DOLAR 6,4510
EURO 7,1898
ALTIN 338,14
BIST 88.125
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 10°C
Kuvvetli Sağanak

ŞEHİTLERE SAYGINIZ YOK MU?

22.08.2016
634
A+
A-

ŞEHİTLERE SAYGINIZ YOK MU?

Düğün ve dernek toplumumuzun şenlik ve şölenlerle kutladığı en güzel cemiyet olaylarıdır. Mesela düğün öncesi kız evinin heyamolalarının bayılırım. Damat evine kalabalık bir şekilde davul ve zurnalarla gelinir. Şarkılar söylenir, oyunlar oynanır. Damat evinin hazırladığı yiyecekler, verilir ve kız evi kendi yerine döner. Bunları toplumda son zamanlarda bir elin parmak sayısı kadar az görmemize rağmen, keyif verir. Sonra düğün günü gelir, konvoy halinde cemiyetin gerçekleşeceği mekanın yolu tutulur. Yine adettir, arabalarda havlular olur. Konvoy neşe içerisinde zaman zaman klakson çalarak, yoluna devam eder. Bunlar gayet doğal ve olağandır. Toplumda kabul görmüş hareketlerdir. Son zamanlardaysa, yaşadığımız acı olaylar nedeniyle keyfimiz kaçık. 15 Temmuzdaki hain FETO darbe girişiminde büyük acılar yaşadık. 240 vatandaşımız hayatını kaybetti. Baktık ki o acı günlerde dahi, klakson sesleri abartılı bir şekilde devam ediyor. Vatandaş uyardı, sevincinizi anlıyoruz ama ölçülü olun dendi. Dinleyen olmadı. Kavgaların eşiğinden dönüldü. Sonra peşpeşe terör olayları yaşadık. En son Gaziantep’te yaşadığımız insanlık dışı terör olayına rağmen, acılardan hala ders çıkarmış değiliz. Düğün konvoylarında büyük cayırtı çıkarmak. Şehitlere saygısızlık değil midir, diye soruyorum. Bu nasıl bir abartı ve görgüsüzlüktür ki, konvoylara zaman zaman egzoz seslerinin motor seslerinin kulakları patlatırcasına olduğu motor sesleri karışıyor. Bu sanki yeni bir adet. Sanki ille de ve inadına yapıyorlar. Kaldı ki, o gürültülerle geçilen güzergâhlar üzerinde yaşlı ve hasta insanlar var. Küçücük bebeler var. İnsan, bunları dahi düşünmez mi diye sormadan edemiyorum. Gazetemize bu tür abartılarla alakalı her gün mesaj gelir. Yazarız, çizeriz. Ne tedbir gördük, ne dinleyen ne anlayan, ne de saygı gösteren. Sevinmek tabi ki herkesin hakkı. Hele hele düğün ve derneklerde, birlikte eğlenmek, mutluluğu paylaşmak çokta güzel. Olsun tabi ki de, ölçülü olsun. İnadına bir şeyleri yaparak şehitlerin kemiklerini sızlatmaya hiç kimsenin hakkı yok.

 

HANİ PROMOSYONLAR NEREDE?

Lafa gelince maşallah mangalda kül bırakmayız. Emekli aylardır promosyon bekliyor. Gazeteler öyle bir cayırtı kopardılar ki sanki o promosyonlar Ramazan Bayramı öncesinde emeklinin cebine girecek. Hani şeker tadında bir bayram dilekleri vardır ya. Emekliye de o promosyonları öyle sundular. Bir sürü rakamlar verdiler, bayram geldi geçti tık yok. Dediler ki bir başka bahara misali Kurban Bayramı öncesine. Şunun şurasında bayrama iki hafta gibi bir kısa süre kaldı. Gazetelerde promosyonla alakalı cayırtılar devam ediyor. Emekli umutla bekliyor. Kurban Bayramı öncesinde “acaba alacağımız parayla biz de Kurban kesebilir miyiz”in hesabını yapıyor. Sanki o kadar çok zor bir şeymiş gibi emekli aylardır oyalanıyor. Peki iki de bir emeklinin ağzına bir parmak bal çalıp ta, gerisini getirmemek, neyin nesidir? Milletvekillerine promosyon olarak anında sekizer bin lira paralar yattı. İş aslının vekiline gelince, sistem tıkır tıkır işliyor. Orada bir sıkıntı yok. Sıra millete ve en mağdur kesimlerinden biri olan emekliye gelince, her gün verilen oldu olacak haberleriyle emeklinin nabzı sürekli yüksek tutuluyor, sürekli heyecanlandırılıyor. E be kardeşim, sıra 550 vekile gelince hiç sıkıntı yok. Peki onlar oy verip, meclise gönderen emeklilere gelince nedir bu çile, nedir bu ha bu gün ha yarın haberleri? Kurban Bayramı öncesinde eğer promosyonları halledemeyecekseniz, o zaman emekliye Kurban Parası verin. Yatırın maaşlarına bir kurban parası, olsun bitsin. Siyasetin karşılığı sokaklardır, eğer sokaklarda herkes hayatından memnunsa, bal börekle yaşıyorsa, hiç bir sıkıntısı yoksa, emeklinin de o promosyonlara ihtiyacı yoksa, diyecek bir lafım yok. Peki kahvelere gelip yancılık yapan, bir bardak çay içmenin hesabında olan o garip emekli özellikle düşük maaşlı emekliler, niçin bayram öncesinde bırakın kurban kesmeyi torunlarına beşer onar lira harçlık veremeyecek durumda olsun. Çözün şu promosyon işini, emeklilerin derin bir oh çekmese de biraz nefes almalarını sağlayın. A yok, promosyon işini çözemiyoruz, o zaman gidin Anıtpark’a emeklilerin koro halindeki seslerini dinleyin. Biz, Kurban parası istiyoruz diyorlar. Biz, kurban kesenlere imrenmek istemiyoruz diyorlar. Biz kolu komşudan kurban kesenlerin acaba o kurban etinden bize de verecekler mi diye düşünmek istemiyorlar. E bundan sonrası sizin bileceğiniz iş.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
18 Kasım 2019
18 Haziran 2019
31 Aralık 2019
18 Eylül 2017
2 Ocak 2016
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.