DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 36°C
Sıcak

BİR KADIN VAR Kİ

07.03.2017
1.282
A+
A-

 

Bir kadın var ki,

Köyünün güzelliğinde yaşar hayatı. Bağa gider, bahçeye gider, toprağını beller buğdayını eker, yüzünde mutluluğun resmi, dilinde Anadolu türküleri vardır.

Bir kadın var ki,

Eşine dert ortağı, canına can, nefesine nefes, yoluna yoldaş olmuştur. Bazen bir aslan, bazen bir kedi gibi sokulgan, bazen de hırçın dalgalarla baş eden bir yunus.

Bir kadın var ki,

Hayatın bütün yükünü sırtında taşıyacak kadar kuvvetli. Ne kadar ağır yük olsa da sırtında, terini siler yine de taşır ama vazgeçmez, vazgeçemez sevdiklerinden.

Bir kadın var ki,

Canından can çıkarken, döktüğü gözyaşları sadece sevinç gözyaşlarıdır. Acısı yüreğindeki sevginin, o dayanılmaz gücüne teslim olmuştur.

Bir kadın var ki,

Bir erkeğin arkasında değil yanındadır, yöneticidir. Evini yönetir, okulu yönetir, şirketini, fabrikasını yönetir. En çok da kalpleri yönetmeyi bilir .

Bir kadın var ki,

Her türlü şiddetin ve üzüntünün içindeyken, hiç yaşamamış gibi yüzüne gülücükler kondurarak ister evde ister iş yerinde, kendini işine vermek için didinir durur.

Bir kadın var ki,

Evladını kaybetse de yüreğine taşlar basar, sadece yaşamış olmak için yaşar hayatı, kimisi de evladının ilgisizliğine bile katlanır, sevgisini yüreğinde taşıyarak.

Bir kadın var ki,

Aşık olur, Nefret de etse, karşılık bulmasa da sever. Her şeye rağmen sever. Kimileri ezilse de aşağılansa da hatta üzerine gül koklansa bile..

Bir kadın var ki,

Eşini kaybetmiş ya da terk edilmiş bile olsa, içten içe hiç belli etmeden sevgisini gömer. Kimi zaman ana kimi zaman baba olur evlatlarına, hem de kendini unutarak.

Bir kadın var ki,

Şükreder. Elinde bulunan, sahip olduğu bütün güzelliklere şükreder. Sıcak yuvasına, sevdiğinin sıcaklığına, bir oradan bir oraya koşturan çocuklarıyla şenlenen dünyasına şükreder, her şeye rağmen.

Bir kadın var ki,

Anadolu’nun bağrında doğmuş, parlayan güneşiyle beslenmiş, kaynağından akan gürül gürül suyundan içmiş, al yazmalı allı gelindir.

Kadınlarımız,

Eli kınalı, yüreği yaralı, erine eş, çocuğuna ana, vatanına feda olmuş. Nazife Kadın, Hatice Hatun, Kara Fatma Şimşek, Gördesli Makbule, Benal Arıman, Belkıs Şevket Hanım gibi adlarını sayamadığım yüzlercesi …

Ve kadınlar,

Aynı dünyada, ayrı hikâyeleri olsa bile kadın her yerde kadındır. Zariftir, güçlüdür, onurludur, sevmek ve de sevilmek ister. Sadece sevdiği için, sevdikleri için savaşır.

Bazen evinin hizmetçisi, bazen evinin hanımefendisidir. Söylediklerinize üzülür, kırılır, yüreğine dert eder. Bilmez ki aslında kelimelere yansıyan sizin kırılmışlıklarınızdır, sizin kendiniz için kabullerinizdir.

Eşinin, çocuklarının, arkadaşlarının sevdiklerinin ellerinde şekillenir, hayat bulur. Siz elinizde nasıl can verirseniz öyle can bulur.

Sevgileri, neşeyi, huzuru, mutluluğu, saadeti ve teselliyi taşır. Bir kadın aslında koca bir dünyadır. İçinde renkler, sesler, hareketler, hayaller, duygular, pişmanlıklar ve korkular vardır.

Bir de bir yerlerde asılı duran gözyaşları… Yuvarlanır gider, bazen sevdiklerinin üzerine bazen pişmanlıklarının ve korkularının en çok da kalbinin derinliklerine ama sessizce, kimi zaman mutluluktan, kimi zamansa….

Bugün 8 Mart, “Dünya Emekçi Kadınlar Günü”müz kutlu olsun, sevgili kadın okurlarım.

Haydi bugün ve bundan sonra mutluluk gözyaşlarına… Mutlu kalın..

 

 

“Niçin ağlıyorsun?” Annesi, “Çünkü ben kadınım” diye cevapladı.

“Anlamadım!” dedi çocuk.

 

Annesi, çocuğu kucaklayıp “Hiçbir zaman anlayamayacaksın” cevabını verdi.

Çocuk babasına da aynı soruyu sordu:  “Annem niçin ağlıyor?”

 

Baba, bütün kadınların sebepsiz yere ağladığını söyledi oğluna. Küçük oğlan büyüdü, yetişkin adam oldu, hâlâ kadınların niçin ağladıklarını keşfedemedi.

 

Nihayet öldükten sonra cennete gittiğinde Allah’a sordu.

“Allah’ım! ” dedi. “Kadınlar niçin bu kadar kolay ağlayabiliyorlar?”
– Ben kadınları özel yarattım. Hayatın ağırlığını taşıyabilecek kuvvette olmalarına rağmen, başkalarını teselli edecek kadar yumuşak omuzlar verdim.

 

Doğumun acısına olduğu kadar, doğurdukları evlâtlarının nankörlüğüne dayanabilecek gücü de onlara bağışladım.

 

Kadınlar, kuvvetleri kalmadığında dahi yola devam edecek azme, ailesinden biri hastalandığında yorgunluğa pabuç bıraktırmayacak kuvvete sahiptir.

 

Çocuklarının sözlerinden incinseler dahi, her anne onları sevmekten vazgeçmeyecek kadar duygusaldır.

 

Bu duygusallık, her yaştaki evlâtlarının yaralarını sarmalarına, sorunlarını dinleyip, paylaşmalarına yardım eder.

 

Kadının tek zaafı gözyaşlarıdır. Onu güzel yapan şey, ne saçı, ne kaşı, ne gözü, ne de vücududur. Onu güzel yapan, gözyaşlarıyla dışa vurduğu sevgisi, hassasiyeti, bu sevgiyi gösterebilmesi ve aklından ziyade kalbinin sesini dinlemesidir. (alıntı)

 

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
2 Temmuz 2020
29 Mayıs 2019
9 Ağustos 2016
12 Temmuz 2016
18 Ocak 2017
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.