DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 17°C
Gök Gürültülü

FETÖ TEHDİDİ, TERK EDİLEN KADIN ve AŞURE

13.10.2016
730
A+
A-

Sadece Türkiye’nin değil, dünyanın da gördüğü en tehlikeli terör örgütüdür FETÖ. Bugün üzerine büyük bir kararlılıkla gidilmesine rağmen dava arkadaşlarım olan askerler bu memleketin şanlı şerefli komutanları hapiste tutsak edilirken, Gölcük’ten bütün ülkeye haykırmıştık. Bunlar yalan davalardır, kumpastır, iftiradır demiştik. O zaman bize kulak tıkadılar. Hatta zavallılar beni ve ailemi tehdit ettiler. Zavallılar çünkü biz inandığımız davadan vazgeçenler olmadığımız gibi dava arkadaşlarımızı da sonucu ne olursa olsun terk etmeyiz. Hayat onurlu yaşama biçimidir. Kısadır, ot gibi gelip saman gibi gidenlerden olmayacaksın. Dün enteresan bir olay yaşadık. Sabahın erken saatlerinde polisler bizim siteye geldi. Meğerse yan dairede şüpheli veya şüpheliler varmış. Yine bir FETÖ soruşturması. Şimdi düşünüyorsun da bunlar ne kadar çokmuş ve ne kadar da çok sızıntı yapmışlar. Kurumlar allak bullak. Türkiye tüm gücüyle bu hainleri bertaraf etmek zorunda. Aksi takdirde, o hainler var oldukça ülkenin geleceği tehdit altında demektir. Polis işini yapıyor. Sorumluluk sahibi her vatandaş, devletinin hem yanında hem de yardımcısı olmalı. Bu virüsler temizlenene kadar göreve devam. Şaşırmamak elde değil, ama en küçük bir şaşkınlık anında dahi tehlikenin boyutlarının büyüklüğü yaşadığımız olaylarla ortaya çıkıyor.

TERK EDİLEN KADIN

Afşin’le birlikte gazeteye doğru yola çıktık. Baktık ki yeğen Alper önümüzden yürüyor. Durup onu da aldık. Donanma ışıklarından ve Donanma Caddesinden devam ettikten sonra, Mareşal Fevzi Çakmak Caddesine döndük. Yaşlı bir kadın. Yolun neredeyse ortasındaydı. Fren yapıp durdum ki, kadıncağız geçsin. O duruyor biz duruyoruz. Elimden buyurun geçin işareti yaptım, yine duruyor. Biraz daha yaklaştık, Afşin arabanın penceresini açtı, o yaşlı kadın “Beni yukarıya İsmet Bakkala götürür müsünüz?” dedi. Konyalılar mahallesini tarif etti. Bulunduğumuz yerle orası epey uzaktı. Ama kadıncağız belli ki rahatsızdı, çünkü titriyordu Afşin “Atla teyze” dedi. Tuttuk İsmet Bakkalın yolunu. Alper’in yanına oturan o yaşlı kadın belli ki epey dertliydi. Yüzünden düşen bin parça olan kadına hepimiz üzüldük. Bir ara “Yandım ben ne yapacağım? Aklımı yitireceğim!” deyince yeğenim Alper “Hayırdır teyze?” diye sordu. İşte iş bundan sonra başlıyor. Kadın yetmişli yaşlarda. Kocası bir başka kadın bulup, evi terk etmiş. Kadıncağız bağırıyor, ağlıyor. Aracın içerisinde hepimiz donduk kaldık. Yuh be! dedik. E bunun kocası yetmişin üzerinde olacağına göre bu nasıl bir kafa yapısı ve ne tür bir insanlık anlayışıdır ki, o yaşta bir başka kadın için karını terk ediyorsun. İsmet Bakkalın önüne gelince kadın arabadan indi. Tir tir titriyordu. Ondan sonrasını bilemiyorum.

AŞURE

Mübarek Aşure ayının içerisindeyiz. Evlerde hummalı bir faaliyet var. Kocaman tencerelerde Aşureler kaynıyor. O bir büyük gelenektir. Bir şifa kaynağıdır Aşure. Herkese kendi anasının yapmış olduğu Aşure baldan tatlı gelir. Benim içinde aynen öyledir. Küçüklüğümden beri malzemelerini ezberledim artık. Şimdi teker teker sayalım; önce buğday, fasulye, nohut, üzüm, incir, kayısı, karanfil, fıstık, mevsimine göre ki tam zamanı portakal kabuğu, süslemeye ceviz, yine mevsimine göre nar, bolca tarçın ve tabi ki gülsuyu. Aşurenin genel manası budur. Bunun dışındakiler yöresel olarak değişiklik gösterebiliyor. Mesela hurma koyarız diyenler var. Tuzsuz fıstık koyarız diyenler var. Var oğlu var. Amma velakin genel karışım ve birleşim benim yukarıdaki tarifim gibidir. Evlerde tencereler kaynar, sıcağı sıcağına kaplara konur ve soğumaya terk edilir. Öncelikle aile efradı Allah kabul etsin, şifa olsun; diye tadına bakar. Sonra sıra gelir, konu komşuya ikram etmeye. Böylesine güzel geleneklerin yaşandığı örf ve adetlerin olduğu ülkemizde hepimiz birer Aşureyiz. Birlikte olduğumuz sürece tatlanıyoruz, ve birbirimiz için şifa oluyoruz. Bugün de mübarek aşure gününün mana ve ehemmiyetine uygun olarak birlik ve beraberlik zamanıdır. Evlerde kaynamaya başlayıp sokaklara kadar taşan Aşure ikramlarının gönlümüzü yansıttığını da biliyorum. Şu mübarek günler inşallah ağız tadımız da Aşure gibi olur.

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.