DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 17°C
Çok Bulutlu

ELLİBEŞ İSU KONUSUNDA HAKLI

07.09.2016
889
A+
A-

ELLİBEŞ İSU KONUSUNDA HAKLI

Maalesef eski alışkanlıklarımızdan vazgeçmedik. Bir su arızası olur, vatandaş belediyeyi arar. Elektrik arızası olur, yine belediye. Doğalgaz arızası olur, adres belediye. Başkan Ellibeş dün muhtarlar toplantısında İSU’ya epey yüklendi. Bu konuda haklı. Borular kırılıyor dökülüyor, millet hesabı belediyeden soruyor. Halbuki İSU farklı. Belediye ile hiç alakası yok. Peki niçin bu kadar sık arıza oluyor, o halde şunu soralım, İSU milletten su paralarını tıkır tıkır almıyor mu? Ödemediğinde suyu kesmiyor mu? O halde neden borular patlıyor, kırılıyor, İSU anında müdahale edip vatandaşın belediyeye yüklenmesini engellemiyor? Bazen mahallelerden gelen şikayetler üzerine İSU’yu ararız. Müteahhit patlatmış derler. Peki o müteahhit her kimse temel atacakken veya inşaat alanında bir çalışma yapacakken, niçin İSU ekipleri orada olmaz? Veya müteahhit ben falan yerde kazı yapacağım, buradaki su boruları nereden geçiyor ona göre hareket edelim demez? Sorarız ilgili firmaya ceza kesildiğini söylerler. O cezalar demek ki çok fazla caydırıcı değil ki, bu arızalarla karşılaşmaya devam ediyoruz. Belediye başkanının serzenişlerini doğru buluyorum. İSU’nun binlerce abonenin olduğu Gölcük’te tam teşekküllü bir hizmet binası ve alanı olması gerekir. Yoksa vatandaşları şikayetleri devam eder, lakin herkes iyi bilsin ki adres belediye değil İSU’dur.

 

HAVA SU DENİZ

İnsanoğlu yaşadığı dünyaya öyle bir kötülük yapıyor ki, adeta insanlığın sonunu getirmek için özel bir çaba sarf ediyor. Ağaçları kese kese memleketi kele döndürdük. Ormanları yaka yaka rant sağlayanlar cehennemde de kat be kat daha fazla ateşte yanacağının farkında olmayan şeytanlardır. Suyu kirlettik, bak denizlerde balık türlerinde önemli bir şekilde azalma var. İzmit Körfezi dünyanın en güzel akvaryumlarından biriyken İstavritler, izmaritler, ispariler, lüferler, çinakoplar, gümüş balıkları, sazanlar, kılıç balıkları, gırla gür giden midyeler o kadar kocamandı ki neredeyse bir tanesiyle bir insan doyardı. Pavuryalar, balık sofralarının özel bir lezzeti olurdu. Pırıl pırıl ve tertemiz bir denizin simgesi adına deniz kestanesi dediğimiz çocukluğumuzda ayaklarımızdan parmaklarımızdan topladığımız o güzel deniz ürünlerinden bugün bir tane dahi bulamazsınız. Çünkü deniz kestanesi temiz denizde yaşar. Hele hele denizin dibindeki deniz yıldızlarını seyretmeye doyamazdık, bugün onlarda yok. Toprağı öyle bir kuruttuk ki, ürün alamıyoruz. Ne kavunun ne de karpuzun tadı var. Ne fasulyenin ne domatesin tadı var. Havada uçan kuşlar bile neredeyse maske takacak hale gelmişler. Her geçen gün artan hava kirliliği sadece doğayı değil insanlığı da yok ediyor, aldıran yok. Bakın Kocaeli bölgesine kanser olaylarında ne kadar büyük patlama var. Kalp ve damar hastalıklarından tutun, mide ve solunum hastalıklarına kadar envaı çeşit hastalıkla mücadele ediyoruz. Havanın suyun ve toprağın kirlendiği bir dünyada insanoğlu nasıl temiz kalacak.

 

Bakış Açısı

Matematik dersinde kadın öğretmen öğrencilere sorar:

– Bir ağacın dalında 5 tane kuş var. Taş attım, iki tanesini vurdum. Geriye kaç kuş kalır?

Öğrencinin biri parmak kaldırır ve cevaplar:

– Hiç kuş kalmaz çünkü diğerleri korkudan uçup gider.

Öğretmen gülümser:

– Hayır. Doğru cevap üç olacaktı ama bakış açını sevdim.

Öğrenci duruma çok bozulur ama pek göstermez. Ders devam ederken tekrar parmak kaldırır:

– Bir soru da ben sorabilir miyim?

Öğretmen izin verir.

– Sokakta üç kadın dondurma yiyerek yürüyor. Biri dondurmasını yalıyor, diğeri ısırıyor, diğeri de emiyor. Kadınlardan hangisi evlidir?

Öğretmen şaşırır, kızarıp bozarır ama cevap da vermek zorundadır:

– Hmm…şey..yalayan?

Öğrenci yanıtlar:

-Hayır, parmağında alyans olan. Ama bakış açınızı sevdim.

 

Züppe Satıcıya Kapak

Gariban bir köylü şehre inmişti. Büyük bir mağazada iki kişinin karşılıklı oturup konuştuklarını gördü. İçerde bir masa ve üç dört koltuktan başka bir şey görünmüyordu. Merak etti ve içeri girdi:

– Selamünaleyküm ağalar.

– Aleykümselam hemşerim ne istiyorsun?

– Merak ettim acaba burada ne satıyorsunuz?

Köylü ile dalga geçmek isteyen satıcı sırıtarak cevap verdi:

– Eşek satıyoruz.

Köylü de taşı gediğine yerleştirdi:

– Sadece ikiniz misiniz yoksa daha var mı ?

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.