DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 11°C
Parçalı Bulutlu

EL-BAB ÖNEMLİ, KOSGEB’TE AMAÇ HASIL OLMADI

22.12.2016
928
A+
A-

Silahlı Kuvvetlerin El-Bab operasyonu son derece haklı. Bu önemli mücadeleyi çoğunluğunu Türkmenlerin oluşturduğu Özgür Suriye Ordusuyla yürütüyoruz. Her gün şehit haberleri gelip içimiz yanarken, El-Bab’ın da ülkemiz için ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Eğer o bölge DAEŞ’ten temizlenmezse PKK ve PYD’nin Amerika desteğinde oluşturmaya çalıştığı Kürt koridorunun da önüne geçemeyiz. Türkiye bu konuda haklıdır. Amerika hem haksız hem de Türkiye’ye karşı ihanet içerisindedir. Cumhurbaşkanı Erdoğan bunu görmüştür. El-Bab onun için gereklidir vurgusunu haklı olarak yapmaktadır. Bölge ileride inşallah barışın tesis edildiği günlere kavuşurken Suriye’nin yeni şeklinde o an mevcut durumunu koruyan güçlerin pozisyonlarını koruyacağını da bilmeliyiz. Bu konuda yapılan eleştiriler belki canımız çok yandığından, şehit haberleri çok sık geldiğinden yapılıyor olabilir. Haklılık payı vardır. Biz hiç bir zaman bir tek askerimizin bile burnunun kanamasını istemeyiz. Lakin, El-Bab alınmalı ve bizim kontrolümüzde olmalıdır.

KOSGEB’TE AMAÇ HASIL OLMADI

Yangından mal kaçırır gibi müracaat günü kısa tutuldu. Dediler ki 250 bine yakın Kobi müracaat etti. Kredi ise 15 bin işletmeye verilecek. Öp babanın elini. Burada adalet nerede? 15 bin kişinin içerisinde gerçekten çok ihtiyaç sahibi olan ne kadar işletme var onu bilemeyiz. Durumu uyanlar o paraları alacak, diğer 235 bin kişi de avucunu yalayacak. Bu sayının tüm müracaatlar alınmış olsa bir milyona kadar çıkabileceğini ön görmekte mümkün. Peki bu iş nasıl olacak? O haktan tüm Kobiler yararlanmadığı sürece bir başka şekliyle tıkırları yerinde olanlar değil de gerçek ihtiyaç sahipleri tespit edilip onlara kapı açılmadığı sürece bu kredinin eşit ve adil olduğundan nasıl bahsedeceğiz? Şimdi çıkın sokakta etrafınıza bakın. Esnaflarla konuşun, göreceksiniz ki büyük sıkıntı içerisindeler. Kimileri de tahammül edilebilir sıkıntı sınırlarını çoktan aşmış bile. Dememiz o ki esnaf isyan halinde. Niçin her ihtiyaç sahibi esnafa değil de sadece genel toplam içerisinde denizde damla misali çok az sayıda bir esnafa? On beş bini büyük bir rakam gibi görmeyin, onu seksen bir ile bölüştürdüğünüz takdirde sayının ne kadar aza indirgendiğini göreceksiniz. Demek ki bu bir avuç esnafın veya bir avuç şanslının yararlanacağı bir imkan konumunda. Haksızlık değil mi? Bana göre haksızlık. Sayı her ay on beş bin esnafla sınırlandırılmış olsa hadi bir derecede dertlere derman olur diyelim. Bir yılda 180 bin esnaf yapar. O durum bile KOSGEB sitesine girmeyi başaran müracaatını gerçekleştirmiş esnafların ihtiyacını karşılayacak düzeyde değil. Bir sonraki yıl altmış bin yapsanız, 360 bin esnafa ulaşırsınız. Aşağı yukarı bu işlem her ay devam etmek kaydıyla her yılda verilen krediyi on bin lira arttırmak kaydıyla ancak üç yılda şekle girer. Yani şunu yapabilirsiniz bu yıl için elli bin, önümüzdeki yıl için altmış bin, bir sonraki için de yetmiş bin TL kredi kullandırılacaktır deyin; hiç olmazsa kredi alamamış ama alması gereken esnafları da umutsuz bırakmamış olursunuz.

Nafakası Bitince Ömrü de Bitti

nafakaZamanın halifesi Harun Reşit, baş kadı Imam-ı Ebû Yusuf’la büyük velî Davud-u Taî Hazretlerini ziyarete gitmişti. Davud-u Taî Hazretlerinin evine varıp kapısını çaldılar. Kapıyı büyük velînin yaşlı annesi açtı. Harun Reşit ve Ebû Yusuf yaşlı kadına Davud’la görüşmek istediklerini söylediler. Kadın içeri girip görüşmek istediklerini söyleyince, Davud-u Taî Hazretleri:

— Benim dünya ehli kimselerle işim yok, diyerek kabul etmedi.

Halife ve Ebû Yusuf, Şeyhin annesinden” görüşmelerini temin etmesini rica ettiler. Annesi gelip tekrar kabul etmesini isteyince, Davud-u Taî Hazretleri:

— Anneye itaat Allah’ın emri olmasaydı; görüşmeyi kabul etmezdim… Fakat anneme isyan etmiş olmaktan korkarım, dedi ve görüşmeyi kabul etti.

Halife ve -baş kadı içeri girdiler. Hazreti Davud, halifenin elini sıktıktan sonra:

— Eğer ateşte yanmayacak olsaydı ne zarif ve güzel bir el, dedi ve birçok nasihatta bulundu.

Ayrılacakları zaman halife, Davud-u Taî Hazretlerine bir kese altın vermek istedi. Fakat Davud Hazretleri kabul etmeyerek:

— Harcamak için helâl mirasım olan evimi sattım. Onun parası bitince de ömrümü sona erdirmesi için Allah’a dua ettim, dedi.

Harun Reşit parayı vermeden oradan ayrıldılar.

Aradan hayli zaman geçmişti.. Ebû Yusuf Hazretleri, Davud-u Taî Hazretlerinin irtihal ettiğini söyledi. Hakikaten büyük veli o gün irtihali dar-i beka etmişlerdi. İmam-ı Ebû Yusuf’a bunu nereden bildiğini sordular. O şöyle anlattı:

— Davud Hazretlerinin yakınlarından onun ne kadar parası olduğunu ve günlük ihtiyacı için ne kadar sarf ettiğini öğrendim. Hesap ettiğimde bugün parasının bitmesi lâzımdı. Parası bitince de ömrü bitmiş olacaktı. Çünkü Allah’a (C.C.) öyle dua etmişti. Allah onun duasını reddetmez kabul eder.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.