DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 20°C
Sağanak Yağışlı

BASIN ONUR GÜNÜNÜ ANLAMAYANLAR

16.01.2017
734
A+
A-

Gazeteciler genelde işini yapan insanlardır. Genelde diyorum, çünkü bu işi rant için yapıp gazeteciliği öne koyup farklı işlerle meşgul olanlar da vardır. Bunlar bizi ilgilendirmez. Biz gazeteciyiz. Bak 41 yıldır bu işi yapıyorum, dün Basın Onur Günü’ydü. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatında düzenlediği ilk ve tek basın toplantısının 93. Yılıydı. Bu mesleğe kırk bir yılını vermiş bir basın emekçisi olarak bana da Onur Plaketi takdim ettiler. Çok değerli büyüklerim, sırayla emek verdikleri yıla göre plaketlerini aldılar. En son ben sahneye çıktım. Şöyle bir baktım, hiç kimse eline mikrofonu alıp ta konuşmadı. Bu benim canımı sıktı. Ben aldım elime mikrofonu, Sayın Valim diyerek başladım, bir güzel içimi döktüm ve yerime oturdum. Arkadaşlar da bana takıldılar “En son sen olduğun için konuşmayı da sana bıraktık” dediler. Konuşacağız tabii, kırk bir yıldır yazıyoruz. Benden daha uzun yıllar hizmet verenler var. Bizim her zaman söyleyeceğimiz bir lafımız vardır. İyi ki de dedim. Sonra şöyle bir baktım, İzmit hakikaten bu konuda çok güzel. Sabancı Kültür Merkezi dolmuş. Kocaeli’nde basın güçlü. Ama Basın Onur Günü’nün anlamını da bilmeyenler var. Yazık. Biz kibirli insanlarla da mücadele ederiz. Hiç kimse unutmasın ki 15 Temmuz hain darbe girişiminde Türk Basını çok büyük bir sınav vermiştir. Onu hala anlamayanlar var, hala zavallı bir kibir içerisinde olanlar var ve artık herkes çok iyi görüyor ki sapla saman birbirinden ayrılıyor. Koskoca Gölcük’te bir kaç kurumun dışında bu özel günü hatırlamayanlara yazıklar olsun. Sadece kendi menfaatlerini düşünüp, toplumun menfaatlerini arka plana itenlere yuh olsun! Neyse, biz gazeteciyiz, önümüzdeki günlerde önemli gerçekler gün yüzüne daha çok çıkacak, bundan da kimsenin şüphesi olmasın.

FETÖ’NÜN KAHVALTICILARI

Öyle yaparmış bu örgüt. Kahvaltıda toplarmış milleti. Biz ne kahvaltı biliriz, ne kahvaltı yerini. Çünkü onlar bilirler kimlerin kapılarını çalıp, kimlerin çalamayacaklarını. Cumhurbaşkanı çok acı bir gerçeği itiraf etti. “FETÖ’yle mücadelede yalnız bırakıldım” dedi. Derken de işaret ettiklerinin kimler olduğu belli. Biz her zaman bu konuda yanındayız. Yanında olmaya da devam edeceğiz. Bugün bakıyoruz ki, korkudan tir tir titreyenler yani şu kahvaltıcılar, yani FETÖ’yle kol kola gezenler şimdi Sayın Erdoğan’a methiyeler diziyorlar. Peki, o hainler başarılı olsaydı, o zaman onlar hangi safta olacaklardı? Sayın Erdoğan’a methiyeler dizmeye devam mı edeceklerdi, yoksa çirkin yüzlerini gösterecekler miydi? Geçin bu işleri! Bak biz dün bu Cumhuriyetin yanındaydık, Cumhuriyete karşı olanların karşısındaydık, çizgimizde hiç değişmiyor. Sağda solda, ahkam kesmek çok farklı bir şeydir. Dolayısıyla herkes herkesin ne olduğunu bilir, gün gelir o sahte tipler de yerlerini bulur.

 HANEFİ AVCI’YA HELAL OLSUN

Kazım Abanoz, üzerimizde emeği ve hakkı olan değerli bir büyüğümüz. Efsane emniyetçilerden bir tanesi. Namusluluk ve dürüstlük timsali. Bizi yalnız bıraktı, göçüp gitti. Bir yanımız hep eksik kalacak. Başımızı omzuna koyacağımız çok değerli bir dostumuz ağabeyimiz yok artık. Gerçekten çok zor. Önceki gün Kavaklı Camii’nde okuması vardı. İçimiz buruk bir tuhaf ruh hali içerisinde Kavaklı Camii’ne gittik. Oturdum, dalgın dalgın etrafı seyrederken, baktım bir başka efsane Emniyetçi Hanefi Avcı. Hemen önüme oturdu. Çok gururlandım. İstanbul’dan kalkıp okuma için de gelmişti. Hastalığı sırasında da sonrasında da Hanefi Avcı, Kazım Abiyi ziyaret etmişti. Bu önemli bir vefa örneğidir. Helal olsun Hanefi Avcı’ya dedim. Kazım Abiyle devre arkadaşları. Okuma bitti, ben de kendisini gazeteye davet ettim. Sağ olsun kırmadı, bizleri şereflendirerek ziyaretimize geldi. Daha önce de yine rahmetli Kazım Abi vasıtasıyla birlikte yemek yemiştik. Epey konuştuk, sohbet ettik. Kazım Abanoz Abimizi rahmetle andık. Türk Polis Teşkilatının gerçek efsaneleri olan ve gerçekten o yüce mesleğe katkıları olan insanlarla beraber olmak, önemli. Vefa duygusu öylesine zor zamanlarda çok önemli. Bizler de Hanefi Avcı’yı takdir ettiğimizi bizzat, gazetemizde bir kez daha ifade ettik.

 

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.