DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 17°C
Gök Gürültülü

KALBİN SICAK OLSUN

12.10.2016
1.035
A+
A-

Ne güzel bir dilek, “Kalbin sıcak olsun.”. İnsanın kalbi sıcak olur mu? Olur elbet. Hem de sımsıcak.

Sıcak kalpli pek çok dostumuz vardır mutlaka. Her birinde ayrı mutluluk bulduğumuz, sevgimizi saygımızı kazanmış o güzel yüreklerden söz ediyorum.

Kalbi sıcak tutmanın tek yolu iyi olmaktan geçer. Ne kadar iyi olursanız olun kalbiniz o kadar sıcak olacaktır.

Pek çok zaman iyilik yaparız, ancak karşımızdakinin bunu anlamadığını fark eder üzülürüz. Sonra da “bu iyilikten ne anlar” diye etiketleriz. Düşünmeyiz ki o yaptığımız yardımın, iyiliğin zamanlaması doğru mu, gerçekten onun için ihtiyaç mı? Yoksa bizim mi?

İyi olmak, körü körüne değil, sadece karşındakinin istediği kadarıyla ve ihtiyacı olduğu kadar iyi olmak. O zaman kalbimiz ısınır, hatta karşımızdakinin kalbini de ısıtırız.

Yaptıklarımız, söylediklerimiz, düşündüklerimiz hepsi kalbi sıcak tutmanın anahtarıdır. Güzel olan her şey kalbimizi ısıtır.

Düşünsenize sevdiğiniz bir insanın sizi düşünerek yaptığı bir yardım ne kadar mutluluk verir. O mutluluk anında kalbin ısınır ve o kişiye sevginiz artar. Hele bir de hiç beklemediğiniz anda yapıldıysa size çok iyi geldiyse ne güzel olmuştur.

Sonra da şu kelimeler dökülür dudaklarınızdan, “Sen çok iyisin. O çok iyi kalpli biri. Onu seviyorum, seni seviyorum.”

Ne güzel değil mi, yapılan bir iyiliği de unutmamak, hakkını teslim etmek?

İyilik kalıcıdır. Sürekli hatırlanırsınız.

İnsan için en değerli şeyler, sevmek, saygı duymak, önemsenmek, değer vermek paylaşmak ve yardımlaşmak, pozitif olmak, iyilik yapmak. Hepside insan olmanın basamakları değil mi?

Evet, iyiliği hoş görünmek niyetiyle, birilerinin gözüne girmek için yapıyorsak, orada bir durup düşünmek gerek, bizim eksiğimiz ne? Hangi yanımızı besliyoruz? Bunu gerçekten onun için mi yapıyoruz? Yoksa ona yapılan bir iyilikten bir kazancımız var mı?

Yaptığımız iyilikten tek kazancımız onun mutluluğunu görmekse, o zaman ne mutlu bize.

Madde her zaman geçicidir tıpkı güzelliğimiz gibi. Bir süre sonra değişime uğrar, yıpranır tazeliğini canlılığını yitirir.

Oysa değerlerimiz duygularımızı ilişkilerimizi canlı tutar. Hatta iyilik yapıyor ve iyilik görüyorsak ve bu da hissediliyorsa ruhumuzu besler.

Bunu yazınca büyüklerimizin bir sözü geldi aklıma. “ Aman kızım, iyilik yap sen, kul bilmezse Allah bilir.” Ne güzel, yaptığımız iyilikler boşa gitmiyor o halde.

Bugünlerde en çok ihtiyacımız olan şey değil mi?

Kalbimiz ısınsın, iyiliklerle görüşmek dileğiyle……

 

Kaf Dağının ötesindeki masal ülkelerinden birinde, harikalar diyarının kraliçesinin bir bebeği olmuş. Harikalar diyarının koruyucuları olan periler ve periler prensesi, küçük bebeğin beşiğinin etrafına birikmişler.

Kraliçe etrafındaki perilere dönerek şöyle demiş:

Bu küçük bebeğe en değerli olduğunu düşündüğünüz şeyleri hediye edin!?

Birinci peri uyuyan bebeğe eğilip şöyle demiş:

Ben sihirli gücümle sana görenin hayran kalacağı bir güzellik armağan ediyorum. Göz kamaştıracaksın!?

İkinci peri şöyle demiş:

Sana öyle güzel ve derin mavi gözler armağan ediyorum ki, gördüğünü anlayacak, seni göreni büyüleyeceksin.?

Üçüncü periye gelmiş sıra:

Selvi boylu olacaksın. Senden daha narin bedenli kız olmayacak bu dünyada.?

Dördüncü peri eğilmiş beşiğe:

Çok zengin olacaksın. Hiçbir sıkıntın olmayacak.?

Periler prensesi, düşüncelere dalmış:

İnsanların güzelliği geçicidir. Gözlerin, yüzün, vücudun güzelliği çiçeklere benzer. Yaşlanınca geçiverir.

Zamanla rüzgâr en biçimli palmiyeleri bile çarpıtır.

İnsanlar, zenginliğini kendilerine dağıtmayanlardan nefret eder; hepsini dağıtırsa, kendisi de fakir olur.?

Bu düşünceler içinde:

“Sizin şimdiye kadar bu bebeğe verdikleriniz çok kalıcı olmadı bence?” demiş.

Periler:

Peki, ama başka ne verebilirdik ki diye sormuşlar.

Periler prensesi: Ben ona iyiliği bırakıyorum, demiş.

Güneşin ne kadar mükemmel ve sıcak olduğunu bilirsiniz, ama onun ısıtacak toprağı olmasa sıcak bir kayadan ne farkı kalır?

Kalbin saçtığı iyilik de güneş ışığı gibidir; hayat verir. İyiliğin olmadığı güzellik, kokusu olmayan çiçek gibidir. İyiliğin olmadığı zenginlik, bencillikten farksızdır.

İyiliğin olmadığı aşk yok eder, kavurur. Sizlerin armağanları geçiciydi, iyilik ise kalıcıdır.

Sonsuz bir kuyuya benzer. Ne kadar çok su çekersen, o kadar çok sulu olur, o kadar bereketli fışkırır. İyilik, dünyada tek tükenmeyen şeydir?

Sonra, periler prensesi uyuyan bebeğe doğru eğilmiş ve dua etmiş:

Kalbin sıcak olsun küçük bebek, iyi ol! (Polonya Halk Hikayesi)

 

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
13 Şubat 2019
26 Nisan 2016
18 Mart 2020
5 Haziran 2020
18 Ekim 2016
27 Aralık 2016
YORUMLAR
  1. Avatar Nurşen Gazezoğlu dedi ki:

    Kalbi sıcak birinden ancak bu kadar güzel bir sunum olabilirdi.Seni seviyorum arkadaşım iyiki varsın basarilar