DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 12°C
Karla Karışık Yağmur

ASGARİ EMEKLİ AYLIĞI 2000 TL OLMALI

ASGARİ EMEKLİ AYLIĞI 2000 TL OLMALI

Tüm Emekli Sen’den Merkezi Yönetim Bütçesi hakkında basın açıklaması yaptı

Tüm Emekliler Sendikası Gölcük Şubesi Başkanı Ahmet Kasımoğlu ve Yönetimi dün İŞKUR Gölcük Şubesi’nin önünde Merkezi Yönetim Bütçesi hakkında basın açıklaması yaparken, eleştirilerini dile getirdi.

“645 milyar 124 milyon TL olarak belirtilmiş ve 2017 bütçe tasarısında yer alan bütçe ödeneklerini burada kalem kalem sayamayacağız”

Tüm Emekliler Sendikası Gölcük Şubesi Başkanı Ahmet Kasımoğlu, yaptığı açıklamada şu sözleri dile getirdi: “Türkiye Cumhuriyeti, 2017 yılı Merkezi yönetim Bütçe Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulunda görüşülmeye devam ediyor. Bütçeler, birçok ülkenin yönetimini ve yönetimini elinde bulunduran siyası iktidarın belirli bir bütçe dönemi içinde bütçe gelirlerinin kimlerden nasıl toplayacağını, kimlerin ya da hangi toplum kesimlerinin toplanan gelirlerden ne kadar pay alacağının önceden belirlendiği, iktidarın sınıfsal tercihlerini en somut şekilde yansıtan ekonomik ve siyasal metinlerdir.1980 sonrasında Türkiye Cumhuriyeti merkezi yönetim bütçelerinin tamamı, “rekabetçi” ekonomi anlayışıyla hazırlanmış ve serbest piyasa mekanizması ile bütünleşmeyi esas almıştır. Halktan toplanan bütçe kaynaklarının büyük bölümü, halkın ihtiyacından çok, yerli ve yabancı sermayenin çıkarları doğrultusunda kullanılmıştır. Bütçe kaynakları içinde en çok yer tutan doğrudan ve dolaylı vergilerin asıl ödeyeni olan emekçiler bütçeden en az pay almaktadırlar. Sırf bu durum bile, bütçe kaynakları üzerinde başından sonuna kadar tek söz sahibi olan siyası iktidarın, hangi sınıfın çıkarlarına hizmet ettiğini göstermektedir.Bütçeden hangi alana ne kadar harcama yapılacağı ve dolaylı vergilerin asıl ödeneği olan emekçiler bütçeden en az pay almaktadırlar. Sırf bu durum bile, bütçe kaynakları üzerinde başından sonuna kadar tek söz sahibi olan siyası iktidarın, hangi sınıfın çıkarlarına hizmet ettiğini göstermektedir. Bütçeden hangi alana ne kadar harcama yapılacağı ve finansmanının nasıl sağlayacağının belirlediği bütçe hazırlık sürecinde, gelir ve harcamalarının asıl muhatabı olan emekçilerin temsilcisi, emek örgütleri sendikalar ile meslek örgütlerinin dışarıda tutulmaları da bunun göstergesidir. Her yıl olduğu gibi, 2017 bütçesinde de emekçi halkın talep ve ihtiyaçları dikkate alınmamıştır.2017 Merkezi Yönetim Bütçe Kanun tasarısı, işsizliğin, yoksulluğun ve sefaletin pençesinde yaşam mücadelesi veren emekliler ile emekçilere yüklenen dolaysız ve dolaylı vergilerle özel sektöre yönelik kaynak transferleriyle sağlık ve sosyal güvenlik sisteminin adım adım tasfiye edilmesi ve adına mali disiplin denilen fiili kemer sıkma politikaları ile AKP’nin 2002 yılından bu yana sürdürdüğü sermayeye dost emekçiye düşman çizgisinin daha da belirgin hale getirmiştir.645 milyar 124 milyon TL olarak belirtilmiş ve 2017 bütçe tasarısında yer alan bütçe ödeneklerini burada kalem kalem sayamayacağız. Ancak dikkat çeken harcamaları karşılaştırdığımızda görüyoruz ki bütçe toplumun yoksul kesimlerini yeniden ilgilendiren ve onlara gelir desteği sağlayan eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik gibi alanlar yerine savunma güvenlik gibi alanlara harcamaktadır.

Peki bütçeyi oluşturan gelirler kimden, nasıl toplanacak?

Savunma ve içeride dışarıda izlediği güvenlik, şiddet ve çatışma politikalarıdır. Harcamalara baktığımızda durumun emekçi ve yoksul kesimler aleyhine olduğu gayet açıktır. Peki bütçeyi oluşturan gelirler kimden, nasıl toplanacak? Kuşkusuz her yıl olduğu gibi 2017 yılında da bütçenin en önemli gelir kaynağı vergilerdir. 2017 Merkezi yönetim Bütçe Tasarısında vergi gelirleri içerisinde ilk üç ay sırayı 141 Milyar TL ile KDV, 106 milyar TL ile Özel Tüketim Vergisi ve 109 Milyar TL ile Gelir Vergisi almaktadır. Yani 2017 yılında toplam vergi gelirinin %60’dan fazlası ÖTV ve KDV gibi gelirine bakılmaksızın herkesten aynı oranda alınan dolaylı vergilerden gelecektir. Bu rakamlar banka ve sigorta muameleleri ile özel iletişim vergisi de eklenince emekçi halkın 2017 yılında vergi yükü altında ezilmeye devam edeceği açıktır. Maliye Bakanlığı’nın resmi sayfaları Türkiye’de vergi gelirlerinin çok önemli bir miktarını maaşından vergi kesilen ayrıca tüketimde KDV ve ÖTV gibi vergiler ödeyen ücretlilerden toplandığını göstermektedir. Türkiye vergi sisteminde yüksek gelirler kapsam dışında tutulurken faiz, repo, kar elde edenler vergi ödememektedirler. Son yıllarda vergi yükünün daha çok düşük gelirli kesimler üzerinde yoğunlaşması sonucu ücretli emekçiler aleyhine dengesiz ve adaletsiz bir durum ortaya çıkarılmasına yol açmış bulunuyor. OECD Ülkelerinde dolaylı vergilerin toplam vergi gelirleri içinde payı %40 doğrudan vergilerin payı %60 civarındayken Türkiye’de toplam vergi gelirlerinin %70’ini gelir durumuna bakmaksızın herkesten eşit yüzdeyle alınan KDV, ÖTV gibi tüketim vergileri damga ve harç vergileri %30’unu ise Gelir Vergisi, Kurumlar Vergisi gibi kazanç üzerinden alınan vergiler oluşturmaktadır.

Kamu Kaynakları yerli ve yabancı sermayeleri içinde değil, halkın, emeklilerin ve emekçilerin ihtiyaçları doğrultusunda kullanılmalıdır

Bu korkunç bir adaletsizliktir. Dolaylı vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki ağırlığının son 10 yılda yüzde 60’tan yüzde 70’e çıkması ise adaletsizliğin giderilmesinin değil, giderek derinleştirilmesinin hedeflendiğinin somut göstergesidir. Türkiye’de enflasyon ve işsizliğin devam etmesi, satın alım düzeyinde yaşanan gerileme, emekçi ailelerinin borçlanarak yaşamlarını sürdürmeye çalışmaları 2017 yılında da bütçeden emekçilerin payına işsizlik ve yoksulluk düştüğünü göstermektedir. Kısaca iktidarın benimsediği vergi politikaları ile harcama tercihleri 2017 yılında sınıfsal eşitsizlikleri daha da derinleştirecektir. 2017 yılında emeklilerin ekonomik olarak büyük risklerle karşı karşıya kalmaları için acil olara yapılması gerekenler; 2017 bütçesi sermayenin yerli ve yabancı tekellerinin ve savaş lobisinin çıkarları doğrultusunda değil bütçenin asıl kaynağı olan emekliler ile ücretli çalışanların ekonomik ve sosyal ihtiyaçlarını gözetecek şekilde düzenlenmelidir. Kamu Kaynakları yerli ve yabancı sermayeleri içinde değil, halkın, emeklilerin ve emekçilerin ihtiyaçları doğrultusunda kullanılmalıdır. Kamu harcamaları arttırılmalı, özellikle eğitim, sağlık ve çalışma bakanlığı bütçeleri en az 2 kat arttırılarak emeklilerin maaşları insanca yaşayacakları seviyeye çıkarılmalı. Temel bir insan haklarından olan eğitim ve sağlık hizmetleri herkese eşit ve parasız verilmelidir. Emekli Aylık artışlarında son dönemde TL’de yaşanan değer kaybı ile vergi artışları nedeniyle temel tüketim mallarının fiyatlarına yapılan zamlar dikkate alınmalıdır. Gerçek bir intibak yasası çıkarılmalı ve Asgari Emekli Aylığı 2000 TL olmalı. Asgari Ücret 2000 TL olarak belirtilmeli ve tamamen vergi dışı bırakılmalıdır. Ağır borç yükü altında emeklilerin borç faizleri tamamen silinmeli, borç ödeme kolaylığı getirilecek düzenlemeler hayata geçirilmelidir. Kayıt Dışı ekonomik kayıt altına alınmalı, sigortasız işçi çalıştırılmaya asla izin verilmemelidir. Temel Tüketim Mallarından hiç bir vergi alınmamalı, dolaylı vergiler azaltılarak, yüksek gelir elde edenlerden servet vergisi alınmalıdır” dedi.

img_9327 img_9331

YORUMLAR
  1. Avatar HalitYalçın dedi ki:

    Emeklilere adam gibi zam yapmazlarsa görürler günlerini