DOLAR 6,8702
EURO 7,7767
ALTIN 397,73
BIST 8,6821
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 30°C
Az Bulutlu

MİLLİ SEFERBERLİK

15.12.2016
634
A+
A-

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın teröre karşı Milli Seferberlik ilan etmesi televizyon ekranlarına yansıdığında annem yazıyı okumuş, ama kulakları ağır işittiği için iyi duyamamış, bana dönüp “Oğul bu milli seferberlik ne demek? Savaşa mı gidiyoruz? Ne oluyor?” dedi. Dedim ki “Ana zaten içeride yabancı güçlerin maşaları, piyonları, hainleri var. Bize delikanlı gibi savaş açamayanlar, bilek güreşinden kaçanlar, içimizdeki hainleri kullanıyorlar. Hani şu bir kaç gün önce İstanbul’da, Beşiktaş’ta polis aracına saldırılmış 38 polisimiz 6 vatandaşımız şehit olmuştu ya, işte ondan sonra Türkiye’de bildiğin gibi herkes birlik ve beraberlik adına sokaklara dökülerek, milli bir duruş sergiledi. Halkın ülke sevgisi konusundaki ferasetini iyi bilen ve bunu gören Cumhurbaşkanı Erdoğan da teröre karşı milli seferberlik ilan etti. İş bu.” Annem “Hee, savaşa falan gitmiyoruz” dedi yine. Şimdi ona nasıl anlatayım ki, Suriye’de zaten savaşıyoruz. İçimizdeki hainlerle de savaşıyoruz. Ona dönüp, “Yok yok anne merak etme, bizimle mertçe savaşmaya kimsenin gücü yetmez.” Anam lafa girdi “Eee Çanakkale’yi bilmem mi oğlum” dedi. Sonra Kurtuluş Savaşı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk derken, işi günümüze kadar getirdik. “Bak Ana” dedim, “Cumhurbaşkanı Erdoğan şunu demek istiyor; kim teröristi nerede görürse, şüphelenirse, bu durumu hiç çekinmeden polise askere ilgili yerlere bildirsin. Bu önemli. İkinci önemli husus, seksen bir vilayetin her yerinde teröristlere karşı her zaman birlik ve beraberlik içerisinde olacağımız mesajını verin. Millet te bunu yapıyor zaten. Bak insanlar o parti, şu parti, bu parti demeden ellerine bayrakları alıp, sokaklara dökülüyorlar. Bu çok çok önemli. Hani Beşiktaş ile Kayserispor maç yapmıştı ya, hani elde edilen gelir şehit ailelerine bağışlanacaktı ya, işte orada çok güzel bir tablo sergilendi anacım. Maç Beşiktaş-Kayseri arasında olmasına rağmen tüm takım taraftarları, kendi takımlarının formasını giyerek o maça koştular. İşte milli seferberlik budur anacım. Öylesine zor günlerde hani şu meşhur söz var ya, Büyük Önder Atatürk’ün söylediği, ‘Söz konusu vatansa gerisi teferruattır’ yani anlayacağın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısı yerindedir ve doğrudur. İçte ve dışta Haçlı ruhu ve Müslüman Türk düşmanı zihniyet, kol kola vererek bize karşı birleştiler. 1915’te 18 Mart’ta bu millet yani atalarımız Çanakkale’yi nasıl geçilmez kıldılarsa, bil ki bu millet bu ülkeyi de düşmana karşı ister içeride ister dışarıda olsun, her zaman geçilmez kılacak yüreğe, bileğe, güce, kudrete ve azme sahiptir.” Evet anlayacağınız zaman siyaset yapma zamanı değildir. Zaman Türkiye için el ele verme zamanıdır. Herkes teröre karşı mutlaka ve kesin olarak milli bir duruş sergileyecek, iktidarda kim olursa olsun terör konusunda yanında olup destek verecek. İktidar da muhalefetin, halkın sivil toplum örgütlerinin önerilerini can kulağıyla dinleyecek. Hepimiz Türkiye için çalışırsak bu zor ve zahmetli günleri atlatırız. İnşallah Milli Seferberlik felsefesi seksen bir vilayetteki yetmiş dokuz milyon insanımızı kucaklayacak anlayış ve kudretle amacına ulaşır.

 

Bu Cihanın Hali

Muhammed Alp Uluğ Harzemşah, tamamiyle mahvolmuş Sebzvarlılarla savaşa gitmişti. Askerine hücum emri verdi. Ordusu düşmanı bozdu. Şehirliler huzura gelip secde ederek aman dilediler.

– “Ey büyük sultan canımızı bağışla sana vergi verelim, emirlerini dinleyip kul, kölen olalım.” dediler.

Padişah :

– “Ne altınınızı istiyorum ne gümüşünüzü eğer bana şehrinizde bulunan bir Ebubekir’i getirmezseniz, şehrinizi yerle bir ederim.” dedi.

Halk feryat edip :

– “Ne istersen iste fakat bu şehirde Ebubekir diye birini isteme.” dediler.

Padişah sinirlenerek :

– “Bre mecusiler, eğer bir Ebubekir bulup getirmezseniz hiçbir şey sizi kurtaramaz, boşuna uğraşmayın.” dedi.

Bunu duyan şehirliler, her köşeye, her bucağa haber gönderdiler. Herkes Ebubekir isimli birini arıyordu. Böylece üç gün üç gece aradılar nihayet yıkık bir viranede, bir Ebubekir bulabildiler.

Bu hasta ve zavallı adam bir yolcuydu. Hastalanmış bu viraneye sığınmıştı, bir köşede yatıp kalmıştı. Onu görence :

– “Çabuk, dediler, padişah seni istiyor. Senin yüzünden bütün şehir viran olmaktan kurtulacak, kalk seni padişaha götüreceğiz, yürü.” dediler.

Zavallı adam yattığı yerden cevap verdi :

– “Eğer kalkıp yürümeye mecalim olsaydı yoluma devam eder, sevdiklerime bir an önce yetişirdim.” dedi.

Bir sedye bulup getirdiler hasta adamı koyup padişaha götürdüler…

* Ey kardeş bu cihan Sebzvar şehridir. Allah (c.c) dostu burada zayi olur gider…

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.