DOLAR 8,3465
EURO 9,6728
ALTIN 504,34
BIST 10,8172
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 17°C
Gök Gürültülü

KARNE HEYECANI

09.06.2017
627
A+
A-

Dün okullardaki karne heyecanı görülmeye değerdi. Mini mini birlerin tatlı heyecanı ve yüzlerinde müthiş bir gurur ifadesi vardı ki, o duygular velilere de yansımıştı. Heyecanla karne saatini beklediler. İçleri içlerine sığmıyor, heyecandan ne yaptıklarını şaşırmış vaziyetteydiler. Kiminde de hüzün vardı, tatlı bir hüzün. İlkokulu bitirenler hem öğretmenlerinden hem de okullarından ayrılıyor olmanın burukluğunu yaşıyordu. Aslında sevinçleri de çok büyüktü çünkü artık, ortaokullu olmuşlardı. Aynı durum orta son yani liseye adım atacak olan evlatlarımız için de geçerliydi. Hem gurur, hem de hüznü öğretmenleri ve okullarıyla aynı anda yaşadılar. Kolay değil, dört yıldır o okulun çatısı altında olmanın verdiği, çocukluklarının en güzel dönemlerini yaşadıkları okullarına veda etmek. Bir başka gurur da liseden üniversiteye adım atacak olan öğrenciler için geçerliydi. On iki yıllık temel eğitimlerini tamamlamışlar, çocukluktan gençliğe attıkları adımla artık yeni ufuklara yelken açacaklardı. Bol bol hatıra fotoğrafı çektirdiler. Birbirlerine hem şans hem de başarılar dilediler. Ne güzel duygudur öğrenci olmak. İlkokul birden başlayıp liseyi birlikte bitirenler, daha bir duygusaldı. Birbirlerine “İnşallah üniversiteyi de birlikte okuruz” temennisinde bulunmayı ihmal etmediler. Şöyle velilere bir baktım, bir yanda mutluluk bir yanda sevinç gözyaşları vardı. Ramazan’ın şu mübarek günlerinde karne sevinciyle yağmur bereketi de birlikte yaşandı. Çoğu sırılsıklam olmuştu. Ama ne gam. Ortada yaşanan müthiş bir gurur tablosu varken, aşırı yağmurlar hiç kimsenin umurunda bile değildi. Minik yavruların birbirlerine sarılması ne kadar da güzel bir tabloydu. Gençlerin kucaklaşması ve artık üç aylık tatil döneminin başlaması dinlenmenin de, eğlenmenin de, oynamanın da vaktinin geldiğini gösteriyordu. Gölcük her zaman huzurlu bir kent olmayı başarmıştır. 2016-2017 Eğitim ve Öğretim Döneminde herhangi bir huzursuzluğun yaşanmaması ilçemiz adına ayrı bir değerdir. İnşallah okullarından mezun olan evlatlarımız ki bunları Anadolu liselerine girecek ve üniversite sınavlarından heyecanla başarılı sonuçlar bekleyenler için söylüyorum, hepsi mutlu olurlar ve bizlerde onlarla ayrı bir gurur duyarız. Haydi bakalım iyi tatiller çocuklar.

 

Canlılar Kaça Ayrılır?

Öğretmen küçük öğrenciye seslendi;

– Gel oğlum. Kalk bakalım tahtaya, sana bir sorum var.

– Buyrun, sorun öğretmenim

– Canlılar kaça ayrılır?

– Dörde ayrılır öğretmenim.

– Bana yanlış gibi geldi ama hadi say bakalım..

Minik öğrenci parmaklarıyla saymaya başladı;

– Bitkiler, Hayvanlar, İnsanlar, Çocuklar.

– Çocuklarda insan değilmi oğlum?

– Haklısınız, o zaman canlılar üçe ayrılır öğretmenim

– Peki, şimdi yeniden say bakalım..

– Bitkiler, Hayvanlar ve çocuklar..

– Oğlum insanlara ne oldu?

– Kalplerinde sevgiyi yeşertip düşünebilenleri hep çocuk kaldılar, diğerleri de hayvanlaştılar öğretmenim …

 

Mektup

Bir gün, bir kadın kocasına nereye gittiğini söylemeden terk ederse ne tepki vereceğini merak eder. Bu yüzden ona artık ondan yorulduğunu ve onunla yaşamak istemediğini haber veren bir mektup yazar. Ve daha sonra kendisi de yatağın altında saklanarak mektubu odadaki masanın üzerine bırakır. Kocası eve geldiğinde mektubu görür ve okur. Ardından kendisi de bir şeyler yazmaya başlar ve şarkı söyleyip dans eder bir vaziyette kıyafetlerini değiştirir. Telefonunu eline alır, bir numarayı çevirir ve “Bebeğim, şimdi üzerimi değiştiriyorum birazdan yanına geleceğim. Diğer aptala sonunda onunla oyalandığım dank etmiş olacak ki bırakıp gitmiş. Onunla evlenerek çok büyük hata yapmıştım zaten, keşke seni daha önceden tanısaydım. Neyse birazdan görüşürüz tatlım!” dedikten sonra odadan dışarı çıkar. Gözyaşları ve üzüntü içinde kadın yatağın altından çıkar ve kocasının mektuba yazdığını okumaya karar verir.

Mektubu eline aldığında şöyle yazmaktadır: “Ayaklarını görüyorum şapşal, ben ekmek almaya gidiyorum.”..!

 

Japon ile Çinli’yi nasıl ayırt edersin?

Dursun birgün Temel ile koyu muhabbete dalar.

Konu Japonlara gelir. Dursun sorar; – ”Ula Temel, sen bir Japon ile Çinli’yi nasıl ayırt edersin?” der…

Temel; – ”Her çekik gözlü Çinli değildir. Japon da değildir. Çekik gözlü birinun Japon mi Çinli mi olduğunu ögrenmek içün elinden tutarım. Yapişursa o kişi Japon’dur. Koli elunuze kalırsa Çinli’dur…”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.