DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 17°C
Gök Gürültülü

Kocaeli Üniversitesi Öğrencileri Kampüslerde Yaşanan Vandal Olayları kınadı

Kocaeli Üniversitesi Öğrencileri Kampüslerde Yaşanan Vandal Olayları kınadı

 

Kocaeli Üniversitesi’nde aktif çalışmalarda bulunan Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) girişimleri ile ÜniAK, Milli Türk Talebe Birliği ve Gökkuşağı Derneği gibi sivil toplum kuruluşlarından oluşan vakıf, topluluk ve dernekler Üniversitelerde yaşanan Vandal saldırıları bir basın açıklaması ile kınadı.

Kocaeli Üniversitesi Umuttepe Kampüsü Sosyal Tesisler önünde toplanan yaklaşık 300 kişilik öğrenci grubu hep bir ağızdan “Terörsüz Kampüs İstiyoruz” dediler.

Ankara Üniversitesi Öğrencisi Dilara Sina Tabak’a öğrenci kisvesine bürünmüş teröristlerce yapılan hain saldırı sonrası serbest bırakılmalarını protesto etmek amacıyla toplanan Kocaeli Üniversitesine mensup öğrenci grubu basın açıklaması gerçekleştirdi.

Kocaeli Üniversitesi Öğrenci Konseyi Başkanı Metin Geldeş’in okuduğu metinde “kendi milletine yabancı “köksüz güruh” kokuşmuş ideolojilerini ancak vandallık, canavarlık ve barbarlık yaparak gündeme getirmeyi tek çıkar yol olarak görmektedir. Eşitlik ve özgürlükten bahseden, fakat kökü bu topraklarda olmayan güruhu hapsoldukları karanlık ideoloji çukurlarından çıkıp iyiliği ve güzelliği emreden tek hakikate davet ediyoruz” dendi.

TÜRKİYE’NİN GENÇLİĞİ OLARAK ÜNİVERSİTELERDE YAŞANAN VANDAL SALDIRILARA KARŞI BİLDİRİMİZDİR  

 

  1. yüzyılda değişen dünya düzeni ile birlikte ülkemiz ekonomik, siyasi ve askeri alanda yaptığı hamlelerle dünyada hak ettiği yere doğru zorlu bir yolculuk gerçekleştirmektedir. Bulunduğu coğrafya itibariyle göğüs gerdiği zorlukların yanı sıra necip milletimizin mazlumlara kol kanat germe hususunda aldığı rol herkesin malumudur. Türkiye artık hapsedilmeye çalışıldığı bentleri yırtmış, alem şümul bir zihniyetle dünya mazlumlarının gür sesiolmaya başlamıştır.Uzun vadede koyulan hedeflerin gerçekleşmesi hususunda liyakat, ehliyet ve sadakat sahibi insan kaynağına ihtiyacın olduğu aşikardır.Hal böyle iken; İlim ve irfan yuvası (!) olarak görülen ülkemizin sözde önde gelen üniversitelerinde yaşanan bazı başıboş vandal hadiseler Yeni Türkiye’nin gerçekleriyle bağdaşmamaktadır.

ATTIKLARI HER ADIMI TÜRKİYE’NİN GERÇEK GENÇLİĞİ OLARAK TAKİP EDECEĞİZ

Din ve vicdan özgürlüğünün olduğu bir ülkede kampüslerde mescide giden öğrencilerin linç edilmesi;Ve son olarak 2014 yılında Ankara Üniversitesi’nde gerekli izinler alınarak açılan standa Kolektif ve Türkiye Gençlik Birliği üyeleri tarafından “İslam Düşmanlığı” güderek yapılan saldırı sonucunda başından ağır yaralanan Dilara Sina Tabak kardeşimizin faillerinin serbest bırakılmasıyla birlikte oluşan elim tablo gerekli mercilere hitaben bizleri birkaç şey söylemek zorunda bırakmıştır.Bahsi geçen örgütlerin ırkçı, mezhepçi ve ideolojik grupların kokuşmuş ve çürümüş ideolojilerinin dünya sisteminde yerinin olmadığı herkes tarafından bilinmektedir. Bu kendi milletine yabancı “köksüz güruh” kokuşmuş ideolojilerini ancak vandallık, canavarlık ve barbarlık yaparak gündeme getirmeyi tek çıkar yol olarak görmektedir. Eşitlik ve özgürlükten bahseden, fakat kökü bu topraklarda olmayan güruhu hapsoldukları karanlık ideoloji çukurlarından çıkıp iyiliği ve güzelliği emreden tek hakikate davet ediyoruz.Üniversitelerin asıl sahibi olan gençler olarak, kendilerini muhatap alınmayı bir şeref payesi olarak alacak olan bu güruhun yaptığı vandallık ve canavarlığa karşı üniversitelerde güvenlik ve düzenin bozulmaması çerçevesinde sessiz kalındığının altını önemle çizmek isteriz.Üniversitelerin içine yerleşmiş, insan öldürmeye yönelik eylemler dahil olmak üzere eğitim ahengini bozan bütün hareketlerin içinde yer alan bu azınlık güruhun yaptıklarını masumane (!) birer şımarıklık olarak kabul edip onları affederek ödüllendiren adalet camiasının bazı mensuplarını ve teşvik eden sözde akademisyenleri esefle kınıyoruz.Yeni Türkiye’nin harcı ilim, irfan ve hikmettir. Sahip olduğumuz muştu ithal ve kökü bu topraklarda olmayan bir takım kendini devrimci addeden vandallara ve canavarlara verilecek kadar ucuz değildir. Bu memleketin dinamosu ahlaklı ve imanlı gençleridir. Ve bu dinamo Hakkı savunmaya, Haklıyı el üstünde tutmaya devam edecektir.

2 3 4 1

 

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.