DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 26°C
Parçalı Bulutlu

BEKLENEN MARMARA DEPREMİ

04.09.2016
1.025
A+
A-

BEKLENEN MARMARA DEPREMİ

Türkiye bir deprem ülkesi, yaşadığımız onca acılara rağmen ders çıkarmasını bilmiyoruz. 17 Ağustos 1999’da yaşadığımız Gölcük merkezli asrın en büyük felaketinin üzerinden tam 17 yıl geçti. O zaman zarfında ülkenin bir çok yerinde deprem acısı yaşandı. Binaların çürüdüğü usulüne uygunsuz yapılışları, can kayıplarının en önemli nedeni olmasına rağmen düşünün bakalım bu felaketlerden hiç ders çıkardık mı? Gölcük Depremi sonrasında binlerce bina orta hasarlı olarak onarıldı. 7.5 şiddetindeki depremin etkisinin onun üzerinde olduğunu söyleyip durdular. Etrafınıza şöyle bir bakın ve saymaya başlayın. Çevrenizde onarılmış kaç bina var? Şimdi Profesör Doktor Naci Görür, Marmara’da 7.2 büyüklüğünde deprem beklendiğini ifade ediyor. Bu insanın içini ürperten bir şiddet oranı. O zaman şöyle bir soru soralım, onarılan ve üzerinden 17 yıl geçen orta hasarlı binaların kaçta kaçı ayakta kalır? Yeni yapılan binalarda deprem şartlarına acaba harfiyen uyuldu mu? Meseleyi yapı denetim şirketlerine havale ettiler. Yine etrafınıza ve çevrenize bakın, depremden bu yana kaç yapı denetim şirketi kuruldu, kaçı kapandı, kaç tanesi hala faaliyetine devam ediyor? Allah muhafaza olası bir depremde yapı denetim şirketleri sorumluluğundaki binalardan yıkılanlar olsa, velev ki o şirkette kapanmış olsa, kimden hesap soracaksınız? Ayrıca kurulan şirketin sahibi ve sahipleri aradan geçen bu kadar zaman sürecinde vefat etse, hesabı kimden soracaksınız? Naci Görür’ün içimizi ürperten o açıklamalarını okuduktan sonra, bir korku ve paniğe kapılmamak mümkün değil. Memlekette ne kadar yeşil alan varsa, yani ağaçlık, yani meyve ve sebze bahçelerinden bahsediyorum; bunlar yıkıldı yerine binalar yapıldı. Demek istemem o ki; o topraklar tarım toprağıydı, halbuki konutlar çok sağlam zeminler üzerinde yapılırsa sonuçları da güzel olur. Evet şimdi bu kadar sıkıntının içerisinde bir de beklenen Marmara Depremini hem tartışıyoruz, hem de korkuyoruz. Allah sonumuzu hayreylesin.

 

GÖLCÜKSPOR’A GÜVENİN

Kırmızı Siyahlı ekibimizin deplasmanda oynadığı Kartal maçından bir puan çıkarması gayet güzel. Gönül tabi isterdi ki, bu üç puan olsun. Unutmayalım, İstanbul deplasmanları her zaman çok önemlidir. Oynadığımız Kartalspor da liglerin gediklisi, çok tecrübeli bir takımdır. Oradan, hanemize bir puan yazarak evimize dönmek bizleri mutlu etmeli. Gölcükspor’a güvenin. Bu takım geçen yıl güzel işler başardı. Sürekli şampiyonluk kovaladı, ama olmadı. Bu yıl geçen seneden takımı iyi tanıyan tecrübeli bir Teknik Direktörümüz var. Kulüp başkanı Ahmet Şahin’de inançlı ve azimli bir adam. Demem o ki, Gölcükspor için herkes elinden gelen desteği samimi bir şekilde göstermelidir. Gölcükspor’a inandığımızda maddi ve manevi desteklerimizi esirgemediğimizde, Kırmızı Siyahlıların bu yıl zirve mücadelesinde çok etkin olacağına inanıyorum. O halde bir puanla evine hoş geldin Gölcükspor diyerek, ekibimize uzun lig maratonunda başarılar dileyelim.

 

AKIL KİRAYA VERİLİR Mİ VEYA SATILIR MI?

Bir hain, FETÖ adında terör örgütü kurmuş. Bir zamanlar o örgüt milli orduya kumpas kurup, bu ülkenin vatansever askerlerini hapse attırdığında çok az ses çıkıyordu. Silivri’de duruşmaları izlediğim süre içerisinde mahkeme heyetinin o haince tavırlarını lakayt hareketlerini defalarca gördüm. Kahraman Türk askerlerinin mahkeme heyetine doğru “bir gün buraya siz geleceksiniz” dediklerini de kulaklarımla işittim. Benim yerim tabi ki o kahramanların yanıydı. İki yıldan fazla süren bir mücadelenin tam göbeğinde yer almanın onurunu yaşadım. O dönemde “Senin orada ne işin var?” diyenlere, “ben doğrunun yanındayım” dediğimde, suratıma pis pis gülerlerdi. Biz mücadelemizi sürdürürken Sessiz Çığlık meydanlarında elinde mikrofonla haksızlıkları haykırırken aklını kiraya verenler ve aklını satanlar, bizlerle neredeyse dalga geçiyordu. Bugün görüldü ki, Atatürkçü düşüncenin dışında dışarıdan sokma akıllarla insanlar ne hale gelmiş. Kendi halkının üzerine bomba atan, tank süren, kurşunlayan canilere dönüşmüşler. Gazi meclisi bombalayan bu vatanın evladı olamaz. Üzerlerinde her ne kadar üniforma olsa da onlar, PKK çapulcuları gibidirler. Demek ki kardeşim aklını satmayacaksın. Para pul şan şöhret diye sonu hüsranla olan bir yola başvurmayacaksın.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.