DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 17°C
Sağanak Yağışlı

DENİZEVLER’DEN GELDİLER

21.05.2017
903
A+
A-

DENİZEVLER’DEN GELDİLER

Gölcük’te Kentsel Dönüşüm uygulamasıyla ilgili çalışmalar devam ediyor. Bu olumlu ve güzel adımın ilçemiz adına iyi sonuçlar doğurması hepimizin ortak arzusu. Gazete olarak Kentsel Dönüşümün ilçemize kazandıracaklarını her zaman dile getirdik. Bu çerçevede yapılan istimlaklar konusunda ortaya çıkan sıkıntıları anlatmak, kamuoyuyla paylaşmak ve herkesin memnun olacağı bir çözümü de başarmak önemli diye düşünüyoruz. Kolay değil, o bölgede kimi vatandaşlar yarım asırdır, kimileri kırk yıldır, kimileri de otuz yıldır ikamet ediyorlar. Uzun bir zaman çerçevesi dilimini düşündüğünüzde bölgede iş yapan mobilyacısından diğer meslek dallarına kadar da hizmetler yıllardır sürüp gitmiş. Denizevler sakinleri gazetemize geldiler. Sonuçtan çok fazla memnun olmayan Hakkı Bayraktar, Ramazan Karagöz, Akın Topuz, Yılmaz Usta sıkıntılarını ifade ettiler, haklarını aramak için mahkemelik olduklarını da belirterek kendilerini de tatmin edecek bir sonucun ortaya çıkması konusundaki beklentilerini de ortaya koydular. Şimdi burada kimse mağdur edilmeyecek sözü ifade edilmişti. Bu arkadaşlar mağdur oldukları iddiasıyla gelip bize içlerini döktüler. Daha önce “Ben Hakkımı helal etmiyorum” diyen ve bölgede hem işyeri hem de ev sahibi olan vatandaşımızın sanayi dükkanlarından kendisine verilmemesi konusunda aynı ifadeleri kullandılar. Sanayi Çarşısı esnaflarımızı tek çatı altında toplaması aslında son derece önemli. Denizevler’deki vatandaşlar da evlerine karşı ev almalarının yanı sıra dükkanlarına karşı da dükkan verilmesi gerektiği konusunda hem fikirler. Aslında böyle de olmalıydı. Niçin olmadı, neden olmadı; bunları bilmek ve öğrenmek istiyorlar. Bölge konut olarak yapılaşmaya uygun değil. Orada park bahçe ve sosyal tesis gibi alanların olması da; etraf tamamen sanayi tesisleriyle dolu olması nedeniyle de mümkün değil. Peki Gölcük Sanayi Çarşısı Denizevler’e yapılamaz mıydı? O zaman İhsaniye Bölgesinde bir çok tarla, bağ, bahçe istimlak edilmemiş olacak ve o büyük paralar da ödenmemiş olacaktı. Etrafta Ford Otosan’a iş yapan bir çok firma var. Şimdi hadiseyi böyle düşünüp, bu konuda bilgi almak adına çeşitli dilekçeler yazan Yılmaz Usta kendilerinin hak arayışı içerisinde olduklarını ifade ediyor. Sorunlarının giderilmesi konusunda da çözüm getirilmesini talep ediyor. Aynı konuları Gazetemize gelen diğer arkadaşları da ifade ettiler. Bizler bu değerli insanların yıllarını Denizevler’e vermiş, yaşantısını orada sürdüren ve artık Denizevler’e veda edecek olan mahalle sakinlerinin gönüllerinin alınarak sonuçlanmasını tabi ki arzu ederiz.

 

Karga ve Leylek

Bir bilim adamı kendi türleriyle uçmayı reddeden iki ayrı tür kuşa rastlar bir araştırmasında… Merakını cezp eder bu iki farklı yaratığın nasıl olup da kendi aileleriyle, ait oldukları yerlerde yasamak istemediklerini, nasıl olup da bir yabancıyı kendi kardeşlerine yeğlediklerini. Bir yanda karga, bir yanda leylek… O kadar farklıdır ki kuşlar; ihtimal veremez birbirlerini sevdiklerine, türdeşleriyle değil de birbirleriyle uçmayı yeğlediklerine. Öyle ya, karga dediğin kargalarla uçmalıdır; leylek dediğinse leyleklerle… Yaklaşır ve merakla inceler kuşları. Ta ki her ikisinin de topal olduğunu keşfedinceye kadar. O zaman anlar ki; birlikte kaçar, birlikte uçar bu beraber yasamaları beklenenlerin yanında tutunamayanlar… O vakit anlar; sahip oldukları değil, sahip olmadıklarıdır canlıları birbirlerine yakın kılan. Topal kuşlar birbirlerinin “arıza”larını bilir ve sömürmek ya da örtmek yerine kabullenirler öylesine… En sahici dostluklar ortak varlıklar üzerine değil, ortak yoksunluklar üzerine kurulanlardır. Ortak acı, ortak hüzün, ortak pürüzdür esas yakınlaştıran, yaklaştıran.

 

Arkanız Sağlamsa

Sesiniz Gür Çıkar

Sultan II. Mahmud devrinde hakimiyetlerine son verilen Anadolu’nun meşhur derebeyi sülalelerinden biri de Yozgat’taki Çapanoğullarıydı. Bunlardan Çapanoğlu Süleyman Bey, diğer derebeylerin aksine merhametli ve zayıfları koruyan bir beydi.

Bir gün, zayıflıktan iskeleti çıkmış bir eşek, Çapanoğlu konağının önünde mecalsiz bir halde dolaşırken, açlıktan konak kapısının ipini kemirmeğe başlar. İp sallanınca ucundaki çıngırak da çalar. Kapıda biri var zannederek kapıyı açan uşaklar, eşeğin bu haline acır ve bunda bir iş var diyerek Çapanoğlu’na haber verirler. Hayvancağızı gören Süleyman Bey, eşeğin sahibini buldurur ve adama okkalı bir sopa attırdıktan sonra: Bu hayvana günde beş okka arpa yedirip tımarını yapacaksın ve her hafta bana getirip göstereceksin, der.

Bu esaslı bakım sonunda hayvan çok semirir ve avazı çıkıtığı kadar anırır. Eşek anırdıkça sahibi de mahzun mahzun şöyle der: Anır eşeğim anır, Çapanoğlu gibi arkan var.

Arkanız Sağlamsa Sesiniz Gür Çıkar…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.