DOLAR 7,8029
EURO 9,3090
ALTIN 453,81
BIST 1.341
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 18°C
Parçalı Bulutlu

İSMAİL EROĞLU İLE SOHBET

23.03.2017
822
A+
A-

MHP’nin Gölcük eski İlçe Başkanı değerli öğretmenim İsmail Eroğlu dün gazetemizi ziyaret etti. İsmail abi adeta bir bilgi küpüdür. Her konu hakkında araştırmacı bir gazeteci edasıyla ve bilgeliğiyle konuşur. “Şenemre çay içmeye geliyorum” dedi, “Buyur ağabey” dedim. Epey sohbet ettik. Türk Milliyetçileri Hayır Diyor Platformunun sözcülüğünü yapan İsmail Hoca uzun uzun 16 Nisan’da oylanacak olan anayasa paketine niçin “Hayır” dediklerini anlattı. Geniş açıklamasını zaten bugün birinci sayfadaki manşet haberimizden okuyacaksınız. Yanında yine MHP’nin eski İlçe Başkanlarından Muharrem Odabaş, Ülkücü camianın iki tanınmış ve önemli ismi Yaşar Kara ile Muzaffer Yenişar da vardı. Uzun uzun konuştuk. Misafirlerimle kırk yılı aşkın bir dostluğum ve arkadaşlığım vardır. Rahmetli Vecdi abimin MHP İlçe Başkanlığı yaptığı dönemde başlayan bu samimi ve sıcak dostluk, hala devam eder. Mert ve iyi insanlardır.

DONANMA KOMUTANINA TEŞEKKÜRLERLE

Bir kaç gün önce Donanma Komutanımız Oramiral Veysel Kösele’yi Teneke Mahalle heyeti olarak makamında ziyaret etmiştik. Sayın Kösele’nin Teneke Mahallenin bulunduğu alana bizlere o günleri anımsatacak bir teneke ev yapma düşüncemize mutlulukla karşılık vermesi, heyet olarak bizleri son derece memnun etmişti. Konunun gazetemizde yer almasından sonra, tüm Teneke Mahalleliler müthiş bir sevinç yaşadılar. Donanma Komutanımızın bu güzel jesti ve Tersaneyi kuran ustaların oturdukları mekanlara duyduğu saygı da böylece taçlanmış oldu. Oramiral Veysel Kösele’ye o dönemin evlerinden önemli resimler gönderdik, bunlardan bir tanesi inşallah bir zamanlar Teneke Mahalle dediğimiz bölgede uygun bir alana konularak taçlanacak ve Türk Donanması da geçmişe sahip çıkmanın tüm Gölcüklülere ve özellikle Teneke Mahallelilere nasıl sahip çıktığını da sonsuza dek ifade etmiş olacak. Dolayısıyla bu güzel teklife olumlu bakıp, jest yapan ve bizleri onurlandıran Donanma Komutanımız Oramiral Veysel Kösele’ye heyet olarak tüm Teneke Mahalleliler adına sonsuz sevgi, saygı ve şükranlarımızı sunuyoruz.

Stanford

Kaba saba, soluk, yıpranmış giysiler içindeki yaşlı çift, Boston treninden inip utangaç bir tavırla Rektör’ün bürosundan içeri girer girmez, sekreter masasından fırlayarak önlerini kesti… Öyle ya, bunlar gibi ne idüğü belirsiz taşralıların Harvard gibi üniversitede ne işleri olabilirdi? Adam, yavaşça rektörü görmek istediklerini söyledi. İşte bu imkansızdı… Rektörün o gün onlara ayıracak saniyesi yoktu… Yaşlı kadın, çekingen bir tavırla; ”Bekleriz” diye mırıldandı… Nasıl olsa bir süre sonra sıkılıp gideceklerdi… Sekreter sesini çıkarmadan masasına döndü… Saatler geçti, yaşlı çift pes etmedi.. Sonunda sekreter, dayanamayarak yerinden kalktı. ”Sadece birkaç dakika görüşseniz, yoksa gidecekleri yok” diyerek rektörü iknaya çalıştı. Anlaşılan çare yoktu… Genç rektör, isteksiz bir biçimde kapıyı açtı. Sekreterin anlattığı tablo içini bulandırmıştı. Zaten taşralılardan, kaba saba köylülerden nefret ederdi. Onun gibi bir adamın ofisine gelmeye cesaret etmek, olacak şey miydi bu? Suratı asılmış, sinirleri gerilmişti. Yaşlı kadın hemen söze başladı. Harvard’da okuyan oğullarını bir yıl önce bir kazada kaybetmişlerdi. Oğulları, burada öyle mutlu olmuştu ki, onun anısına okul sınırları içinde bir yere, bir anıt dikmek istiyorlardı. Rektör, bu dokunaklı öyküden duygulanmak yerine öfkelendi. ”Madam” dedi, sert bir sesle, ”Biz Harvard’da okuyan ve sonra ölen herkes için bir anıt dikecek olsak, burası mezarlığa döner…” ”Hayır, hayır” diyerek haykırdı yaşlı kadın… ”Anıt değil… Belki, Harvard’a bir bina yaptırabiliriz.” Rektör, yıpranmış giysilere nefret dolu bir nazar fırlatarak, ”Bina mı?” diyerek tekrarladı, ”Siz bir binanın kaça mal olduğunu biliyor musunuz? Sadece son yaptığımız bölüm yedi buçuk milyon dolardan fazlasına çıktı…” Tartışmayı noktaladığını düşünüyordu. Artık bu ihtiyar bunaklardan kurtulabilirdi… Yaşlı kadın, sessizce kocasına döndü: ”Üniversite inşaatına başlamak için gereken para bu muymuş? Peki, biz niçin kendi üniversitemizi kurmuyoruz, o halde?” Rektör’ün yüzü karmakarışıktı… Yaşlı adam başıyla onayladı. Bay ve Bayan Leland Stanford dışarı çıktılar. Doğu California’ya, Palo Alto’ya geldiler. Ve Harvard’ın artık umursamadığı oğulları için onun adını ebediyen yaşatacak üniversiteyi kurdular. Amerika’nın en önemli üniversitelerinden birini STANFORD’u.

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.