DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli °C

GÖLCÜK HABER DEVLETİN GAZETESİ

26.07.2017
644
A+
A-

GÖLCÜK HABER DEVLETİN GAZETESİ

Hepimiz biliyoruz ki bir devlet yoksa millette yok demektir. Milletleri var eden sahip oldukları devletlerdir. Aksi takdirde bayrakları da olmaz. İşte onun içindir ki Gölcük Haber Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün basına gösterdiği ihtimam konusunda hassastır, saygılıdır; onun için burası devletin gazetesidir. 24 Temmuz Sansürün Kaldırılışının Yıldönümü ve Gazeteciler Bayramı nedeniyle dün Gölcük Haber’de devleti ağırladık. İlçe Kaymakamımız Mustafa Altıntaş, Emniyet Müdürümüz Mustafa Faruk Keskin, İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Burçak Kırca ve İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Ercan Gülsuyu bizleri onurlandırdı. Devletin yerel gazeteler üzerinde olumlu izlenimlerinin olması bizler adına da son derece sevindiricidir. Gölcük Haber Gazetesi devletin marka ilan ettiği ve en iyi yerel ilçe gazetesi olarak ödüllendirdiği önemli bir basın yayın organıdır. 32 yıllık yayın hayatımız süresince, gazetemizi hiç bir zaman kavga yeri haline getirmediğimiz gibi, Gölcük Haber halk ile devlet bütünleşmesinde önemli görevler üstlendi ve bunları da bu zamana kadar başarıyla deruhte etti. Böylesine önemli günlerde devleti yanımızda görmek, basın camiasının lider kuruluşu olarak bizim için de son derece önemli mesajlar ve manalar içermektedir. Dün gerçekten çok güzel bir sohbetimiz oldu. Her zamanki gibi samimi ve dostça. Enerjilerini halka hissettiren ve yüreklerinde taht kuran yüce devletimizin Gölcük’teki en üst yöneticilerini ağırlamaktan duyduğumuz memnuniyeti burada bir kez daha ifade ediyor ve bize ziyarete gelen günümüzü kutlayan devlet büyüklerimize sonsuz sevgi ve saygılarımızı sunuyorum.

 

KADI – (ADALET)

Fatih Sultan Mehmet devrinde Osmanlı tebaasından bir hristiyan, kapısının önünde ağlıyor. Oradan geçmekte olan birisi: “Kardeşim, niçin ağlıyorsun?” diyor. O da derdini anlatıyor. Fatih Sultan Mehmet, Fatih Camiini yaptıracak yer arıyor. Bir yer bulmuş ama sahibi “Satmam.” diye tutturmuş. Fatih Sultan Mehmet, adamlar göndermiş. Onun kalbini kazanmaya çalışmış. Herşeyi denemiş ama adam Nuh diyor, peygamber demiyor. Fatih Sultan Mehmet onun toprağı üzerine şimdiki Fatih Camiini yaptırıyor. İşte ağlayan adam o. O ağlayan adama sokaktan geçen diyor ki:

– Evlâdım, neden ağlıyorsun? Kadıya git. Kadı efendi adaleti mutlaka yerine getirir.

– İyi ama bu kadı efendinin padişaha nesi olabilir ki?

– Nesi olduğunu görürsün. Sen git.

Ve mahkeme cereyan ediyor. Fatih Sultan Mehmet ayakta; kadı efendi oturuyor ve mahkemenin başlaması söz konusu. Fatih Sultan Mehmet müdafaasını yapıyor ve diyor ki:

– Ben orada bir camii yaptırmak istedim ve ona çok paralar vaad ettim ama hiçbirini kabul etmedi ve ben camiyi inşa ettirdim.

Fatih Sultan Mehmet sahibinden izinsiz, arsa üzerinde inşa ettirdiği cami sebebiyle elinin kesilmesi cezasıyla tehdit altında.

Kadı efendi soruyor:

– Evlâdım, bak bu bir padişah. Ama ben Allah’ın kadısıyım ve de bana emrettiği şey, böyle bir durumda onun kolunu kesmektir. Ben şimdi onun kolunu kesip hükmü eda edeceğim, yerine getireceğim.

Yabancı tebaa bakıyor ki; gerçekten kadı efendi padişahın elini kesecek. O zaman davadan vazgeçtiğini söylüyor. Kadı efendi diyor ki:

– Böyle bir davadan vazgeçersen, sana o arsanın bedelinin kaç katı büyük miktarda para verilir.

Adam davadan vazgeçiyor. Fatih Sultan Mehmet diyor ki:

– Ben ona şu anda bin altın vereceğim ve ömrü boyunca da her gün bir altın devam edecek.

Mahkeme bitiyor. Mahkeme bitince kadı efendi derhal ayağa kalkıyor ve diyor ki:

-Padişahım, şu ana kadar ben kadıydım; ben Allah’ı temsil ediyordum. Ben oturuyordum, siz ayaktaydınız. Ama şu andan itibaren mahkeme bitmiştir. Senin sadık bir tebaan olarak ben ayaktayım ve artık kadı falan değilim. Sizin sadık bir tebaanızım.

Fatih Sultan Mehmet, kadı efendinin sözlerinden sonra ne yapacağına bakıyor. Kadı efendi kılıcını çekiyor ve diyor ki:

– Eğer padişah olarak yanlış bir şey yapsaydın, seni öldürürdüm.

Fatih Sultan Mehmet de beraberinde getirdiği kılıcını çekiyor ve diyor ki:

– Eğer sen, ben padişahım diye haksız olmama rağmen beni haklı çıkarsaydın, benim de yapacağım şey bu kılıçla aynı şeydi. Ben de seni öldürecektim.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.