DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 28°C
Parçalı Bulutlu

CUMARTESİ NEŞESİ

23.12.2016
846
A+
A-

Zayıf Not…

Üniversite son sınıf öğrencisi yazılı sınavından kalınca doğru hocasına gider:  -“Siz sınıfta bırakarak hayata atılmamı önlüyor ve beni cezalandırıyorsunuz. İşin bu yanını hiç düşündünüz mü?”

-“Tabii düşündüm. Hocanın görevi bilgiyi ölçmek, yeterli olmayanı sınıfta bırakmak değil mi?” -“İyi. O zaman size bir teklifim var. Bir soru da ben size soracağım. Doğru cevabı verirseniz, ben kötü notumu kabul edip sınıfta kalacağım. Bilemezseniz, notumu düzeltecek ve sınıfı geçirteceksiniz. (Hocanın keyfi yerinde. Teklifi kabul eder.) Ve öğrenci sorar: -“Yasal olup, mantıklı olmayan nedir? Mantıklı olup, yasal olmayan nedir? Ve de ne mantıklı ne de yasal olmayan nedir?” Hoca uzun uzun düşünür ama cevabı bulamaz. İddia gereği öğrencisine iyi not vererek sınıfı geçirir. Ama aklı da soruda kalır. Sonunda sınıfın en iyi öğrencisini çağırır, olayı anlatır ve sorunun yanıtını bilip bilmediğini sorar. Öğrenci hemen cevap verir: -“Siz 65 yaşındasınız ve 23 yaşında bir kadınla evlisiniz.  Bu yasal ama mantıklı değil. Karınızın 25 yaşında bir sevgilisi var.  Bu mantıklı ama yasal değil. Siz karınızın sevgilisini, zayıf alıp sınıfta kalması gerekir ki, iyi not verip mezun ediyorsunuz.

Bu da ne mantıklı, ne de yasal.”

 

Deney…

Babası okuldan dönen oğluna:

__Bugün okulda ne yaptınız? diye sormuş Çocuk:

__Fen Bilgisi dersinde deney yaptık.

__Peki, yarın ne yapacaksınız?

__Deneyde yıkılan duvarı yapacağız babacığım..

 

Tanısana…

Biyoloji dersinden yapılacak sınav için sınıftaki herkes acayip çalışmış, notlar fotokopiler havada uçuşmuş. Daha sonra sınavın yapılacağı gün gitmişler bir de bakmışlar, ortada kağıt kalem yok sadece sıra sıra mikroskoplar. Hocada başlarında bekliyorken demiş ki, “Bu mikroskoplarda lam’da bir böceğin bacağı var, sınavınız bacağından böceği tanımak” Tabi hemen itirazlar, ama fayda etmemiş, hoca dediği dedik. Öğrenciler mikroskopların başına geçmiş. Ama bir şey yapamıyorlar. En sonunda biri dayanamamış, kapıyı çarpıp çıkmış. Hoca arkasından seslenmiş : ”Kimsin ulan sen, kapıyı çarpıp çıkıyorsun?” Kapı hafifçe aralanmış ve bir bacak uzanmış : “Tanısana hadi, tanısana kim olduğumu”

 

Devenin hali…

Genç deve annesine sormuş; – anne niye bizim ayaklarımız bu kadar büyük? Anne cevap vermiş; – çölde kuma batmamak için.

Genç deve tekrar sormuş; – peki kirpiklerimiz niye bu kadar gür?

Anne tekrar cevap vermiş; – çölde kum fırtınalarında kum kaçmasın diye. Merakı yatışmamış olan genç deve bir soru daha sormuş;

– bizim niye hörgüçlerimiz var?

Anne deve sabırla yanıtlamış; – çölde çok uzun süre susuz idare edebilmek için suyu hörgüçlerimizde depolarız demiş. Sonunda dayanamayan genç deve sormuş; – Peki biz Ankara Devlet Hayvanat Bahçesinde ne*ok yiyoruz?”…

 

DELİ DOKTOR…

Bir gün bir akıl hastanesinin doktoru 2 hastayı yanına çağırır. 1. deliye oğlum git öbür odaya ben var mıyım yok muyum bak der deli tamam der. 2. deliye ise al şu 1 lirayı git bana en lüks arabayı al gel der. Deli peki der 2 deli çıkışta buluşurlar. 1. deli: -Ya bizim bu doktor kafayı yemiş. Bir de bize deli derler. Bugün bana git öbür odada ben var mıyım diye bak dedi hâlbuki yanı başında telefon vardı.2. deli: -YA ya bana da 1 liraya araba almamı söyledi bugün pazar arabayı nerden bulacağım

 

Delilikten yatıyoruz…

Adamın lastiği tam akıl hastanesinin önünde patlamış, kaldırıma ancak yanaşabilmiş. Sonraki işlem malum& Kriko, stepne, bijon anahtarı derken, birde bunların yanına talihsizlik eklenince, söktüğü 4 adet bijon yuvarlanıp yağmur mazgalına düşer. Mazgal açılır gibi, bijonlar görünür gibi değil! Talihsiz sürücü bir sağına bakar, bir soluna bakar, çaresiz duygular içinde kaderiyle baş başa, kaldırıma çöker. Olayı en başından beri akıl hastanesinin demir parmaklıklı penceresinden izleyen bir deli, çaresiz adamın halini bir süre daha acıyarak izledikten sonra seslenir; – salaaak! Sen ne yapıyorsun orda öyle? – Sorma birader, lastik patladı ve değiştirirken bijonları mazgala düşürdüm. – Düşündüğün şeye bak! Sök öbür lastiklerden birer tane. Sök hepsi 3 bijonlu olsun. Adam bir lastiklere bakar birde deliye ve hemen işe girişir. Her şeyi tamamlayıp bagaj kapağını kapatan sürücünün aklı deliye takılır. Arabasına binmeden evvel döner dikkatli dikkatli adama bakar. Akıl hastanesindeki adama seslenir: – Senin ne işin var akıl hastanesinde? diye sorar – Biz burada delilikten yatıyoruz kardeşim, salaklıktan değil.:

 

Mail yanlış yere giderse…

California da yaşanmış ve kayıtlara geçmiş bir olay: Adamın biri yeni ulaştığı otele kaydını yaptırır. Odasına girdiğinde, masada bir bilgisayar görür ve karısına e-mail atmaya karar verir. Fakat yazdığı mesajı farkında olmadan yanlış bir adrese gönderir…. Tam bu sırada mailin gittiği yerdeki kadın, kocasının cenaze töreninden evine yeni dönmüştür. Bilgisayarındaki maili görür, arkadaşlarından geldiğini sandığı maili okuyunca olduğu yere yığılıp kalır. Odaya giren annesi yerde yatan kızını ve ekrandaki mesajı görür. Kime : Sevgili karıma, Konu : Yerime ulaştım,Tarih:16 Mayıs 2004, Benden haber aldığına şaşıracağından eminim. Burada bilgisayar var ve sevdiklerimize e-mail gönderebiliyoruz. Buraya yeni ulaştım ve kaydımı yaptırdım. Her şey yarın senin de buraya geleceğini düşünülerek hazırlanmış. Seninle buluşmayı dört gözle bekliyorum. Umarım benim gibi sorunsuz

bir yolculuk geçirirsin.

Not : Burası çok sıcak!!!

 

 

OTOBÜS ŞÖFÖRÜ

Otobüs Şoförü Hidayet ölünce cennetin kapısında kuyruğa girer. Hemen önünde bekleyen adam pederdir. Kapıda bir melek beklemektedir. Melek pedere sorar: – Hiç günahın var mı peder?

– Aziz melek ben rahiptim. Tüm hayatim boyunca hep tanrıma dua ettim. Karime ve çocuklarıma sadik kaldım. insanlara ve hayvanlara hep yardim ettim ..

Melek:

-Çok iyi, bunları biliyorduk zaten. Al sana cennetin gümüş anahtarı der. Ve sonra Hidayet’e döner.

-Senin hiç günahın var mı?

Hidayet:

– Ben de her zaman hayvanlara ve insanlara iyilik yapardım. Tanrıya dua etmedim açıkçası, inancım da zayıftı ve bir günahım vardı.. Çok sert ve hızlı otobüs kullanırdım. Melek Hidayet’e doneler ve bunu da biliyoruz..Çok iyi al sana cennetin altın anahtarı..

Peder bu olaya çok sinirlenir:

– Ben hayatimi tanrıya adadım siz de gidip bu adamı cennette benden ustun tutuyorsunuz, haksizlik değil mi ?!!

Melek gülerek:

-‘Oğlum sen vaaz verirken herkes uyuyordu ama Hidayet otobüs kullanırken herkes dua ediyordu. Skor farklı yani..’

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.