DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 20°C
Sağanak Yağışlı

AHMET AY’A GEÇMİŞ OLSUN VE GÖLCÜK DEVLET HASTANESİ

25.08.2016
782
A+
A-

AHMET AY’A GEÇMİŞ OLSUN VE GÖLCÜK DEVLET HASTANESİ

İlçemizin tanınmış kuyumcularından Ahmet Ay kardeşimizin verilmiş sadakası varmış. Bir cenaze çıkışı kendisine araba çarpan Ahmet Ay’ın ayağı kırılmış. Kendi imkanlarıyla Devlet Hastanesine giden Ahmet Ay’a acil serviste müdahale yapılmış. Çekilen film sonucu, ayağının kırık olduğu tespit edilmiş. Acildeki ilgili ayağınızı atele alacağız deyince, Ahmet Ay madem ayağım kırık atele alacağınıza ortopedi müdahalesi olsa ya demiş. Bakmış ki, iş orada çözülmüyor, atladığı gibi arabaya İzmit’e Cihan Hastanesine gitmiş. Orada ayağına gerekli müdahale yapılmış. Teknoloji ilerlediği için de alçı yerine mika bir malzeme kullanılmış. Neticede Ahmet Ay, hali vakti yerinde bir adam. Devlet Hastanesindeki uygulamayı beğenmeyince, nazım parama geçer misali özel hastanenin yolunu tutmuş. E be kardeşim, o adama araba çarpmış, ayağı kırılmış ve acile gelmiş. Kırığı tespit etmişssiniz neden bir ortopedici müdahalesi sağlamazsınız. Olaki Ahmet’in yerinde bir gariban olsa, arabası olmasa, parası da olmasa zavallı ne yapacak? Bu konularda titiz davranmakta fayda var. Gölcük Devlet Hastanesi doğal olarak çok yoğun bir hasta trafiği yaşıyor. Hizmetlerinde de kusur etmediğine veya bunu en az ölçüde yaptığına inanıyoruz. Gerçekten orada çalışan insanların işleri zor. Fedakar olduklarını da biliyoruz. Ama böylesine olaylar tekrarlanmaya devam ederse, insanlara yazık olur. Biz anlatalım, orayı yönetenler de ne yapacaklarsa yapsınlar.

 

O ÇOCUĞU BEKLEDİM

Hava çisil çisil yağıyor, malum gazeteye geliyoruz. Aslında yolda seyir halindeyken bir çok olaya da şahit oluyoruz. Mesela tıpkı dünkü o çocuk gibi. Arkasında çöp torbası, biraz ilerde anası beraber yol kenarlarından bir şeyler topluyorlardı. Biraz yavaşladık, arkamızda da araba olmadığı için, bir kaç saniye de olsa o çocuğu izledik. Sokakta bunlardan çok var. Emsalleri denize girerken belki de yurtdışında tatil yaparken onlar ne yazık ki ekmeğini sokakta bulmak zorunda olan binlerce çocuktan biri. Torbasına attığı her çöp yüzünde bir tebessüme yol açıyordu. Onun gibi bir çocuğu geçenlerde de görmüş ve bu köşede sizlerle paylaşmıştım. İnsanın içinin burkulmaması hüzün duymaması, mümkün değil. Bu durumlarda kendimi hiç iyi hissetmiyorum. Belki çelik çomak oynayacaktı, belki saklambaç, belki de Kavaklıda sahilde yüzecekti. Ne yazık ki o çocukların hayal kurmaya bile fırsatları yok. Çalışmak zorundalar. Belli ki evin ihtiyaçları karşılanamıyor. Çocukluğunu yaşayacakları anlarla buluşamıyorlar. Ne yapsın kader deyip, ekmeğin peşinde koşan o çocuklara aslında helal olsun. Hırsızlık yapmıyorlar, çalıp çırpmıyorlar. Kapı kapı dolaşıp dilenmiyorlar. Ekmeğini sokakta arıyorlar.

 

AZİZ BAŞKANI DİNLERKEN

Hain FETÖ terör örgütü Fenerbahçe’yle epey uğraştı. Belki şampiyonluklarımız gitti, başta Aziz Yıldırım olmak üzere kulübün yöneticileri ve taraftarları acı çekti. Ama kimse yılmadı. Ben Fenerbahçe’nin bir kongre üyesi olarak bize yapılan hainlikleri defalarca bu köşeden yazdım çizdim. Başkan hapisteyken bile “koltuğu bırak çekil” gibi sözlere muhatap olmuş. Kurtuluş Savaşında Anadolu’ya silah taşınmasında Fenerbahçe’nin öneminin ne kadar büyük olduğunu bilen Başkan Yıldırım, Kuvay-ı Milliye ruhuyla bu Fetöcülere, kumpasçılara hiç yüz vermedi. Başkan diyor ki; 1998 yılından bu yana bütün şampiyonluklar incelensin, buna Fenerbahçe’nin dahil olduğu şampiyonluklarda katılmak kaydıyla. Biliyorsunuz Rize’den Trabzon’a gelirken Fenerbahçe’nin otobüsü kurşunlandı. Ortada failleri yok, konu aydınlanmış değil. O sırada Fenerbahçe liderdi, o ağır travma sonucu şampiyonluk gitti. Bana Türkiye’de bir tane takım söyleyin ve gösterin, kimin başına Fenerbahçe’nin yaşadıkları gelmiş. Fenerbahçe bütün bunlara dik duruşuyla Türkiye’ye ve dünyaya örnek olacak bir tavır sergiledi. Diğer takımların taraftarları dahi “Keşke bizim de Aziz Yıldırım gibi bir başkanımız olsaydı” dediler. Bunlar kolay değil. Ve Fenerbahçe Başkanının sözlerini şöyle tek tek alın, gözünüzün önüne getirin, inceleyin ve yorumlayın. Aslında NTV o programı bir kez daha tekrarlarsa son derece yerinde olur.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.