DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 10°C
Yağışlı

Öldürme nedeni fotoğrafların silinmemesiymiş

Öldürme nedeni fotoğrafların silinmemesiymiş

Kendisi gibi işitme engelli olan Hacer Çetindağ’ın boğazını keserek öldürdüğü suçlamasıyla tutuklu yargılanan Erdal K., geçtiğimiz gün mahkemede kendini savunan Erdal K. cep telefonunda birlikte çekildikleri fotoğrafları Hacer Çetindağ’ın silmemesi üzerine öldürdüğünü söyledi.

Hacer Çetindağ’ın söylediklerine inanmamış

Geçtiğimiz yıl Ekim ayında meydana cinayetle ilgili davanın görülmesine bugün Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşmada, işaret dili ile kendini savunan Erdal K., ” Hacer bana hastaneye gittiğini, hamile olduğunu söyledi. Ben de kendisine inanmadığımı, beni ilgilendirmediğini söyledim. Bir gün sonra eşi Selçuk beni evlerine yemeğe davet etti. Eve gittim, Selçuk’a hastaneye neden gittiklerini sordum. O da bilmediğini, doktorun ilaç yazdığını söyledi. Selçuk yanımızda değilken, Hacer’e ‘Bak yalan söylemişsin’ dedim” dedi. Hacer Çetindağ’dan fotoğrafları silmesini istediğini söyleyen Erdal K., tercüman aracılığıyla şunları anlattı: “Selçuk işe gidince Hacer beni telefonla aradı. Balkondan anahtarı attı. Evine girdim. Hacer’e ‘Bana yaklaşma’ dedim. Cep telefonunda bulunan fotoğrafları silip silmediğini sordum. Fotoğrafları silmeyeceğini söyledi. ‘Akılsızsın, fotoğrafları telefonunda neden bulunduruyorsun’ diye tepki gösterdim. Telefonunun nerede olduğunu sorduğumda yatak odasında olduğunu söyledi. ‘Sen yatak odasına git, su içip geleceğim’ dedim. Mutfağa gidip bir bıçak aldım, çantama bıçağı koydum. Yatak odasına gidip, tekrar telefonun nerede olduğunu sordum. Fotoğrafı silmeyeceğini söyledi. Çok öfkelendim. ‘Sana sürprizim var, arkanı dön’ dedim. Bir elimle başını tutup, boynunu kestim. Yere düştü. Çantamdaki anahtar, telefon, çakmak ve çakmak gazı yere saçıldı. Çakmak gazını alıp üstüne döktüm. Yakmayı düşünmeme rağmen yakamadım. Çocukları odada uyuyordu, dış kapıyı açık bırakıp yürüyerek evden gittim.”

Erdal K., mahkemede, “Olaydan sonra polisi aramak istedim, ancak kendimi ifade edemeyeceğim için sabah giderim diye düşündüm. Hacer’in telefonunu yanıma almıştım. Şifre vardı, açamadım. Telefonu parçalayıp, parçalarını iki ayrı çöp kutusuna attım. Ertesi sabah Selçuk ağlayarak ilk beni aradı, Hacer’in öldüğünü söyledi. Evlerine gittim. Olay yeri kalabalıktı. Ben olayın hemen sonrasında kanlı elimle duvara dokunmuştum, yerde kan lekeleri vardı. Çorabımda kan olduğundan çıkarıp orada bırakmıştım. Yine çakmak gazını da orada bırakmıştım. Bunların hiçbiri yerinde yoktu. Olay yeri temizlenmişti” diye konuştu. Hacer Çetindağ’ın eşi Selçuk Çetindağ ise olay yerinin temizlendiği iddiası üzerine, “Sabah saat 06.00’da fabrikadan çıkıp eve geldim. Çocuklarımın odasına gittim. Bebeğin ağladığını ve gözlerinin şiştiğini gördüm. Hacer’e bakmaya yatak odasına gittiğimde öldürüldüğünü gördüm. Odada herhangi bir dağınıklık görmedim. Sadece yatak dağınıktı.”

1 fft81_mf6003102

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.