DOLAR 6,1565
EURO 6,7048
ALTIN 326,9
BIST 113.266
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 22°C
Parçalı Bulutlu

CUMARTESİ FIKRALARI

03.02.2017
641
A+
A-

Evini Tarlaya Taşı

Adamın biri, Hoca’ya

– Evim hiç güneş görmüyor, diye yakınmış.

– Tarlan görüyor mu? demiş Hoca.

– Evet, cevabını alınca:

– Öyleyse, Allah’ın güneşinden sakınma, evini tarlaya taşı.

kuyuya Düşen Eşek

Günlerden bir gün, Aliağa’nın köylerinden birinde, adamın birinin eşeği, kuyunun birine düşmüş.

Hayvancık saatlerce acı içinde kıvrandı, bağırdı kendi dilinde.

Sesini duyan sahibi gelip baktı ki vaziyet kötü. Zavallı eşeği kuyunun dibinde melül mahzun bakınıyor. Üstelik yaralanmış. Üstelik de kuyu derin. Karşılaştığı bu durumdan, kendini eşeği kadar zavallı hisseden adamcağız köylüleri yardıma çağırdı.

Ne yapsak, ne etsek, nasıl eşeği çıkarsak soruları havada kaldı. Sonunda karar veril di ki; bu eşeği, bu derin kuyudan kurtarmak için çalışmaya değmez. Tek çare, kuyuyu toprakla doldurmak.

Ellerine aldıkları küreklerle etraftan kuyunun içine toprak attılar. Zavallı hayvan, üzerine gelen toprakları, her seferinde silkelenerek dibe döktü. Ayaklarının altına aldığı toprak sayesinde, her an biraz daha yükseldi. Ve sonunda yukarıya kadar çıkmış oldu.

Köylüler ağzı açık bakakaldılar.

Hayat bazen bizimde üzerimize abanır. Toz toprakla örtmeye çalışanlar çok olur. Bunlarla baş etmenin tek yolu, yakınıp sızlanmak değil, düşünüp silkinmek ve kurtulmak, aydınlıklara doğru adım atmaktır!

 Fidye

Ekonomik kriz yüzünden büyük para problemi olan Temel, çocuk kaçırıp fidye istemeye karar vermiş. Şehrin büyük bir parkında çocuğun birini gözüne kestirmiş. Önce bir not yazmış :

“Çocuğunu kaçırdım.Bunu yaptığım için üzgünüm ama kusura bakma çünkü gerçekten paraya ihtiyacım var. Yarın sabah Saat 7’de falanca parktaki filanca ağacın altına bir siyah çantada 5 milyar getir.

İmza: Temel.”

Çocuğun yanına gitmiş, notu çocuğun ceketinin iç cebine koyup, doğruca evine gitmesini ve notu babasına göstermesini söylemiş. Ertesi sabah parka geldiğinde söylediği ağacın altında, söylediği renkteki çantada içinde 5 milyar olan emaneti bulmuş. Paraların yanında bir de not varmış :

“Paran purada ama bir Laz hemşehrisine nasıl peyle bir şey yapar inanamayrum.”

Genç Bayan Öğretmen

Genç kadının biri ilkokul öğretmeni olarak staja başlar, çok heveslidir. Bir gün teneffüs sırasında bütün çocuklar futbol oynarken bir çocuğun oyun alanının sonunda kenarda durduğunu görür.

Çocuğun iyi olup olmadığını öğrenmek üzere yanına yaklaşır ve çocuk bir sorununun olmadığını söyler. Bir sure sonra genç kadın çocuğun yine tek başına aynı yerde durduğunu görür, içi rahat etmez ve tekrar çocuğa yaklaşarak, “senin arkadaşın olmamı ister mısın ?” diye sorar, çocuk pek hevesli olmamakla birlikte “tamam” der.

İlerleme kaydettiğini düşünen genç öğretmen “Bütün çocuklar topun peşinde koşturup oynarlarken sen neden burada duruyorsun?” diye sorar. Afallayan çocuk hayretle cevap verir : “Çünkü.. ben kaleciyim!!!”

Fal Bakan Makine

Kayserili ve Temel zengin olmak için Amerika’ya gitmişler. 5 yıl sonra bulundukları yerde buluşmaları için kararlaştırmışlar. 5 yıl geçmiş ve Temel buluşacakları yere gelmiş, az sonra Kayserili de Limuzin ve de smokinle gelmiş. Temel şaşırmış hemen sormuş; Sen nasıl zengin oldun demiş. Kayserili bir tane makine ürettim, 5 dolar veriyorsun, elini koyuyorsun falına bakıyor, demiş. Temel de, o zaman seninle 1 yıl sonra tekrar buluşalım, demiş. 1 yıl geçmiş yine Kayserili aynı şekilde Limuzin ve smokinle gelmiş. Temel ise buluşmaya helikopterle gelmiş. Kayserili şaşırmış; peki sen nasıl zengin oldun bu kadar kısa sürede, demiş. Temel de demiş ki; Ben senin makineyi biraz değiştirdim. Elini koyuyorsun,5 dolar veriyorsun falına bakıyor. Elini geri alabilmek için ise 10 dolar veriyorsun, demiş..

 Su Katıyorlar

Adamın birini ramazanda içki içtiği için yaka paça kadıya götürürler. Çakırkeyif adamı görür görmez kadı:

– Behey kafir! Bu yasta hala içiyorsun bu zıkkımı. Utanmıyor musun? Bilmiyor musun haram olduğunu?

– Sırtınızdaki ipek kaftan da haramdır diye karşılık verir adam.

Kadı:

– Bunun içine pamuk katarlar

-Dünyada doğru adam mı kaldı, şaraba da yarı yarıya su katıyorlar…

 Kastamonu

Bölük komutani Ali okulu nu denetliyordu. Hasan`a sordu:

– Oglum, dünya kac parcadir?

– Bes parcadir komutanim.

– Say bakalim.

– Avrupa, Asya, Amasya, Tosya, Okyanusya.

– Sen nerelisin?

– Kayseriliyim, komutanim.

– Su haritada Kayseri`yi göster bakalim.

Hasan Kastamonu`yu isaret edince:

– Oglum, orasi Kastamonu.

– Kayseri`nin bir mahallesi sayilir, komutanim.

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.