DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 33°C
Parçalı Bulutlu

ÖZGÜRLEŞEN BEYİN

10.01.2017
1.377
A+
A-

Artık günümüzde pek çok bilgiye ulaşmak mümkün, sizde bunu biliyorsunuz. İstediğimiz her konuyu araştırabiliyoruz.

Özellikle kendimiz için, kendi kişisel gelişimlerimiz için o kadar çok bilgi mevcut ki, insan bilgi kirliliğinde boğulabiliyor.

Bununla birlikte, o kadar da çok yeni bilgiler giriyor ki hayatımıza, eskinin hükmü kalmıyor. Vücudumuzun biyolojik yapısı ve işlevi hakkında her geçen gün yeni bilgiler ekleniyor.

Özellikle beynimizle ilgili araştırmalar, tüm hızıyla sürüyor olmasına rağmen, hala gizemini koruyor. Beyin konusuna ilgim, rahmetli annemin Alzheimer olmasıyla başladı.

Ne kadar önemli olduğunu biliyordum ancak çok sevdiğiniz bir insanda beyin işlevinin kaybolduğunu görünce bilmenin de ötesine geçiyorsunuz.

O gün bugün ilgilenir, kayda değer olduğuna inandığım her yazıyı okumaya çalışırım, hele bir de öğrenmede ki önemini düşünürsek.

Beynimiz korunması gereken en önemli organımız ve yaradılışımız gereği fiziksel olarak da çok iyi korunuyor. Bu görüşü en doğrulayan ortam ilkokullarımızda teneffüs saatleridir. Şükürler olsun ki çok iyi korunuyor.

Herkesin beyni, sıkıştırılmış, iki yumruğu kadarmış. Beynimizden geçen, milyarlarca gerçek ve hayal, doksan milyon kalın kitabı doldururmuş.

Bir insan beyninde birbirine bağlı çalışan 100 milyardan fazla nöronlar yani beyin hücreleri varmış.

Öğrenmek, bu hücreler arasında dolaşan elektrik sinyalleri için yollar yaratmak ve bu yolları kuvvetlendirmekmiş.

Kuvvetlendirirken bu bağlantılar arasında küçük, snaps denilen aralıklar var ve yeni bir şeyin öğrenebilinmesi için, elektrik sinyalleri bu aralıktan karşıya geçmeliymiş.

Bu bilgiyi ilk öğrendiğimde beynimdeki elektrik sinyallerinin bu aralıklardan karşıya, nasıl daha iyi geçirebileceğimi düşündüm, o zaman aklıma şu soru takıldı.

“Ne yapabiliriz? Nasıl hızlandırır, nasıl canlı tutabiliriz?”

Negatif duyumların oluşturduğu, negatif duygular beynimize baskı yapar. Bunun için beynimizin özgürlüğe ihtiyacı var.

Öncelikle olumlu düşünmeli, bunu sık sık yaparak alışkanlığa dönüştürmeliyiz. Bu pozitif duygular beynimizin, daha iyi çalışmasını sağlayacaktır.

Bazı şeyleri aklımızda tutalım, en azından gayret edelim. Şimdi bunu okuyunca, “ben unuturum” diyenler oldu değil mi?

Olsun, bugün beş tane unuturuz yarın bire iner. Yeter ki vazgeçmeyelim.

Beynimiz ne kadar çok çalışırsa o kadar iyidir.  Telefon numaralarını,  isimleri, tarihteki ilginç günler gibi bazı önemli olayları aklımızda saklayabilir, yeni kelimeler öğrenebilir, anlamlarını hatırımızda tutabiliriz. Yaptığımız listeleri de buna dahil edebiliriz. Su doku ve bulmacalar çözebiliriz.

Uyku düzeni ve spor da beynimiz için önemlidir, uyku sırasında olaylar ve düşünceler kısa süreli hafızadan uzun süreli hafızaya aktarılır.

Spor da, beyne giden kanı artırdığı gibi, endorfin ( Mutluluk hormonu olarak da anılır.) salgılar ve stresi azaltır. Bu da daha iyi düşünmemizi sağlar.

Kitap okuyalım, beyin jimnastiği yapıp, çeşitli hafıza tekniklerini uygulayıp konsantrasyon çalışmalarına yer verelim.

En önemlisi kendimizi sevip, kendimize güvenelim. Bizi güldüren, anlayan ve mutlu eden insanlarla bir arada olalım.

Şimdi şu andayız ve her ne sıkıntımız varsa bir kenara koyalım, derin bir nefes alabiliyor olduğumuza şükrederek an’ın tadını çıkaralım.

Nefes eşittir, huzur ve mutluluk. O halde on derin nefes alalım, diyaframı kullanırsak daha da iyi olur, aldıkça mutlu olalım zira evde, iş yerinde biz mutluysak herkes mutlu değil mi?

O kadar kolay değil, diyorsan eğer, dürüst ol kendine, seni yoran şeyleri, kaygılarını belirle ve at çöpe, tutma onları, boşalt gitsin. Problemlerinle yüzleş, çıkış yolları ara ama bunları yaparken lütfen kendine saygı duy ve sev kendini, küçümseme ve asla suçlama.

Sonrasın da bilerek ya da bilmeyerek destek olan, olgunlaşmanı sağlayan, tecrübeler edinmene fırsat tanıyan, inciten herkese sessizce teşekkür et, duymak zorunda değiller.

Göreceksin özgürleşen beyin, seni kuş gibi hafifletip, içinde ki huzura kavuşturacak . Hatırla lütfen,  senden başka bir sen yok. Sevgiyle kal…

 

İncitenlere teşekkürler, beni güçlü yaptınız. Sevenlere teşekkürler, kalbimi büyüttünüz. İlgilenenlere teşekkürler, önemli olduğumu hissettirdiniz. Kaygılananlara teşekkürler, ilginizi gösterdiniz. Terk edenlere teşekkürler, hiçbir şeyin sonsuz olmadığını gösterdiniz. Kalanlara teşekkürler, gerçek dostluğun ne olduğunu gösterdiniz. Karşılaştığım herkese teşekkürler, bugünkü ben olmama yardım ettiniz

Alıntı

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
14 Haziran 2016
14 Haziran 2017
19 Şubat 2020
6 Mart 2018
25 Eylül 2020
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.