DOLAR 7,8932
EURO 9,3669
ALTIN 463,32
BIST 1.314
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 16°C
Hafif Yağmur

TİRVANA’YA MUTLAKA GİDİN,BAŞKAN ELLİBEŞ BU YAZIYI İYİ OKU

31.05.2017
1.596
A+
A-

Hani insanların ailece nefes almak için aradıkları yerler vardır, orada huzur bulursunuz. Gençler sohbetin tadına orada varırlar. Kayınpederimin rahatsızlığı nedeniyle açılışına katılamadığım Değirmendere Topçular Mahallesinin tam üst noktasında hani şu Saraylı Kalıcı Konutlarına gitmeden hemen önce, Tirvana Garden Cafe. Doğa o kadar güzel korunmuş ki, ağaçlar kesilmemiş. İki tane dev ağaç o müthiş mekanın içinde. Üst kata çıktığınızda ağaçların yaprakları size sanki “Hoş geldiniz” diyor. Manzara nefis. Bir yanda deniz, diğer yanda dağlar var. Bahçe o kadar güzel dizayn edilmiş ve o kadar geniş ki, gençler için, yaşlılar için spor alanları var, yürüyüş alanları var. Bahçenin içerisindeki çardaklar konsepti çok güzel bir şekilde tamamlıyor. Hüseyin ve Yılmaz Çakıroğlu Kardeşleri tebrik ettim, size helal olsun dedim. Böylesine bir mekan, Kocaeli’nde yok. Ben İstanbul’u karış karış bilirim, İstanbul’da da yok. Çayınızı kahvenizi içebilirsiniz. Nefis ve leziz yemeklerinden tadabilirsiniz ve bütün bunları eşsiz bir mekanda gerçekleştirmenin keyfini yaşarsınız. Yılmaz ve Hüseyin Çakıroğlu yıllardır inşaatçılıkta marka olmuş isimler ve onların birbirinden değerli evlatlarını da tebrik ediyorum. O müthiş mekanı onlar hayata geçirmişler. Her türlü ayrıntıyı düşünerek ilçemize insanların bir gitti mi, bir daha gitmeyi özleyeceği çok güzel bir eser kazandırmışlar. Orada aileleri gördüm, çocuklarını bahçeye salmışlar hiç bir endişeye kapılmadan o güzel çocuklar oynarken onlar da çaylarını yudumlayıp, kahvelerini içip, yemeklerini yiyorlar. Doğanın korunması ve o iki eşsiz ağacın kesilmeden mekanın dizayn edilmesi her türlü takdirin de üstündedir. Tirvana’ya mutlaka gidin ve orada eşsiz manzaralar eşliğinde geçireceğiniz keyifli saatlerle huzur bulun.

BAŞKAN ELLİBEŞ BU YAZIYI İYİ OKU

Gölcük’ün varlığı tersaneyle başlar. Ardından Donanma Gölcük’te geliştikçe gelişti ve biz bahriyeli kenti olduk. Deniz Kuvvetleri Gölcük’ün hem iş hem de aş kapısı oldu. Sosyal ve kültürel açıdan Türk Donanması bizlere çok şeyler kattı ve her zaman gurur duyduğumuz Yenilmez Armada Gölcük’te doğup büyüdü. Ben ömrüm boyunca halkla Donanma’nın el ele gönül gönüle olması için çaba sarf ettim. Deprem öncesinde gazetemizin başlattığı onur gecelerinde Gölcük eşrafıyla Donanma’yı Barbaros Orduevinde buluşturarak kucaklaşmayı sağladım. O dönemlerde ki bugün rahmetli oldu, İbrahim Kurt amcanın “Şenemre oğlum ne kadar güzel bir şey yaptın. Seninle gerçekten bir Gölcüklü olarak gurur duydum” sözlerini hiç unutamam. Böylece sivil ve asker arasında dostluk en üst düzeye çıkmış, ailece görüşmeler başlamıştı. Sonra asrın büyük felaketi 17 Ağustos’la karşılaştık. Çok kötü günler geçirdik. Şanlı Türk Donanması o acı günlerde yaralarımızı sarmak için var gücüyle çaba sarf etti. Hepiniz hatırlarsınız, kapılarını sonuna kadar Gölcüklülere açtı, barınmalarını sağladı, yeme içme ihtiyaçlarını karşıladı. Garnizonun kamyonları yukarı mahallelerde halk neye ihtiyaç duyuyorsa sürekli erzak dağıttı. Sonra depremde hayatını kaybeden Gölcük Tersanesi ve Donanma’da çalışan insanların ailelerini işe aldı. Hiç birini mağdur etmedi. Hepsini iş sahibi yaptı. İşte anlı şanlı Türk Donanması her zaman Gölcük için elinden gelenin hep fazlasını yaptı ve biz Donanma Kenti olduk. Sonra Türkiye hain bir darbe girişimiyle karşılaştı. Yine o hain girişim halkımızın canını ortaya koyarak karşı durmasının ve şehit, gazi olmasının yanı sıra o darbeye karşı duran şerefli Türk askerleri sayesinde hain girişim püskürtüldü, hainler bertaraf edildi. O günlerde Gölcük’te de halkımız demokrasi nöbetlerinde 24 saat Anıtpark’tan ayrılmadı. Ordu Millet el ele hain emelleri boşa çıkarttık. Lakin, kimi art niyetli insanlar askerlerimiz ve ailelerini üzdüler. Onların gönüllerini yaraladılar. Biz o densizleri hiç bir zaman kabul etmedik. Onları Gölcüklü de saymadık. Çünkü Gölcük ruhuyla yaşayan insanlar o densizlikleri hiç bir zaman yapmazlar. Lakin kalpler münferit olaylar da olsa bir kere kırılmıştı. Geçtiğimiz günlerde Donanma’da bir astsubay kardeşim şöyle söylemişti “Ben Gölcük’te görev yapmaktan mutlu değilim” belli ki o günkü yanlışlıkların üzüntüsü hala devam ediyor. Ama Gölcük bu değil. O yanlış içerisinde olanlar da zaten Gölcüklü değil. Onları sonsuza dek reddediyoruz. Belediye Bakanı Ellibeş bu sözleri iyi analiz etmeli. Mesela Onur Geceleri geleneği Başkan Ellibeş’in öncülüğünde devam ettirilebilir. Bugünlerde bu ruha ihtiyacımız var. Yine Orduevinde sağlanacak bir buluşmayla şanlı şerefli Türk Donanmasının mensuplarına onlarla ne kadar mutlu olduğumuz ve birlikte yaşamaktan ne kadar onur duyduğumuz anlatılabilir. Aksi takdirde o hüzün ve kırgınlık devam edecek ki, bu da bize yani Donanmasını seven Gölcüklülere hiç yakışmayacaktır

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.