DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 17°C
Parçalı Bulutlu

AZİMLİ, ENERJİK, DÜRÜST

30.05.2017
945
A+
A-

Bugün işini ilgiyle ve severek yapan, Yazar İnan Acılıoğlu ile birlikteyiz. Yazar dedim ancak sadece yazar kimliği ile değil, mühendis ve çeşitli projelere liderlik edip ödül almış, bir holdingde Operasyonel Mükemmellik Direktörü olarak görev yapmakta ve de eğitimci kimliği ile de anılmaktadır.

Aysu-Merhaba sohbet teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Biraz kendinizi tanıtır mısınız, kimdir İnan Acılıoğlu?

İnan AcılıoğluEndüstri mühendisiyim. 18 yıllık iş yaşamımda perakende, otomotiv, hızlı tüketim ürünleri, bankacılık gibi farklı sektörlerde tecrübeler edindim. Küresel şirketlerde ve Türkiye’nin önde gelen şirket ve holdinglerinde büyük ekiplere yöneticilik yapma fırsatım oldu. Halen ülkenin önde gelen bir holdinginde operasyonel mükemmellik ve dijital dönüşüm çalışmalarına liderlik ediyorum. Y Kuşağı, Kişilik Tipleri, Yöneticilik Becerileri başlıklarında eğitimler verdim. İlk kitabımı 1,5 sene önce çıkardım, yeni kitabımı yazıyorum. www.inanacilioglu.com blog sayfamda da “kişisel gelişim” üzerinde haftalık yazılarımı yayımlıyorum.Ve en özeli, Ela isminde bir prensesin babasıyım.

Aysu – “İŞ” TE Y KUŞAĞI  kitabınızın doğuşundaki süreci açıklar mısınız?  Bu süreçte ya da daha öncesinde bu kuşağı gözlemleme şansınız mutlaka olmuştur.

İnan Acılıoğlu Türkiye’de faaliyet gösteren küresel bir şirkette çalışırken, İşveren Markası çalışmasının üniversiteler ile olan çalışmalarına liderlik ettim. Hedefimiz şirketi gençlere daha cazip kılmaktı. Bu dönemde Y Kuşağı’nı yakından tanıma fırsatım oldu; hem akademik çalışmalarla, hem de onlarla yaptığım görüşmelerle. Çalışma sonucunda şirketi Y Kuşağı’nın motivasyonunu olumlu etkileyecek şekilde şekillendirdik. Sonucunda gençlerin en çok çalışmak istediği şirket sıralamasında 95.likten 24.lüğe yükseldik. Buradaki birimlerimi kitaba aktardım. Kitapta hem akademik bilgileri mevcut, hem de yaşanmış tecrübeler var.

Aysu- Yaptıklarınıza bakarsak sizi tanımlayan pek çok kelime vardır mutlaka, bunlardan öncelikli üç özelliğiniz nedir? Üç kelime lütfen

İnan Acılıoğlu Azimli, enerjik, dürüst

Aysu – Y Kuşağı için kişiye özel eğitim planı gerekli mi, bu planın oluşturulması ve hayata geçirilmesi için neler yapılmalıdır?                                                                                                   İnan Acılıoğlu Y kuşağı için kişisel gelişim çok önemli. Hem dünyada hem Türkiye’de yapılan araştırmalar aynı sonucu veriyor; Y Kuşağı’nın şirketlerinden en büyük beklentisi kişisel gelişimlerine yapacakları katkı. Hal böyle olunca eğitim planı yapmak ve bu plana sadık kalmak kritik hale geliyor. Hayata geçirilmesi için bu planın kendisine özel ve kendisinin ortak kararı ile yapılması gerekiyor. Eğitim planın bu, şu tarihlerde şu eğitimlere gidiyorsun, gibi bir yaklaşım çalışmıyor. Onunla birlikte eksiklerine karar vermek, gerekli eğitim ihtiyaçlarını birlikte kararlaştırmak izlenebilecek yol olmalı.

Aysu – Bana sorulan en çok sorulardan biri, bu dört kuşağın tarihleri hangi kriterlere göre ayrılmıştır?                                                                                                                                           İnan Acılıoğlu Türkiye’de yaşayan 5 Kuşak var. 1945 öncesi doğmuş Sessiz Kuşak, 1946-1964 yılları arasında doğan Patlama Kuşağı, 1965-1979 yılları arasında doğan X Kuşağı, 1980-1999 yılları arasında doğan Y Kuşağı, 2000 sonrası doğan Z Kuşağı. Her bir kuşağın değerleri, doğdukları ve yaşadıkları dönemin dinamikleri, teknolojik gelişmeleri ile şekilleniyor. Örneğin X Kuşağı temsilcileri anne babaları tarafından en çok ihmal edilen kuşak; bu da onları diğer kuşaklara göre daha rekabetçi ve bireyselci yapıyor. Bu arada bununla ilgili bir araştırma yok ancak Türkiye’de 1985 sonrası doğanların Y Kuşağı özelliklerini net şekilde gösterdiğini belirtebilirim.

Aysu – Eğitim öğretim, insan yaşamında uzun bir süreçtir. Bu süreç içinde bir yönetici olarak akademik, sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif açılardan her gün gelişen teknolojiyi göz önüne alırsak kuşaklar geleceğe hazırlanmalı mıdır yoksa akış içinde kendi ihtiyaçlarına göre yapılanmasına bırakılmalı mıdır konusunda, görüşlerinizi alabilir miyiz?

İnan Acılıoğlu  Yeni kuşakları geleceğe hazırlamalıyız, onları yönlendirmeliyiz diye düşünüyorum. Onları gelecek için hazırlamak, ülkemizi geleceğe taşımak demek bence. Ancak onları geçmişin kuralları ile yönlendirmek, kendi değerlerimiz ile yargılamak büyük yanılgı olacaktır. Gençleri eğitenler, yönlendirenler öncelikle değişmeyen tek şeyin değişimin kendisi olduğunu içselleşmeli; bugünün dünden farklı olduğunu, yarının da bugün de farklı olacağını sindirebilmeli. Dijital bir çağın eşiğindeyiz; bu çağa ayak uydurmak için gençlerimiz, onların yaratıcıkları, farklı düşünme tarzları en büyük servetimiz. Onlara destek olmak ve onları yönlendirmek ise önceki kuşaklar olarak bizlerin sorumluluğu.

Aysu- Y Kuşağı ile uyum içinde çalışabilmek için yöneticiler öncelikle hangi noktalara önem vermeliler?

İnan Acılıoğlu  Onlar yaptıkları işin bir parçası olduklarında verimli ve uyum içinde çalışıyorlar. Bunun için 3 noktaya dahil etmek gerekiyor onları. Birincisi “karar”a dahil etmek. Üstün karar alıp astına dikte etmesi onları uzaklaştırıyor. Yapılacaklara, sorunların çözümlerine birlikte karar vermek istiyorlar. İkincisi “süreç”e dahil etmek. Alınan kararları birlikte uygulamak istiyorlar. Birlikte yapmak, birlikte çalışmak, katkısını hissetmek onu sistemin içinde tutuyor. Üçüncüsü ise “başarı”ya ortak etmek. Müdürün ekibi adına tebrikleri kabul etmesi artık demode bir kavram, onlar için. Başarı da ortak kutlanmalı, övgüler de birlikte kabul edilmeli.

Aysu-  İnsan ilişkilerinde, iş ya da ev hayatı fark etmez, kuşakların özelliklerini bilerek beklentilerimizi belirlemek hayatı kolaylaştıracaktır sanırım. Buradan yola çıkarak kitabınız sadece iş değil sosyal yaşam içinde biz anne babalar için kendimizi geliştirmede rol oynamaktadır, diyebilir miyiz, bir örnekle?

İnan Acılıoğlu Diyebiliriz. Öncelikle kitapta yeni kuşakların öncekilerden niçin farklı olduğunu anlatıyorum. Yukarıda da kısaca değindim, X kuşağı anne babasından en az ilgi gören kuşak oldu; çok kardeşli ailede onun için rekabet sofrada başladı. Böyle olunca iş hayatında bireyselci, rekabetçi oldu; kendi kendini motive etme yeteneği daha güçlü oldu. Y Kuşağı ise anne babası ile daha yakın, daha şeffaf bir iletişim ile büyüdü. Böyle olunca benzer bir iletişimi müdüründen de bekliyor; müdürünü aynı zamanda mentoru olmasını da istiyor. Çocuklarımız Z Kuşağı’na gelince; onlar istemeden yapmak, yorulmasınlar diye onların yerine yapmak, ebeveynlerin genelinin gösterdiği bir tavır. Bu şekilde iş ve özel yaşamında tatmin olmayan, zora gelemeyecek bireyler yetiştiriyor olabiliriz. Burada denge unsuru önemli. Çocuklarımız kendi emekleri ile bir şeyleri elde edebilmeyi öğrenmeli ancak yeri gelince de destek görebilmeli. Kendi tercihlerini ortaya koyabilmeli; ancak ebeveynleri ile tercihlerinin artı ve eksilerini konuşabilmeli.

Aysu- Okuma Sanatı Kulübünde kitabınızı keyifle okuyup yorumladık, İkinci kitabınızdan da bahsettik, bir şeyler söylemek ister misiniz, yoksa henüz erken mi? Merakla bekliyoruz

İnan Acılıoğlu  Yeni kitabım iş yaşamında başarı üzerine olacak. Editörüm ile genel akış ve içerik üzerinde anlaştık. Ancak bu sıralar haftalık yazılarımı yayımladığım bloguma öncelik veriyorum. Sene sonuna kadar kitabımı teslim etmiş olurum yayınevine.

Aysu-  İnan Acılıoğlu’nun, 10 sene sonra bu günden farkı ne olabilir?

İnan Acılıoğlu10 sene sonra çok farklı olacak; nasıl ki bugün 10 sene öncesinden farklı ise. Teknoloji ile insan bütünleşecek; üzerimizde çok sayıda akıllı cihaz hayatımızı kolaylaştıracak; bir taraftan da, şu an cep telefonlarına nasıl oldu isek, onlara bağımlı hale geleceğiz. Damarlarımızda gezinen nano-robotların kanser hücrelerini oluşmadan yok etmesi gibi şu an hayal gelebilen gelişmeler bizi bekliyor. Yeni meslekler çıkacak. Siber güvenlik, büyük veri gibi konularda revaçta olan meslekler doğuracak. Şirket organizasyonları, iş yapma biçimleri değişecek. Holokrasi diye bir orgaizasyon tipi doğru; aradaki tüm yönetici unvanları kaldırıldı; her çalışan doğrudan CEO’ya bağlı. 300 ABD şirketi bu tip yönetime geçti bile. Bu örnek yakın gelecekte şirketin ne denli dönüşeceğinin göstergesi…

Aysu- İnan Bey, bizlere değerli vaktinizi ayırdınız teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dileriz.                                                                                                                                                         İnan Acılıoğlu  Ben teşekkür ederim. Sizi tanımış olmaktan memnuniyet duyduğumu ayrıca belirtmek isterim. Başarılar dilerim.

 

                                                                                                                                                                                                                                                          

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
19 Ocak 2016
29 Ağustos 2017
5 Eylül 2017
21 Mayıs 2020
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.