DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 16°C
Yağışlı

AİLEM DE TATİLDE

24.01.2017
1.545
A+
A-

“Evet, ama 6 Şubat’a kadar ailem de tatilde.” dedi, otobüste tanıştığım, 5. sınıf bir erkek öğrenci. Ayakta başka kimse var mı yok mu, bakındıktan sonra “oturabilir miyim?” diyerek yanımdaki boş yere oturdu. Karnesi elindeydi.

Aramızda geçen kısa diyalogu aynen aktarıyorum. Zira ne yaptığını, nereye varmak istediğini bilen, pek çok öğrencinin yanında bunun farkındalığı dikkatimi çekti.

“Karnene bakabilir miyim?”dedim. Beden dili, karnesine olan güveni fazlasıyla yansıtarak “tabii, takdir aldım” dedi, uzatırken. “Takdir almışsın, o halde tatili hak ettin.”dedim. “İyi ama sadece ben değilim hak eden” deyince,  “haklısın, öğretmenlerin de hak ediyor” demeye kalmadı,

Hemen ekledi, “evet ama 6 Şubat’a kadar ailem de tatilde” J J Gülümsedim ve sordum. Neden? Aile içi, iç disipliniyle anne ve babasının kendi çalışma saatlerine ve sorumluluklarına özen gösterdiğini ifade etmeye çalıştı.

Anne baba kendileri okumadıkları için eğitimlerine özen gösteriyorlarmış. Babası az bir gelirle çalışıyor, annesi ev hanımıymış. Bir de ablası varmış, o da çok çalışkan, liseye gidiyormuş.

“Ablamla ben çalışayım diye akşamları televizyonu açmıyorlar, çünkü bir odada soba yanıyor, orada hepimiz oturuyoruz.” dedi.

“Annen için biraz kolay olmasa gerek” dedim, onca dizi var izleyemiyor. O kadar kesin bir dille, “ yo, hiç de öyle değil, annem kafam dinleniyo, bana ne onların ettiklerinden, dedi bize”. Bana kazak örüyor, ablamınkini bitirdi.”

“O zaman şanslısınız, sessiz bir ortamda ders çalışıyorsunuz” dedim. Evet, haklısınız diyeceğini düşünürken, ne dedi biliyor musunuz?

“O şansı biz yaratıyoruz, annemle babam bizim için fedakârlık yaparken, bizde onların bu sunduğu ortamda,  derslerimize asılıyoruz. Hem de her akşam, şans yok ki burada.”

Her yaptığımızın bir seçim sonucu olduğunu, hatırlattığının farkında değildi. Şans da ne ki, onu yaratan bizim seçimlerimiz değil mi? Belki önceden verdiğimiz kararların ardındaki bir seçimin yansıması olamaz mı?

Bundan sonra tek bir soru sordum, fazlasına gerek duymadan.

Kendisi farkında olmasa da çok kitap okuyan bir çocuğun yorumları vardı konuşmalarında. “En son hangi kitabı okudun?”,

“Nerden anladınız çok kitap okuduğumu diye soruma soruyla cevap verdi ve ekledi, 15 YAŞINDA BİR KAPTAN (Jules Verne)”

Hani bizler sürekli sen çocuksun yapamazsın, sözleriyle büyütüldük ya, şimdiler de bunu biraz daha uygun dille söylüyorlar, işte bu tür çocuklarında kendi başlarına bir şeyler yapabileceklerini, sorumluluk ve görev bilinciyle iş bitirenlerin başarısını anlatan bir kitaptı okuduğu. Bende okumuştum ama onun yaşında değil maalesef.

Siz okudunuz mu? Tavsiye ederim. Yetişkinken de okuması keyifli bir kitap. Yılların öğretmeni olarak, bunları duymanın mutluluğuyla arabadan indim.

İndim ama aklım o temiz, pak, şirin ve sevimli bir o kadar da özgüveni yerinde olan öğrencide kaldı. Anne babası ne kadar gururlansa azdır.

Derslerine asılan diğer öğrenciler geldi aklıma. Onlarında anne babaları tatilde mi acaba? Eminim onlarda başarmanın haklı tatilini yaşıyorlardır.

Karnedeki düşük notlar, sadece okul başarısını gösterir. Oysa öğrencinin başarılı olduğu başka özellikleri de vardır. Her öğrenciyi kendi özellikleri içinde değerlendirip yeniden yapılandırabiliriz.

Sözüm şimdi, karnesini aldıktan sonra, “keşke daha çok çalışsaydım” diyen sevgili öğrencilerimize,

Önemli olan yeniden çalışma isteğini sağlayabilmektir. Düşen notlar, tıpkı bizlerin yolda düştüğü gibidir. Yolda düştüğümüzde,”ben düştüm artık kalkamam mı deriz?”. Üstümüzdeki tozları silkeler, zorda olsa kalkmaya gayret ederiz değil mi?

Notlarımızda böyle, düştüyse yükselebilir, bunun için tıpkı kalkmaya çalıştığımız gibi, çaba göstermeliyiz. Ama önce bir hafta dinlenelim biraz şu kasveti dağıtalım, keşkelerimizden uzaklaşalım, kalan bir haftası içinde de en çok zorlandığımız, hatta derste iyi dinlemeyip, temelini oluşturamadığımız konuları önce ele alalım.

Her sabah dinlenmiş zihinle 08.00’ de başlayıp 15 dakika arayla toplamda 90 dakikayı, bilmediğimiz konulara ayırırsak, çalışmış olmanın keyfiyle, güne mutlu başlarız. Bu bir anlamda bütün günün size kalması demektir, öyle ya 09.35 de dersiniz bitmiş olacaktır.

Akşam Saat 20.00’ de başlayıp tekrar aynı periyodu konuların tekrarına ayırırsak ikinci mutlulukla huzur içinde uyuyabilirsiniz. Günde üç saat ders çalışmak, düştüğünüz yerden hızla kalkmanıza sebep olacaktır inanın. İki saatlik çalışmadan sonra da iç huzurunuzla iyi bir gece uykusu uyumak, öğrenmeyi kolaylaştırır.

Canınız ders çalışmak istemiyorsa, sabah sabah keyfiniz yerinde değilse, düşük enerjinizi yükseltin. Bunun için burnunuzun sol deliğini kapatın ve sadece sağ delikten, on kere derin nefesler alıp verin, burun kanatlarınızdan havanın girip çıktığını hatta sıcaklaştığını hissedin. Çalışma isteğinizin arttığını, enerjinizin yükseldiğini hatta güne keyifle başladığınızı fark edeceksiniz. Şimdi derse başlayabilirsiniz.

Akşam ise günün sonunda hala hareketliyseniz, keyfiniz yerinde, enerjinizi çok yüksek hissediyorsanız ya da sinirli ve öfkeliyseniz, o zamanda sağ burun deliğinizi kapatarak aynı şekilde on kere derin nefesler alıp veriniz.

Evet, sevgili öğrenciler “Çalışmayı istiyorum” diyorsanız, A.Maurrois’ in bu sözünü hep hatırlayın lütfen, “İstemek, ‘İstiyorum’ demek değil, harekete geçmektir.” Her gün aynı saatte derse başlamak işinizi kolaylaştıracaktır.

Harekete geçebilmeniz dileğiyle, iyi tatiller dilerim.

 

 

 

 

 

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR
  1. Avatar NURŞEN GAZEZOĞLU dedi ki:

    Yine müthiştin cancağizım.Yine yüreğimi titrettin.Sevgiyle öpüyorum

  2. Avatar Fikran Koç Gökalp dedi ki:

    Arkadaşım seni kutlarım başarılarının devamını dilerim.

  3. Avatar Anıl Ersin dedi ki:

    Yazınız çok güzel öğretmenim biz de anne kız tatildeyiz öpüyoruz sizi