrafı ateş çemberi ile çevrilmişken, Türkiye’ye bu haksızlığı hangi akla dayanarak yaparsınız onu da anlamak mümkün değil. Biz çok ihtilaller gördük, bir tarafta TSK’nın ülke yönetimine el koyduğu haberleri yayınlanırken, aynı anda Başbakan Binali Yıldırım televizyon ekranlarında konuşuyor ve hainlerden mutlaka hesap sorulacağını söylüyor. O anda zaten anlamıştım ki, bu kahraman silahlı kuvvetlerimizin içerisinde o üniformaya layık olmayı beceremeyen bir grubun aklı sıra ihtilal yapıyor olmasıydı. Ortalıkta bir tane asker bir tane polis yok. 12 Eylül’de öyle miydi? Sabah kalktığımızda her yer güvenlik güçleriyle doluydu ve ordunun yönetime el koyduğu televizyon ekranlarından ve radyolardan yayınlanıyordu. Sonra öylesine durumlarda bildirileri televizyon spikerleri okumaz, ya işin başındaki okur ya da onun görevlendirdiği bir komutan tarafından okunur. Halk şaşkın tedirgin ve bankamatiklere saldırırken, marketleri boşaltmaya başlarken, Cumhurbaşkanı Erdoğan 3G Bağlantısıyla vatandaşları sokağa davet edip, demokrasiye sahip çıkmaya çağırdığında, henüz çok geçmemişti ki her yer ve meydanlar bir anda insan seline dönüştü. O arada Kuvvet Komutanları ve Ordu Komutanlarından TSK’nın kesinlikle işin içerisinde olmadığı söyleniyor ve vatandaş içiniz rahat olsun deniyor.

 

HALK DEMOKRASİYE SAHİP ÇIKTI

Seksen bir milyon vatandaşın temsil yeri olan Türkiye Büyük Millet Meclisinde olağanüstü manzaralar yaşanıyordu. Başta meclis başkanı olmak üzere, milletvekilleri meclise sahip çıkıyor, halkın hür iradesinin tecelli ettiği yüce mecliste üzerlerine bomba yağmasına rağmen, milli iradeyi yansıtmaya ve gazi meclise sahip çıkmaya devam ediyorlardı. Ellerinde Ay Yıldızlı bayraklarla bir anda Türkiye’nin her yerinde sokağa çıkan ve demokrasisine sahip çıkan milli irade böylece bir darbe girişimini de püskürtmeyi başarırken, tüm dünyaya da neler yapabileceğini gösteriyordu. Halkın yüksek iradesi demokrasiye olan inancı ve bağlılığı tabi ki TSK içerisindeki bir grubu bertaraf edecek güçteydi. Halkın karşısında duramayacaklarını anlayanlar onlarca insanımızı şehit edip, yaraladıktan sonra tek tek teslim olmaya başlamışlardı. Siyasi parti liderlerinin peş peşe ekranlara çıkıp, demokrasiye sahip çıkmaları son derece güzel ve dünyaya verilen mesaj açısından da anlamlıydı. Herkes tek vücut olmuş, tek yürek olmuş, ülkesine sahip çıkarken ihanet şebekelerine de dur demeyi başarmıştı. Ne acıdır ki, TSK içerisine yuvalanan ve kendini milletin üzerinde zannedenler milletten okkalı bir tokat yiyerek olması gerektiği gibi hüsrana uğramışlardı. Halkın gücü en büyük güç olduğuna göre o gücü arkasına alamayanlar sonuçlarının ne olduğunu da görmeleri bakımından son derece önemlidir.

 

MAKSADINI AŞAN İŞİD KAFALILAR

Tabi ki o darbe girişimi esnasında çok kötü manzaralarla da karşılaştık. Mehmetçik belli ki hiç bir şeyden haberi yoktu. Onlara zaten tatbikata gittikleri söylenmiş. Mehmetçiğin o gencecik evlatların ne suçu kabahati olabilir ki? Ama sosyal medyaya bir anda çok kötü görüntüler yansıdı. İŞİD kafalı bir barbar, bir Mehmetçiğin kafasını kesmiş. Ey alçak! Ey vatan ve millet düşmanı! O Mehmetçiğin ne suçu ve günahı var ki o gencecik insana bu alçaklığı yapabilecek gücü kendinde buluyorsun! Ey alçak! Ey Allahsız! Ya o anda o Mehmetçiğin arkadaşları galeyana gelse ortalığı silahla tarasalar bunun sonuçlarını nereye varabileceğini hiç düşündün mü? Ey alçak! Şimdi sen nasıl can vereceksin? Seni hangi toprak kabul edecek? Dilerim, meclisten idam cezası tekrar geçer, sen de o gencecik Mehmetçiğe yaptığının hesabını asılarak verirsin. Bu ülke aslında idam cezalarını tekrar düşünmeli. Belki halk oylaması yapmalı. Böylesine alçaklara ve vatana ihanet edenlere verilecek en uygun ceza idam cezasından başka bir şey olamaz.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.