DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 37°C
Sıcak

SİGARA İÇEN ÇOCUKLAR

18.10.2016
817
A+
A-

Bizim gençliğimizde büyükler karşısında, yanında, yakınında sigara içilmezdi. Zaman değişiyor derler, o halde saygı kavramları da değişiyor. Otobüste vapurda, metrobüste trende, bir büyük gördüklerinde ayağa kalkmayan gençler. Kimi zaman uyuyor taklidi yaparlar, kimi zamanda kafalarını cep telefonlarından kaldırmazlar. Bir de kulaklık taktılar mı, değmeyin keyiflerine. Onlara zamane gençliği diyorlar. E ne yapsın çocuk, aldığı kadarını verir. Eğitim önce ailede başlar, sonra okullarda devam eder. Çevre faktörleri ki buna medya da dahilidir, o çocuklar üzerinde önemli bir etki kaynağıdır. Dün bizim Tarkan geldi. Endüstri Meslek Lisesinin önünde dizilen talebeler, fosur fosur sigara içiyorlarmış. Bunlar ne gördülerse, onu yapıyorlar desek çok mu doğru olur bilemem. Ben gençliğin nasıl yetiştiğine bakarım. Burada hepimizin dahli var. Küçücük çocukların alenen sigara içmesi ne kadar yakışıksızsa, okulun dibinde onları kontrol etmemek te o kadar manidardır. Sigara ile saygı ölçülür mü diye sorarsanız, elbette ölçülür. Sigara bir keyif maddesidir, ben sokaklarda bırakın çocukları büyüklerin dahi sigara içmesini hiç haz etmem. Hayatımda yapmadığım bir şey. Bir kere yapı olarak bizlere yakışmaz. Sen ne söylersen söyle, ne anlatırsan anlat, vız gelip tırıs gidiyor. Anne ve babalarının okulda bir şeyler alsın diye verdikleri harçlıkların o yaşlarda sigaraya gitmesi bir büyük tehlike çanıdır. O çanlar çalmaya devam ettiği sürece de, zehirlenen gençliğin bu ülkeye ne kadar sağlık katacağını varın siz düşünün.

ELLERİNDE CEP TELEFONLU MİNİBÜS ŞOFÖRLERİ

Gölcük’te şehir içi ulaşım minibüsler vasıtasıyla yapılıyor. Aynı şekilde Değirmendere İzmit hattında da kimi bölgelerde belediye otobüsleri, büyük çoğunluğunda da minibüsler hizmet veriyorlar. Direksiyon başında cep telefonuyla konuşmak yasak. Mal ve can güvenliği için son derece tehlikeli ve bu konuda her daim şikayetler duyarız. Şoförlerin cep telefonlarıyla konuşması dolayısıyla tek elle araçlarını kullanmasını gerektirir ki, ani bir olay karşısında tehlike yaratabilir. Zaman zaman da böylesine durumlardan kaynaklanan acılı kaza haberlerini izleriz. Bahsettiğimiz araçlar halka hizmet veren toplu taşıma vasıtalarıdır. Ben her zaman trafikte onların daha öncelikli olduğunu düşünenlerdenim. Ancak bütün bunlar cep telefonuyla konuşuyor olmanın tehlikelerini hiç bir şekilde bertaraf etmez. Yine arkalarında okul aracı yazmasına rağmen jet gibi vasıta kullananların mutlaka dikkatlerini çekilmesinden yanayım. Bunu her ne kadar ben gözlerimle görsem de çok daha fazlasını vatandaşlar bir şikayet olarak bizlere iletiyorlar. Neticede gerek minibüslere gerekse öğrenci taşıma araçlarına insanlar bir yerde canlarını emanet ediyorlar. O halde lütfen dikkat!

KİŞNEYEN ADAM

At yarışları belli bir kesimde hastalık halini almış. Oynamadan yapamıyorlar. Hatta birbirleriyle karşılaştıklarında söyledikleri şu sözlerde son derece ilginç. Kuponu yatıran arkadaş diğer arkadaşına “atları yemlemekten geliyorum” diyor. Aldığı cevap ta aynen karşılığı “Yemleme sırası şimdi bende.” Zaman zaman ganyan bayilerinin önünden geçerken ilginç ve enteresan sesler duyarsınız. Kimi zaman televizyon ekranlarında sanki atın üstündeki jokeymiş gibi kıçını kırbaçlayan at yarışı meraklılarını görürsünüz. Ben size bir ilginç olanını anlatayım. Anıtpark’ta Mısır Çarşısının önünden yukarı doğru çıkıyorum. Emekliler aralarında konuşuyordu. Biri aynen şöyle söylüyor “ya hu arkadaş, şu at yarışı meraklıları ne kadar acayip şeyler yapıyorlar. Ben bir ganyan bayinin önünden geçerken kişneme sesleri duydum.” Olur o insan o kişi demek ki yarışa kendisini fazla kaptırmış. Belli ki kendinden geçmiş. Neticede bu bir merak, bu bir talih oyunu. Ama işin cılkı çıktığında yani hastalık halini aldığında böyle sesler de çıkabiliyor. Demek ki kimi zaman at yarışı meraklılarının birbirlerine atları yemlemeye gidiyorum demeleri boşuna değil. İnsanlar neticede talih oyunlarını zaman zaman deneyebilirler. Mesela yılbaşından yılbaşına milli piyango almak, adet haline gelmiştir. Bir çeyrekle, milyonerlik hayali kurmak güzel bir şey. Ama tadı damağında kalacak şekilde ara sıra olmak kaydıyla. Veyahut her çekilişte bir çeyrek olmak kaydıyla. Hastalık derecesine getirdiğinizde işte böylesine komik durumlara da düşebiliyorsunuz.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.