DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 17°C
Çok Bulutlu

DOSTUM DENİZ BAYKAL

25.09.2016
782
A+
A-

DOSTUM DENİZ BAYKAL

Türk siyaseti yetmişli yıllardan bu yana Deniz Baykal ismiyle tanışıyor. CHP’de Genel Sekreterlik, Genel Başkanlık gibi önemli görevleri üstlenen Deniz Beyle tanışıklığımız yıllar öncesine dayanır. O dönemde Erdal İnönü SHP Genel Başkanı, Deniz Baykal’da Genel Sekreterdi. Rıza Sirmen Kocaeli Milletvekili olarak parlamentoya girdiğinde ben Rıza abiyle birlikte meclisteki grup toplantısına katılmıştım. O dönemde önce Baykal konuşur sonra sözü rahmetli Erdal İnönü alırdı. Birlikte dinledik, sohbet ettik ve tanıştık. Beni son derece sıcak karşılamıştı, bende bundan ziyadesiyle memnun olmuştum. Baykal’ı sonra Kocaeli mitinginde izleyip, yeniden “merhaba” deme fırsatı bulmuştum. Yıllar sonra kadim dostu Rıza Sirmen’i ziyaretinde bir araya geldik. Rıza abi hastalığı nedeniyle bir kaç yıldır, evinde ve oksijen tüpüyle yaşıyor. İşte o ziyaret sırasında bir kez daha karşılaştık. Sevgili Baykal da fiziki olarak fazla bir değişiklik yok. Belli ki kendine iyi bakıyor. Bende ise saçlar beyazlamış. Yine karşılaştık, Rıza Abi bahsetti, çok memnun oldum derken yüzünde sıcak ve samimi bir ifade cümlelerinde de benim adıma güzel sözler vardı. Şimdi diyeceksiniz ki başlığı neden “Dostum Deniz Baykal” diye attın? Beni samimiyetle karşılayan, çok sıcak davranan insanlara öyle hitap ederim. Kimseyle siyasi bir dostluğum yok. Çünkü ben bir gazeteciyim ve benim dostluklarım insani dostluklardır. Mesela Meral Akşener’le yaklaşık on iki yıl sonra Değirmendere’de Şevket abimin daveti üzerine buluştuğumda beni baba dostluğu nedeniyle sıcak karşılamış ve samimiyetle kucaklamıştı. Bence dostluk böyle bir şey. Kadim dostluklar, can dostluklar onlar da farklı şeyler. Dolayısıyla meseleye buradan bakmak lazım. Deniz bey hasta Beşiktaşlı. O gün de Beşiktaş’la Galatasaray’ın derbisi vardı. Aslında oraya da gitmeye niyetliydi ama Rıza abiyle zamanında kadim dostluğu olduğu için onu ziyareti daha ön plana almıştı. O gün ziyarette Rıza abiyi yıllar sonra burnunda aletlerle görmenin kendisi üzerinde yarattığı üzüntüyü de müşahede ettim. O buluşmaya beni davet eden ve haberdar edenin de çok değerli ağabeyim Yakup Barış olduğunu özellikle ifade etmek isterim. Evet siyaset kolay bir iş değil. Deniz bey kırk yılı aşkın bir süredir, aktif olarak siyasetin içerisinde. Heyecanını hiç yitirmemiş, sanki kırk yıl önceki enerjisiyle siyasette her zaman var olduğunu gösterirken, böylesine güzel ziyaretleri anlamlı buluşmaları devam ettirmesi de herhalde çok güzel bir hareket olarak kendisini karşılayan yüzün üzerinde misafirler içinde önemli bir anı olmuştu.

 

ELDE KALDI PROMOSYON

Emekli promosyonda havasını aldı. Aylardır bugün halloluyor, yarın halloluyor, Ramazan Bayramından önce verilecek, Kurban Bayramından önce verilecek derken; promosyon ‘şaka yaptık’a girdi. Milletvekilleri yılbaşında sekizer bin lira promosyonu cebine indirdiler. Emekliye verilecek promosyon miktarı ise yüz elli ile üç yüz lira arasında değişmesine rağmen netice yok. Ben şöyle bir şey yazmıştım, “Emekliler promosyon yerine havalarını aldılar, şimdi birer puro yakıp keyiflerine baksınlar” diye. Epey yorumlar gelmişti. Emekliler epey serzenişte bulunmuştu. E haksız da değiller hani. Peki siz bu konuda Emekli Cemiyeti Genel Başkanından tek bir laf duydunuz mu? Bu adamın niçin gıkının çıktığı yok? Sokaktaki emekliler bana bunu soruyorlar, “Yaz be kardeş biz maaşlarımızdan emekli kesintisi yaptırıyoruz, genel başkan niçin bizim hakkımızı savunmuyor?” diyorlar. Öyle ya, muhalefet partileri çeşitli konularda iktidara karşı seslerini yükseltirken, ne yazık ki emekli promosyonları konusunda kayda değer bir laf edemedikleri gibi emeklilerin bu konudaki haklarını savunmada da eksik kaldılar. Hoş emeklilerin de çok fazla sesinin çıktığı yok. Herkes ne söyleyecekse kahvede, çarşıda, pazarda söylüyor. E bu işler öyle olmaz. Herkes bağlı bulunduğu emekli derneğini sadece Gölcük’te değil tabi ki ülkenin her yerinde promosyonlarla alakalı basın toplantısı düzenlemeye davet edecek, yıllardır kedi fare oyununa dönenen ve ne yazık ki bir türlü çözülmeyen bu önemli konu hakkında hükümete seslenecek. Bunları yapıyorlar mı? Yaptıklarını hiç görmedik. Bakın size bir şey anlatayım, bir oyunda rahmetli Zeki Alasya ağlıyordu, söyleniyordu. Epey dertliydi. Metin Akpınar ona sordu “Nedir bu halin, derdin ne?” Zeki Alasya cevap verdi “Kardeşim milli piyango bana hiç çıkmıyor.” Metin Akpınar tekrar sordu “Peki sen bilet alıyor musun?” Zeki Alasya cevap verdi “Yoo almıyorum.” Hem bilet almıyorsun hem de bana niye çıkmadı diye ağlıyorsun öyle mi?

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
9 Ağustos 2017
17 Şubat 2017
28 Ağustos 2016
21 Kasım 2018
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.