DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 36°C
Sıcak

TÜRKİYE TERÖRE NİÇİN BOYUN EĞMEZ?

17.12.2016
764
A+
A-

TÜRKİYE TERÖRE NİÇİN BOYUN EĞMEZ?

Evet, yukarıda attığımız başlığın izahını şöyle yapalım, binlerce yıllık bir devlet geleneğimiz var. 16 büyük imparatorluk kurmuşuz, on yedincisi de Türkiye Cumhuriyeti Devleti olmuş. O binlerce yıllık geçmişte uğramadığımız saldırı, baş etmek zorunda kalmadığımız ihanet ve alçaklıklar, saymakla bitmez olmuş. Savaşlar görmüşüz, kendi içimizden vurulmuşuz. Sonunda hiç bir zaman ne boyun eğmişiz, ne de diz çökmüşüz. Zaman zaman yurdum insanı “Ölümden öteye köy yok” der. Bu laf için söylenmemiştir. İstanbul’un burçlarına Osmanlı Sancağını diken Uluabatlı Hasan orada. Üç top mermisiyle Goliath’ı yerle bir eden Ali Haydar Öztalay orada, Seyit Onbaşılar, Nene Hatunlar, Naciye Hemşireler derken; bizde bugün buradayız. Alçak terör, aklı sıra Türkiye’yi yıldırırım zannediyor o düşüncesine içimizden kattığı hainlerle yol alırım sevdasında. Olmaz. Teröre boyun eğmek, binlerce savaşı kazanan bu asil millet için hikayedir. Olmaz. Bizim canımızı acıtmaya devam etseler de, olmaz. Sonunda bu büyük millet kendini yok etmeye çalışan her ne varsa onu ezecek ve bertaraf edecektir. Mehmet Akif Ersoy’un dediği gibi “Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır” bu topraklar öyle vatan olmuştur. Her karışı şehit kanlarıyla sulanmıştır. Akif yine devam ediyor “Sahipsiz olan bir vatanın batması haktır. Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır.” Sen dediği bizler. Ay yıldızlı bayrağın altında yaşayan koskocaman bir millet. Duyduğu her ezan sesiyle aşk ile yüreği titreyen bir büyük millet. Bu ülkeyi hiç bir şekilde ve hiç bir zaman feda etmeyeceğimizin özetini de Gazi Mustafa Kemal Atatürk şöyle beyan ediyor, “Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır. Ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.” İşte bizim kapak konumuz budur. Bu ülkede bu aşkla, bu inançla ve bu felsefeyle yaşayan herkes gayet iyi biliyor ki biz dünya var oldukça yoluna devam edecek, bir büyük milletin şanlı şerefli fertleriyiz. Yedi düvel bir oldu üstümüze geldi, Çanakkale’ye geçemedi. Yedi düvel yine bir oldu, üstümüze geliyor, alçak terör örgütü FETÖ ile içten feth ederim dedi, gördüğünüz gibi o alçakların kendileri tarumar oldu ve yok edilmeye devam ediyor. Bunlar FETÖ’sü ile DAEŞ’i ile PKK’sı ile hepsi bir araya gelip üst akılın emperyalist güçlerin bir maşası olarak akılları sıra terörle bize höt dedirtmeye çalışıyorlar, ama biz onlara bir höt dediğimizde de o kelimenin devam eden kısmını siz daha iyi bilirsiniz. Aynen o duruma geliyorlar. Önceki gün Kayseri’de ne yazık ki yine alçakça bir saldırı sonucu bu defa askerlerimiz şehit oldu. İçlerinde sivil vatandaşlar ve öğrencilerin de olduğu canlarımız yaralandı. Şehitlere Allah’tan rahmet kederli aileleri ve yakınlarına ve yüce Türk milletine sabırlar, yaralı kardeşlerimize de acil şifalar diliyoruz.

 

Bedevinin Köpeği

Bir bedevinin çok değer verdiği bir köpeği vardı. Bir gün bu köpek hastalandı can çekişiyordu. Bunu fark eden adam ağlayıp gözyaşı dökmeye başladı. O sırada orada bir dilenci geçiyordu; merek edip sordu :

– “Neden böyle ağlıyosun? Ne oldu? ” dedi.

Adam hüzünle cevap verdi :

– “Bir köpeğim vardı, çok akıllı çok marifetli bir köpekti, bak işte şuracıkta, yolun üstünde ölüyor, onun için ağlıyorum.” dedi.

Dilenci sordu :

– “Köpeğinin derdi neydi, neden ölüyor?” dedi. Bedevi cevap verdi :

– “Zavallı köpeğim açlıktan ölüyor.” dedi.

Bunun üzerine dilenci sordu :

– “Elinde şu dolu dağarcıkta ne var.” dedi.

Bedevi :

– “Dün geceden kalan ekmeğim, azığım.” dedi.

Dilenci:

– “Madem öyle neden o zavallı köpeğe bir parça ekmek vermedin de şimdi ağlayıp duruyorsun.” dedi.

Bedevi :

– “Ekmeği insana kimse bedava vermiyor, fakat gördüğün gibi gözyaşı dökmek bedava… Onun için bırak da doya doya ağlayayım.” dedi.

 

Bakkal Ve Papağanın Hikayesi

Bir bakkalın renkli güzel sesli ve çok iyi konuşan bir papağanı vardı.

Bu papağan dükkanın adeta bekçiliğini üstlenmişti ; gelenlere güzel nükteler söyleyip, şakalar yapardı.

Tıpkı bir insan gibi konuşmasının yanında ayrıca çok güzel de öterdi.

Bakkal bir gün evine gitmişti. Papağan da her zaman olduğu gibi dükkanı bekliyordu. O sırada bir fareyi kovalayan bir kedi dükkandan içeriye daldı. Korkudan ne yapacağını şaşıran zavallı papağan ordan praya kaçarken gül yağı şişesini devirdi , ortalığı birbirine kattı. Biraz sonra evinden dönen dükkan sahibi durumu görünce çok kızdı ve kızgınlıkla papağanın başına vurdu. Vurunca da olan oldu papağanın dili tutuldu, başındaki tüyler döküldü. Zavallı başı kel oldu. Günler geçti fakat papağan bir türlü konuşmadı.

Bakkal yaptığına bin pişman oldu. Ah vah ederek saçını sakalını yoldu.

“Elim kırılsaydı da zavallı kuşa vurmasaydım.” diye kendi kendine söyleniyor, kuşu yeniden dile gelsin diye yoksullara sadakalar veriyordu. Aradan üç gün üç gece geçti, fakat kuş hiç konuşmadı. Bakkal bu kuş artık konuşmayacak diyerek üzüntüyle kara kara düşünüyordu. O sırada başı kabak gibi tamamen tüysüz biri geçiyordu. Bunu gören papağan hemen dile gelerek konuşmaya başladı :

– “Ey kel neden öyle kel oldun, yoksa sen de mi gül yağı şişesini döktün?” diye seslendi. Bunu duyan herkes gülmeye başladı. Çünkü papağan gördüğü bu adamın da kendisi gibi gül yağı şişesini devirip kırdığını, bu yüzden sahibinin onunda başına vurarak saçlarının dökülmesine sebep olduğunu sanmıştı..

Her iki arı da aynı çiçeğe kondu, aynı yerden beslendi. Birinin yediği bal, diğerinin ki zehir oldu…

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.