DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 20°C
Sağanak Yağışlı

İKİNCİ İSTİKLAL SAVAŞI, İSRAİL VE UYUYAN GÜZELLER

25.12.2016
766
A+
A-

İKİNCİ İSTİKLAL SAVAŞI, İSRAİL VE UYUYAN GÜZELLER

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İkinci İstiklal Savaşı sözleri son derece önemli. Biliyorsunuz, bu savaş o dönemde yedi düvele karşı verilmişti. Şöyle farklılaştırabiliriz, Birinci İstiklal Savaşında yurdumuz işgal altındaydı, biz iki düşmanla mücadele ediyorduk; biri işgalciler diğeri de onların içimizdeki işbirlikçileri. Sonuçta yendik. Bir büyük millet, yine bir büyük lider etrafında toplanarak “Ya istiklal ya ölüm” felsefesiyle Misak-ı Milli sınırlarını çizdi. İtalyanları, Fransızları, İngilizleri, Yunanları, topraklarımızdan kovduk. Şimdi Sayın Cumhurbaşkanı İkinci İstiklal Savaşı diyor. Konuya şöyle bakalım, evet ülkemiz işgal altında değil. Lakin işgal etmek isteyen emperyalist güçlerin içimizde epey hain işbirlikçileri var. PKK, DAEŞ ve FETÖ. Üçünün de birbirinden farkı yok. Piyon olan bu alçak örgütler, masum insanlara saldırıyor. Sinsi planlarla ortaya çıkıyor. E zaten hain terör örgütü deyince, bunlardan mertlik bekleyecek halimiz yok ya. Baktılar ki Türk Milleti teröre karşı tek yürek olmuş, inanın epey ürktüler. Hatta perişan oldular. Çünkü biliyorlar ki bu beyhude alçaklıkları ve çabaları sonuç vermeyecek. İkinci savaşımızı dokuz yüz kilometre sınırımız olan Suriye’de veriyoruz. “Bizim orada ne işimiz var?” demek şu an için geçerli değil. Çünkü artık oraya girmişiz, Suriye’de beş yıldır büyük savaşlar yaşanıyor. Eğer o koridoru açmasaydık, Türkiye’nin güvenliği açısından önemli bir engeli ortadan kaldırmamış olacaktık. Bizim adımıza çok kötü bir sonuç zinciri oluşturabilecek hareketi engelledik. Evet şehitler veriyoruz, yüreğimiz yanıyor, ama zaman şimdi birbirimize karşı karşılıklı ağır suçlamalar zamanı değil, olmamız gerektiği yerdeyiz, yapmamız gereken bizim için savaşan askerlerimizin her türlü imkanımızla yanında olmak.

 

ATATÜRK CEHALETİ İŞARET ETMİŞTİ

Binlerce yıllık devlet geleneği olan Türk Milletini yenmek mümkün değildir. Tarih bunu böyle yazar, böyle gösterir. Sonuçta bu kötülükleri yok eden biz olacağız. Alçaklar bertaraf olup, hak ettiklerini bulacaktır. Bundan en küçük bir şüphem yoktur. Peki, dönelim Birinci İstiklal Savaşına, Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk büyük zaferden sonra ne demişti? “Beyler şimdi en büyük savaşı başlatıyoruz.” Etrafındakiler şöyle bir şaşkın bakıştan sonra “O nedir?” dediklerinde Gazi cehaletle savaşı işaret etmişti. Evet, biz İkinci İstiklal Savaşını yine kazanırız, ondan sonra da cehaletle savaşı da mutlaka kazanmak zorundayız. Çünkü cahil cühelanın ne söylediği dinlenir, ne de verdiği kararlarda isabet olur. Ne kendisine faydası olur, ne de ülkesine faydası olur. Cahil cühela derken sakın okumamış insanları kast ediyorum zannetmeyin. Cehalet, bu ülkenin kültürünü iyi anlayamamak, bu dünyada niçin var olduğunu iyi kavrayamamaktır. Yani sapla samanı karıştıran bunlardır. At iziyle it izi bunların yüzünden birbirine karışır. Şimdi İkinci İstiklal Savaşından sonra en büyük savaşın da yeniden cehaletle savaş olduğunu hiç kimse aklından çıkarmasın.

 

UYUYAN GÜZELLER VE FETÖ YAPILANMASI

Bu ülke hepimizin. Sayın Cumhurbaşkanının “Birlikte Türki’yeyiz” sözünü çok yerinde bulurum ve severim. Demek ki bu ülke birinin değil hepimizin. O halde herkes ağzından çıkanı kulağı işitir hale gelecek ve eline, diline, beline hakim olacak. Biz birbirimizle amansız bir siyaset kavgası yaparken, hain terör örgütü FETÖ, İsrail’in Uyuyan Güzeller yapılanması içerisine girdi. Polise, orduya, milli eğitime sızdı. Ülkenin kılcal damarlarında bu alçak örgütün varlığı sonunda bize büyük bedeller ödetti. İsrail’in Uyuyan Güzelleri’yle FETÖ’nün yapılanması arasında farklılık şu; İsrail’in Uyuyan Güzelleri dünyanın her yerinde vardır. Onları hiç kimse bilmez ve tanımaz. Görev aldıkları anda ölümüne o görevi yerine getirirler. Biz içimizde belki bakkal olan uyuyan güzeli bilemeyiz. Kimi manavdır, kimi siyasetçidir, kimi bürokrattır, kimi şudur, kimi budur. FETÖ’nünkiler ise hep bilindi. Biliyoruz ki bir zamanlar FETÖ’cülük modaydı. Zaman gazetesi pekte popülerdi. Biz o gazeteyi istemedik diye bizi hiç sevmediler. İyi de yaptılar. Çünkü biz nerede olduğumuzu bilen, bu bayrağı seven, ona candan bağlı, yurtsever, milliyetçi, muhafazakar insanlarız. FETÖ her yere daldı. O güzeller ne kadar çirkin olduklarını 15 Temmuz’da gösterdiler. Büyük Türk Milletinin tokadıyla da hak ile yeksan oldular. Şimdi ölmedik varız mücadelesi verdikleri söyleniyor. Rus Elçinin öldürülmesi bu amaca yükleniyor. Hepsi hikaye. Onlar bir daha uyanmamak üzere bu millet tarafından tarihin karanlık sayfalarına gömüldüler.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
4 Şubat 2018
10 Ağustos 2018
18 Kasım 2019
15 Ekim 2018
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.