DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 20°C
Sağanak Yağışlı

Gençliğin sırrı

23.09.2016
805
A+
A-

Evvel zaman içinde memleketin birinde 90 yaşlarında fakat çok dinç ve genç görünümlü bir adam yaşarmış. Çevresinde bulunan herkes ona çok özenir ve sorarlarmış “Bu gençliğin sırrı nedir?” diye.

İhtiyar delikanlı güler geçermiş her soruldukça bu soruya. Ama sorular sık, soranlar çok olunca cevap vermek vacip olmuş sanki. Sonra karar vermiş tüm meraklıları yemeğe davet etmeye evine.

Düşünmüş nasıl anlatırım bu sırrımı kolayca herkese. ”Bu davette size sırrımı açıklayacağım.” demiş. Herkes merakla davete gelmiş.

Yemekler yenilmiş, içilmiş, sohbetler edilmiş. Vakit iyice gecikmiş. Ama gençlik sırrı ile ilgili tek kelam edilmemiş. Herkes konu ne zaman açılacak diye merak ederken adamcağız huri gibi sevimli hanımına seslenmiş:

– Hatun , şu kilerden bir karpuz getirir misin bize sana zahmet!..

Hanım hemen doğrulmuş, kaş ile göz arasında kilere giderek bir karpuz getirmiş. Adamcağız şöyle eliyle bir vurmuş tık tık diye sonra da :

– Bu olmamış hanım, güzel çıkmayacak, başka getirir misin bir zahmet ? demiş. Hanım onu götürmüş bir tane daha getirmiş. Adam onu da bir yoklamış yine beğenmemiş.

– Hanım sana yine zahmet olacak ama bu da olmamış. Başka bir tane getirir misin?” demiş. Bu böylece dört sefer daha tekrarlanmış. Dedemiz beşincide karpuzu beğenmiş ve karpuz kesilmiş, misafirlere ikram edilmiş.

Herkes karpuzunu afiyetle yerken bizim dedecik sormuş:- Eeeee?.. Arkadaşlar işte benim gençliğimin sırrı burada anladınız mı?

Herkes birbirinin yüzüne bakmış. Kimse bir şey anlamamış.- Aman dede, demişler. Nerde? Anlamadık biz bu sırrı!

Dedecik gülmüş: – Efendiler, demiş.- O gördüğünüz karpuz kilerde bir tanecikti, tekti. Ben hanıma git de başka getir dedikçe o kilere gidip geliyor aynı karpuzu getiriyordu. Bir kere bile “Aman be adam, deli misin, nesin şu tek karpuzu ne taşıttırıyorsun bana defalarca?…”demedi.

Beni sizin önünüzde mahcup duruma düşürmedi. İşte bütün bu gençliğimi hanımıma borçluyum. Biz birbirimizi hiç başkalarının önünde zor duruma düşürmeyiz. Aile içindeki hiçbir şeyi dışarıya yansıtmayız. Hep birbirimize destek olur, dert ortağı olur, yardım ederiz. Birbirimizle ilgili olan problemleri yine birbirimize anlatırız. İyi kötü her olayı da birlikte paylaşırız. demiş.

Hayatınız seçtiğiniz kadındır….

– Zevkli bir kadına rastlarsanız, ZEVKİNİZ, bilgili bir kadına rastlarsanız BİLGİNİZ, zeki bir kadına rastlarsanız ZEKANIZ gelişir.

EKMEK BİR LİRA OLUNCA

Aile hayatının içerisinde ekmeğin önemi çok büyüktür. Hani hep ekmek parası için deriz ya, bir de ekmeğin fiyatı vardır. Gölcük’te 250 gram ekmek bir lira yirmi beş kuruşa satılırken valiliğin açmış olduğu dava neticesinde yirmi beş kuruşluk bir düşüş sağlandı. Eğer işi kuruşundan hesap yaparsanız aman ne olacak canım diyebilirsiniz. Bende yok öyle canım diyorum. Çünkü meblağ çok ekmek tüketenler adına son derece önemli. Günde on ekmek tüketen bir aile iki buçuk lira kazanır. Bu ayda yetmiş beş liraya yılda da dokuz yüz liraya tekabül eder ki, rakam bir emekli maaşına eşit hale gelir. Şimdi şöyle bakalım, elli kiloluk bir çuval ekmek, yetmiş beş liraya satılıyor. Dolayısıyla bir kilo unun fiyatı da bir buçuk liraya tekabül eder. Fırınlarda ekmeğin bir liradan satıldığını düşündüğünüzde, ortaya dört lira gibi önemli bir rakam çıkar. Şimdi diyeceksiniz ki o halde bir liralık fiyat dahi yüksek değil mi? Şunları ilave edelim, ekmeğin içerisine maya, tuz gibi maddeler konuyor. Bunun suyu elektriği işçiliği ve vergisini de işin içerisine kattığınızda bir liralık rakam bu şartlarda çok fazla değil gibi gözüküyor. Lakin vatandaşın bir liraya yediği ekmeğin mesela fabrikalara kaç liradan verildiğini iyi incelemek lazım. Eğer ekmeği toptan alarak büyük yerlere elli kuruş gibi bir rakam ortaya çıkıyorsa o zaman biz de şunu söyleyemez miyiz? Kardeşim vatandaşları da toptancı gibi düşünürseniz, o halde toptan satın alanlarla vatandaşa satılan  ekmek fiyatlarındaki fark niçin deve sorusunu sormak ta bu ahalinin görevidir.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.