DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 20°C
Sağanak Yağışlı

30 AĞUSTOS

29.08.2016
838
A+
A-

30 AĞUSTOS

Bugün dünya zafer tarihine altın harflerle geçmiş, bir kahramanlık öyküsünden bahsedelim. Yüce milletimizin tarih boyunca uğradığı haksızlıklara karşı, hürriyet mücadelesi vermesi yaradılış ruhundan kaynaklanmaktadır. Onun adına yakın geçmişe bakarak, Kuvayı Millîye rıhı Çanakkale ruhu diyebilirsiniz. Var olduğu müddetçe, hakkın ve adaletin yanında yer alan mazlumlara rehber olan bir büyük milletten bahsediyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ben size ölmeyi emrediyorum” dediği anda şehadet şerbetini içmeye koşan on binlerden bahsediyoruz. Bir ecdat düşünün ki, vücudunu hürriyet ve istiklale siper etmiş. Saldırılara aman vermemiş. Kimi yerde top tüfekle, kimi yerde süngüyle, kimi yerde de göğüs göğse çarpışmış. Zaferler aslında milletlerin adıdır. Kazanılma amaçlarına bakın. Ona göre 30 Ağustosun ne olduğunu ve bizim için ne ifade ettiğini daha iyi anlarsınız. Milletimiz birlik ve beraberlik ruhunu kaybetmediği söz konusu vatansa gerisi teferruattır dediği sürece 30 Ağustos Zaferlerinin kıymeti daha iyi anlaşılabileceği gibi Allah göstermesin, tarihin bu manada tekerrürü halinde nice zaferlerin de kapısı açık olacaktır. Bastığın yeri toprak diye geçme tanı, düşün altında yatan binlerce kefensiz atanı. Aynen öyledir. Bugünler ecdadın bize o günlerden emaneti ve armağanıdır. Yarınlar bizlerin dünden aldığı emaneti gelecek nesillere taşıma adına asli ve onurlu bir görevdir. Zafer yürüyüşlerinin üzerine bir kimlik gibi yapıştığı aziz Türk milleti saldırı nereden gelirse gelsin, püskürtmesini bilmiştir. Cumhuriyetimize ve vatanımıza kastedecek dahili ve harici her hareket milletin iman dolu göğsünde son bulacak, haksızlığın mümessili olanlar eninde sonunda yüce Türk Milletinin önünde diz çökeceklerdir. İşte zaferler mana ve sonuçları açısından bizim için son derece önemlidir. Bugün 30 Ağustos Zafer Bayramında kahraman ecdadı bir kez daha rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz.

 

FENER BENİM TANSİYONUMU YÜKSELTİYOR

Olur şey diyoruz ama oluyor. Bize yakışmıyor diyoruz ama yakıştırıyorlar. Bu yıl, şampiyonluk hasretine son veririz diyordum, hala da demekte olsam da bu ruhumdaki Fenerbahçelilikten kaynaklanır. Ne yazık ki, lig ruha değil oynanan oyuna ve karşılığında alınan neticelere bakıyor. İlk maçta garip bir şekilde yenildiğimiz ve 3 puan kaybettiğimizde e yuh olsun demiştim. Sonra kendi sahamızda takım ruhunu bulur, galibiyetle yolumuza devam ederiz düşüncesindeydim. Sahada ne yaptığı belli olmayan futbolcular, saçma sapan bir oyun tarzı Deli Dumrul hareketler ve kalemizde gördüğümüz üç gol. Üstüne üstlük beraberliği son saniyelerde kurtarmamızın ezikliği. Gömlek değiştirir gibi teknik adam değiştirmenin sonuçlarıdır bunlar. Eğer biz Ersun Yanal’a sabredebilseydik, onunla konuşabilseydik, bizi şampiyon yaptığı sene takımda kalmaya devam etseydi, şampiyonlar liginde Fenerbahçe olurdu. Bu kadro yapısı oyun anlayışı, ve sahada yürüyecek hali dahi olmayan futbolcularla, Avrupa liginde de havluyu erken atarız. Bunu herkes bilsin. Ligde ise, ne yapacağımızı görmek için bir süre daha bekleyeceğiz. Allah’tan milli maç nedeniyle bu hafta süper lige ara verilecek. Transferde 31 Ağustosta sona eriyor. Eğer gerekli takviyeleri yapamaz, takıma enerji yani kondisyon yükleyemezsek, üçüncü ve dördüncü haftalarda da Fenerbahçeli gibi değil, mahalle takımı gibi oynamaya devam ederiz. Kayseri maçında televizyonun başına keyifle geçmiştim. Hayallerim o maçı farklı bir skorla kazanacağımız şeklindeydi. Ne yazık ki, hayaller başka hayatlar başka misali, koskoca Fenerbahçe bir puanı kurtardığına sevindi. Az kaldı, Şükrü Saraçoğlu’ndaki yirmi üç maçlık yenilmezlik unvanımız da elden gidiyordu. Yani bu mu şimdi Fenerbahçe? Bakın, seyirci de tribünleri terk etmiş durumda. İnsanlar statlara keyifli bir futbol seyretmek için gelir. Demek ki biz her maçı ve stadı heyecanla izleyip, tıklım tıklım tribünleri dolduran taraftarlarımıza o görüntüyü verememişiz. Taraftardaki bu küskünlük ve kırgınlık alınan neticeler ile nereye doğru gideceğine yön verecektir. Her takımın en büyük ve korkulu rüyası Şükrü Saraçoğlu’nun muhteşem atmosferinde elli bin taraftarın Fenerbahçe’ye verdiği ezici bir destek üstünlüğüdür. Onun için ki biz, taraftarlara on ikinci adam deriz. İnşallah Fenerbahçe benim tansiyonumu ve şekerimi yükseltmeye devam etmez. Onun için de önümüzdeki haftalara bakacağız.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.