DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 28°C
Parçalı Bulutlu

KARINCAYA AŞIK OLAN KADIN

01.09.2016
913
A+
A-

KARINCAYA AŞIK OLAN KADIN

Bugün enteresan bir hikayemiz var. Size karıncaya aşık olan bir kadından söz etmek istiyorum. Yazar ve edebiyatçı arkadaşım Dicle Akın, uzun zamandır Gölcük’ün köylerine bir ziyaret planlıyordu. Bu konuda benden yardım istedi. Aklıma Nüzhetiye Köyü geldi. Muhtarı Mehmet Sertoğlu’nu arayarak konuyu dile getirdim. “Hay hay buyurun abi” dedikten sonra, Dicle Hanımla Nüzhetiye’nin yolunu tutuk. Mehmet kardeşim her zamanki sıcaklığıyla bizi karşıladıktan sonra, onun aracına geçerek, tabiri caizse Nüzhetiye Köyünün en tepesine çıktık. Oradan Gölcük gerçekten harika bir manzarayla adeta ayaklarınızın altında. Bu güzel köyümüzün okur yazarlık oranı çok yüksektir. Kocaeli’nin en kültürlü köyü diyebiliriz. Yazları 250 olan hane sayısı, kışın elliye kadar düşer. Dolayısıyla şu sıralarda köy cıvıl cıvıl. Muhtar kardeşimiz bizi Mürvet Aka Hanımla buluşturdu. Bahçede köpekleriyle ilgilenirken yanında da Kocaeli Üniversitesinde okuyan yeğeni olduğu halde “hoş geldiniz” diyerek evlerine misafir ettiler.

 

İŞTE KARINCAYA AŞIK OLAN KADININ HİKAYESİ

Bir zamanlar İstanbul’da moda işiyle ilgilenen butiği bulunan Mürvet Hanım eşiyle mutlu bir hayat sürerken kader de ağlarını örmeye başlamış. Öncelikle oğlu böbrek rahatsızlığına yakalanmış. Böbreklerin iflas etti dendiği anda, evladının sağlığı için gecesini gündüzüne katan Mürvet Hanım sonunda başarmış. Bugün o delikanlı üniversite sınavlarına hazırlanıyor. Yine Mürvet Hanımın büyük kızı da İstanbul’da üniversite tahsili görüyor. Bu tanımlamaları yaptıktan sonra gelelim hikayenin asıl yönüne. Evladının böbrek hastalığıyla mücadelesi sırasında Mürvet Hanım da engelli insanlar için çalışmaya başlamış. Bu konuda faaliyet gösteren bir kurumda tam 5-6 yıl çalışmış. Ancak ne hikmetse kurum 140 günlük SSK primi ödemiş. Mürvet Hanım o dönemlerde işlerinin bozulması ve eşinden de ayrılması nedeniyle çok zor günler geçirdiğini ifade ediyor. Çalıştığı kurumdan hakkını aradığı için Tunceli’ye tayin edildiğini ve burada da 3 ay çalıştıktan sonra istifa etmek zorunda kaldığını ifade ediyor. Evlatlarına bakabilmek için yağlı boyacılıktan bahçe ekimine temizlikten garsonluğa kadar bir çok işte alnının akıyla çalışmış. Çok zor günler geçirmiş. Aslında on parmağında on marifet var. Gölcük’ün Mürvet hanımın bu yeteneklerinden yararlanması hem kendisine geçim yolunda katkı sağlayacağı gibi halkın da o kurslardan faydalanarak meslek edinmesi yolunda önemli bir sonuç olur. Bizleri son derece misafirperver ve dostlukla karşılayan bu değerli hanımefendinin hayat hikayesi ibretlik vakalarla dolu. O hayattan herkesin çıkaracağı kısadan hisseler var. Demem o ki, çok ama çok zor günlerin kadını olarak ayakta kalmayı başarmış. Haline hep şükrediyor. Konuşması esnasında bahçesindeki bir karınca hikayesini anlattı. Küçücük bir yaprağı sırtlayan karıncanın dakikalar süren taşıma serüvenini dikkatle izlemiş. Bir süre sonra o karıncanın yanına başka bir karınca gelmiş. O minicik yaprağı birlikte sürüklemeye çalıştıklarında kah yaprak düşüyor, kah onlar yaprağın üzerinde kalıyor ve öylece yolculuklarına devam ediyorlarmış. Bir saatten fazla karıncaları izleyen Mürvet Hanım “Ben o karıncaya aşık oldum” dedi. Buradaki konu tabi ki karıncanın çalışkanlığı ve sabırla yiyeceğini taşıma arzusu. Sonra dönüp kendime baktım diyor, sabırlı olmalıyım ve şükretmeliyim. O karınca bunu bana bir kez daha hatırlattı ve anlattı diye yorumluyor. Kolay değil, zor ve zahmetli bir hayat. Ardından işsiz güçsüz kalarak hayatı bin bir zorluklarla sırtlamak zorunda kalan değerli bir hanımefendi. İlkokul mezunu olmasına rağmen sohbet ettiğimizde diyorsunuz ki acaba Mürvet Hanım hangi üniversiteyi bitirmiş. Belli ki kendisini çok iyi yetiştirmiş. Hayatta yaşadığı zorluk ve acılar, ona önemli tecrübeler kazandırdığı gibi özgüvene dayalı inanılmaz bir kimlik sahibi yapmış. Geçinmek ve evlatlarının ihtiyaçlarını karşılamak için çalışmak zorunda olduğunu açık yüreklilikle ifade ediyor. Mesela bu hanımefendiden Nüzhetiye Köyündeki kadınlar biçki dikiş konusunda faydalanabilir. Bez bebekler yapıyor. Boyama batik konusunda da oldukça mahir. Ama Gölcük Belediyesi ama İlçe Milli Eğitim ayakta kalma mücadelesi veren Mürvet Aka Hanımefendiye yardım elini uzatabilir. Ona köyde bir kurs açma imkanı sağlayabilir. Böyle olursa da hayatı kurtulur, geçimini sağlar. Ayrı bir teşekkürü de Muhtar Mehmet Sertoğlu’na açalım. Dedim ya köyün en tepesinde babadan kalma bahçe içerisinde imece usulü ile muhtarlık kendisine başını sokabileceği sıcak bir yuva yaptırmış. Helal sana Mehmet kardeşim. Bundan sonrasını da millet olarak, devlet olarak biz çözmeliyiz.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.