DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli °C

ABD’NİN DAEŞ YALANI, HANGİMİZ GÜLDÜK Kİ

27.12.2016
1.016
A+
A-

Tam kış aylarındayız. Eskilerin şu sözü ne kadar da güzel “Kış kışlığını puşt puştluğunu yapar.” İşte ABD’yle İŞİD arasındaki bize karşı aşk hikayesi söylettiriyor bu lafları bana. Daha düne kadar ABD koalisyon güçleriyle birlikte DAEŞ’in başkenti olarak kabul edilen Rakka’yı vuruyordu. Dünyaya da bizim öncelikli hedefimiz Esad değil, DAEŞ diyerek yaygara yapıyor, bu lafları bize de çaktırıyordu. Ne zaman ki Türk Ordusu El-Bab Operasyonunu başlattı, ABD yukarıdaki atasözü gibi lafı yerine getirerek Rakka Operasyonunu kesti. Öyle olunca orasını savunmak zorunda olan katil, hain DAEŞ militanları da Türk Ordusuna karşı savaşmak üzere El-Bab’a döndü. İşte ABD’nin dostluğu buraya kadar. Aslında aklı başında olan herkes bilir ki, sermayenin dostu olmaz. Amerika da bir sermaye devletidir. Borsa gibidir bunlar, bir iner bir çıkarlar ve kendi çıkarlarına göre hareket etmek en başlıca görevleridir. Şimdi Türkiye ABD’yle arasına öyle bir ince çizgi koyacak ki bu sermaye devleti Türkiye’siz bölgede bir hiç olduğunu anlayabileceği şekildeki ince çizgi. Biz El-Bab’ı tabi ki DAEŞ pisliğinden temizleyeceğiz, şehitler de veriyoruz. Türkiye bu konuda kesinlikle Suriye’nin toprak bütünlüğüne zarar vermeden hareket ediyor. Hatta onu koruyor. Sözde bir piyon Kürt devletinin kurulmasına engel olmak için El-Bab Operasyonu başlatılmıştır ve Türk Silahlı Kuvvetleri her türlü güçlüğü yenerek, bu operasyonu başarıyla tamamlayacaktır. Millet aslında bu konuda da tek vücut olup, Şehitler Tepesinde, kent meydanlarında “Amerika kendine gel” mitingleri düzenlemeli. Hep birlikte Amerika’ya bize yaptığı kalleşliği millet olarak haykıralım ki bence o ince çizgilerden biri bu olur kanısındayım.

 HANGİMİZ GÜLDÜK Kİ

Evet, Müslüm Gürses’in bir şarkısı bu, o “Hangimiz Sevmedik”ti. Ben Türk-İş’in fakirlik sınırını duyunca bir tebessüm attım. Dört bin altı yüz küsur lira. Ben dahil etrafıma şöyle bir baktım, o parayı cuk diye cebine koyan hiç kimseyi göremedim. Mesela ben yirmi beş yıllık fiili hizmet, dokuz bin iş günü primden sonra bin üç yüz liralığım. Peki şimdi ben nasıl söylemeyeyim hangimiz güldük ki diye? Evet gerçekten güldük ama, arkadaşlarla birlikte ağlanacak halimize güldük. Ne kadar enteresan değil mi? Bu ülkede ne çok fakir var. OECD bizi zenginler listesine mi almış ne? Bu zenginlik sana bana yansımadıysa kime yansıdı? Onu iyi bilmek lazım. Evet, işin bir de açlık sınırı var ki bizim emekli maaşı bile onun altında kalıyor. Güler misin ağlar mısın? Sonra dediler ki milli gelirimiz iki bin dolar arttı. E bu parayı soruyorum, yine parktaki insan suratıma bön bön bakıp, “Git işine be kardeşim! Sen bizimle dalga mı geçiyorsun?” diyorlar. Biraz daha üstelesem belki de beni kovalayacaklar. Garnizon stadında oynanan maçlarda tribünlerden zaman zaman koro halinde “Şaka yaptık, şaka yaptık!” sesleri yükselirdi “Her halde bize birileri de şaka yapıyor” diyor parkta gezen o yurdum insanları. Peki şimdi beklediğimiz enteresan haberler var. Mesela milyonların beklediği asgari ücret ne olacak? Emekli maaşları hangi oranda artacak? Yine emekliye promosyon işi ne olacak? Bak işte bütün bunların cevabı da inşallah haftanın son iş gününde bize şaka yaptık şeklinde yansımaz ve kötü bir şakaya maruz kalmayız.

 ET VE MANDALİNA

Aynı marketin içerisinde farklı tezgâhlarda satılırlar. Biri boynu bükük, ama mutludur. Boynunun büküklüğü fakir fukaranın garip gurebanın onu alıp evine götürememesindendir. Biraz bencildir. Mutluluğu da fiyatından kaynaklanır ki cız diye el yakar. Anladınız siz, etten bahsediyorum. Hemen öbür tarafta mandalina binlerce tanesiyle şıkır şıkır oynamaktadır. O markete giren herkesin sepetine konar. Oradan da sofralara gelir. Onu yetiştirilip üreten para kazanmaz. Parayı kazanan aracılardır. Üreticinin boynunun büküklüğü hakkını alamamasından kaynaklanır. Aslında mandalina da biraz buruktur. Onun da boynunun büküklüğü yani üzüntüsü kendisini yetiştiren sahibine gerektiği şekilde katkı sağlayamamasıdır. Evet, bir tarafta et bir tarafta mandalina. Karşılıklı boy gösterirler. Birinin önünde baya kalabalık insan grupları görürsünüz, hatta kimi zaman o insanlar sıraya bile girerler de. Ben hiç et reyonunun önünde sıraya giren insanlara rastlamadım. Ee o zaman söyleyin bana şu milli gelirimizdeki iki bin dolarlık artış nerede?

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.