DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 21°C
Gök Gürültülü

DENİZ YILDIZI

09.04.2017
886
A+
A-

DENİZ YILDIZI

Gökteki yıldızların aynısı denizlerde de vardır. En dipte yaşarlar. Parlak denizlerde onları görürsünüz. Ben size şimdi deniz yıldızlarının hikayesini anlatayım. Bir gün fırtınalı bir havadan sonra deniz yıldızları sahile vurmuş. Bir çocuk onları alıp tekrar denize atıyormuş. Yanına çok bilmiş kibirli bir adam gelmiş. Çocuğa alaylı bir şekilde “Sen ne yapıyorsun öyle?” diye sormuş. Çocuk “Deniz yıldızlarını olması gereken yere yani denize atıyorum” demiş. Adam sahile şöyle bir bakmış milyonlarca deniz yıldızı var. “Sen bunların neyini değiştireceksin ki?” diye sorunca çocuk bir deniz yıldızı daha eline alıp yine denize fırlatmış ve adama dönüp şöyle demiş “Bak bir tanesinin daha değişti.” Evet insanlar da yeryüzündeki deniz yıldızlarıdır. Sen de bir kişinin hayatını değiştirirsen elini uzatırsan sevgiyle bakarsan bil ki dünyada değişir. O halde sen de nasıl ki gökyüzündeki yıldızlar gecemizi aydınlatıyorsa yeryüzünde bir yıldız ol ki dünyamız aydınlansın.

 

PRENSES ÇİÇEĞİ

Dün Hüsnü Akbaş Hocamızı ziyaret için Kemal Kaya ve İsmet İşeri ile birlikte Derince’ye Sopalı Hastanesine gittik. O hastanenin çok çalışkan ve sevilen Kardiyoloji Mütehassısı Ayhan Mutlu tesadüfen bizi gördü ve yanımıza gelerek hal hatır sordu. Birlikte Hüsnü Hocanın yattığı bölüme onu görmek için gitmiştik ki meğerse bir gün önce taburcu olmuş. Telefonla konuştuk ve ziyareti evine yapacağımızı ifade ettikten sonra Doktor Ayhan Mutlu bize hastane bahçesine ektiği ağaç fidelerini gösterdi. Bir tanesinin adı Prenses Çiçeğiymiş. Hollandalı bir prenses onu çok beğenmiş, onun için de adına Prenses Çiçeği demişler. Hikayesi ilginç. Anavatanı Uzakdoğu olan bu ağacın ilginç bir hikayesi var. O dönemde kız babaları evlerinin bahçesine Prenses Çiçeği denen o ağaçtan ekerlermiş. Çok kısa sürede büyüyen ve kerestesi de pek makbul olan bu ağaçtan iki tanesini kızlarına düğün hediyesi daha doğrusu çeyiz olarak verirler, kızlar da o iki ağacı satarak elde ettikleri gelirle çeyizlerini düzerlermiş.

 

BAYRAM BIÇKIN’IN HİKAYESİ

Bayram Bıçkın’ı kırk yıldır tanırım. Kimi kimsesi yoktur, Değirmendere’de Ramazan’ın çay bahçesinde yatar kalkar. Yıllar önce yolu Hendek’e düşmüş. O dönemde de Hendek Kaymakamı Gölcük’te Teneke Mahallede yetişen ve daha sonra Osmaniye Valiliği yapan rahmetli Ümit Karahan. Bizim Bayram, Hendek’te parasız kalmış, karnı da aç, ne yapayım ne edeyim diye düşünürken aklına Kaymakam Ümit Karahan gelmiş. Doğru kaymakamlığa gitmiş, o dönem malum bekçi babalar meşhur. Kapıdaki bekçilere kaymakamı görmek istediğini ifade etmiş. Bekçiler bizim gariban Bayramın haline bakınca “Ne yapacaksın?” diye sormuşlar. “Arkadaşım, görmek istiyorum” demiş. Bekçiler “Kaymakam bey yok, geç gelir” demişler. Bayram da oturmuş beklemeye başlamış. Bekçiler ona sürekli çay ikram ediyorlarmış ama Bayram mutlu değilmiş, çünkü karnı aç. Bir kaç saat sonra Kaymakam Ümit Karahan gelivermiş. Bizim Bayram onu karşılayınca Kaymakam Karahan “Oo Bayram hoş geldin” diye sarılmışlar. Durumu anlatmış, hem karnım aç hem de Gölcük’e dönecek yol param yok deyince, rahmetli Ümit Karahan ona bir miktar para vermiş, sonra da tren istasyonunun hemen yanındaki bir lokantaya araçla göndermiş. Bayram karnını doyurmuş, paranın üstü de yol parası olacak ya, bizim Bayram paraya kıyamamış, o sırada gelen pancar yüklü tren vagonlarından en sondakine atlamış havada güneşli olduğundan şurada güzel bir uyuyayım İzmit’e kadar da beleş giderim demiş. Bir süre sonra uyanmış, gökyüzüne sürekli baktığı için havanın karardığında anlamış ki o vagon hiç hareket etmiyor, aynı yerde duruyor. Meğerse en son pancar yüklü vagonu trenden ayırmışlar. Bizim Bayram da mecburen bir otobüse binerek İzmit’e kadar gelmiş. Ondan sonrası malum, tabanvayla doğru Gölcük’e. Bayram Bıçkın bugün yetmiş yedi yaşında. Böylesine nice anıları var. Hayatı boyunca kendi halinde ve arsızlık yapmayan, dostlarını hiç istismar etmeyen, kendi halinde bir adam. Devletten üç aydan üç aya aldığı yaşlılık maaşının dışında yine onu iyi tanıyanların yardımıyla zor bir hayatı yaşamaya devam ediyor.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.