DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 12°C
Karla Karışık Yağmur

ŞEHİTLERİMİZİ UNUTMAYACAĞIZ

ŞEHİTLERİMİZİ UNUTMAYACAĞIZ

Gölcük Donanma Komutanlığı’nda Atılay Denizaltısı Şehitleri anıldı

 14 Temmuz 1942 günü Çanakkale’ye yeni monte edilen manyetik dedektör ve kablolar ile motorlara konulan dinleme cihazlarının testi maksadıyla görevlendirilen Atılay Denizaltı’nın mayına çarpması sonucu batmasının 75. Yıldönümünde Donanma Komutanlığı Deniz Şehitleri Anıtı önünde düzenlenen törenle anıldılar.

14 Temmuz 1942 günü Çanakkale’ye yeni monte edilen manyetik dedektör ve kablolar ile motorlara konulan dinleme cihazlarının testi maksadıyla görevlendirilen Atılay, Morto koyu yakınlarında dalarak Çanakkale Boğazı’ndan çıkmış ancak planlanan süre içinde dönmemiştir. 15-16 Temmuz 1942 tarihlerinde icra edilen arama ve kurtarma faaliyetleri netice vermemiş, 39 kişi şehit olmuştur.

Anma programına Gölcük Donanma Komutanı Oramiral Veysel Kösele katılım sağladı Atılay Denizaltısı Şehitleri anma törenine Gölcük Donanma Komutanı Oramiral Veysel Kösele, Harp Filosu Komutanı Tümamiral Ahmet İskender Yıldırım, Gölcük Tersanesi Komutanı Tuğamiral Aydın Eken, Denizaltı Filosu Komutanı Tuğamiral Bülent Turan, Gölcük Deniz Ana Üs Komutanı Tuğamiral Mehmet Baybars Küçükatay, Dumlupınar Denizaltısının hayatta kalan son gazisi Emekli Sey.Kd.Bçvş. Hüseyin Akış, Muharip Gaziler Dernek Başkanı Mehmet Arslan, Şehit Aileleri, Gaziler, Emekli Denizaltıcılar, bölgedeki birlik komutanları ve denizaltıcı personeli katıldı.

“Şehitlerimizin ruhları şad, mekanları cennet olsun”

Tören ilk olarak Donanma Komutanlığı Deniz Şehitleri Anıt’ı Önünde Çelenk sunumu ile başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ardından ilk olarak Denizaltı Filosu Komutanı Tuğamiral Bülent Turan günün anlam ve önemini belirten bir konuşma yaptı.

Konuşmasında Turan, “Sayın Komutanım, değerli konuklar, çok değerli gaziler, yüce Türk milletinin bize emaneti şehit ve gazi yakınları, bugün burada, bundan tam 75 yıl önce, Çanakkale açıklarında Ege’nin mavi sularında 39 personeli ile birlikte elim bir olayda kaybettiğimiz Atılay Denizaltısını anmak için toplanmış bulunuyoruz. “Atılay”, 1936 yılında bir Alman firmasıyla yapılan sözleşmeyle inşasına başlanan Cumhuriyet döneminin ilk “ay sınıfı” denizaltıları arasında yer almaktadır. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün deniz kuvvetlerine verdiği önemin bir yansıması olarak, 4 adet sipariş edilen ilk “ay sınıfı” denizaltılar, döneminin en modern sistem ve silahlarına sahiptir. Üstün teknik özelliklerinin ve değerli personelinin yanı sıra bu denizaltılar, Türkiye’de denizaltı inşasının temellerinin atılmasında da önemli bir rol oynamışlardır. Bahse konu denizaltılardan ikisi Almanya’da inşa edilmiş; ancak yaklaşan ikinci Dünya Savaşı nedeniyle bu denizaltılardan sadece biri (TCG Saldıray) o da maceralı bir seyir sonrasında Türkiye’ye teslim edilebilmiştir. diğer iki ay sınıfı denizaltı olan “Atılay” ve “Yıldıray” ise, Türkiye’de inşa edilmiştir, Atılay’ın ‘inşasına 14 Ağustos 1937’de haliç tersanesinde başlanmış ve yaklaşık 21 ay sonra 19 Mayıs 1939’da İstanbul’da denize indirilmiştir. Diğer ilk ay sınıfı denizaltılarımız gibi Atılay’ın da adı Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından verilmiştir. Hizmete girdikten kısa bir süre sonra, Çanakkale yaklaşma sularına monte edilen manyetik alan kablolarını kontrol etmek maksadıyla görevlendirilen Atılay, 14 Temmuz 1942 günü saat 14.30’da Morto Koyu açıklarında dalmış ve ne yazık ki bir daha satha çıkamamıştır. Atılay’ın planlandığı şekilde faaliyetini tamamlayamadığının anlaşılmasını takiben aynı gün yapılan aramalarda, gemiye ait “battı şamandra”larından birine ulaşılmış; ancak sürüklenen şamandra ile gemi arasındaki bağlantının kopmuş olması nedeniyle denizaltıyla herhangi bir irtibat kurulamamıştır. Dönemin kısıtlı denizaltı arama kurtarma imkanları seferber edilerek günlerce arama kurtarma faaliyetlerine devam edilmesine rağmen, Binbaşı Sadettin Gürcan komutasındaki Atılay Denizaltımızda ve gemide 6’sı subay, 17’sı Astsubay ve 16’sı Er olmak üzere toplam 39 denizaltıcımıza ulaşılamamıştır. Onlar artık, en yüce makam olan şehitlik mertebesine ulaşmış ve şehitler diyarı Çanakkale’nin ayrılmaz bir parçası olmuştur. Yarbay Haluk Şehsuvaroğlu’nun dediği gibi “onlar artık, temiz alınlarında ölmezliğin sönmez fecrini ve dudaklarında şehit ruhlarla buluşmanın tebessümünü taşımaktadırlar. Ruhları Türk tarihinin destansı havası içinde pervaz etmektedir.” Denizlerde ilk defa bir denizaltımızın kaybı ile neticelenen Atılay faciası, yüce Türk milletini derinden etkilemiş ve yasa boğmuştur.  Facia sonrasında Atılay’a ulaşılamaması, Atılay’ın batış sebebiyle ilgili çeşitli ihtimallerin gündeme getirilmesine de neden olmuştur. Her ne kadar bu ihtimaller arasında en yüksek olanı mayına çarpma olsa da; bu ihtimal yakın döneme kadar kesinleştirilememiştir. Kazadan yaklaşık 50 yıl sonra teknolojinin yardımıyla, 39 şehidimizin derinliklerdeki ebedi istirahatgahına ulaşılabilmiş ve facianın nedeninin bir Deniz mayınına çarpa olduğu kesinlik kazanmıştır. Komutanım, kıymetli misafirler, 75 yıl önce gerçekleşen bu elim olayı nedeniyle Atılay’ın kaybı ve 39 personelinin şehit oluşu unutulmamış, ilk günkü sıcaklığıyla hafızalarda kalmaya devam etmiştir. “Atılay” ismi derinliklerde, 1975 yılının temmuz ayında hizmete giren ve 40 yılı aşan başarılı görev süresi sonrasında geçen yıl. Tarihin belki de garip bir cilvesi olarak, yine temmuz ayında hizmet dışına çıkarılan bir denizaltımızda daha yaşatılmıştır. Yine benzer şekilde, Binbaşı Sadettin Gürcan ismi de uzun yıllar bahriyemize hizmet eden ve bu yıl hizmet dışına çıkarılan bir su üstü gemisinde yaşatılmıştır. Sayın Komutanım, değerli misafirler, Bugünlere ulaşabilmemiz, bu coğrafyada başımız dik, bağımsız, hür ve saygın bir şekilde yaşayabilmemiz; hiç şüphesiz bu vatan uğrunda canını seve seve feda eden şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin sayesindedir. Azız şehitlerimiz, kahraman gazilerimiz; sizlerin bize en değerli mirası olan gerektiğinde vatan uğrunda seve seve canını verebilme düsturu, vatan sevgimizin ve görev aşkımızın ilk ve vazgeçilmez ilkesini oluşturmaktadır. Bu ilke, filomuzun marşında yer alan “denizlere adadık, vereceğiz bu canı. vatanımız sağ olsun, denizaltıcı andı” dizeleri ile hiç silinmeyecek şekilde belleğimize kazınmıştır.Sayın Komutanım, değerli konuklar, gazilerimiz, saygıdeğer Şehit ve Gazi yakınları, bu vesileyle, huzurlarınızda, Atılay’da, Refah’da, Dumlupınar’da, Kocatepe’de ve şanı tarihimizin sayısız deniz vakasında hayatını kaybeden tüm şehitlerimizle ebediyete intikal etmiş gazilerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun.”

Denizaltı Filosu Komutanı Tuğamiral Bülent Turan’ın konuşmasının ardından Atılay Komutanı Şehit Binbaşı Sadettin Gürcan’ın torunu Onur Gürcan Ergen günün anlam ve önemini belirten bir konuşma yaptı. Konuşmaların ardından Şehit ve gazi yakınlarına Donanma Komutanı Oramiral Veysel Kösele tarafından 75’inci yıl anma töreni plaketleri verildi. Ardından   şehit ve gazi aileleri ile misafirler toplu fotoğraf çekiminin ardından Harp Silah Araçları Müzesi ve Atılay Resim Sergisinin gezildi. Törenin bitimin ardından Denizaltı Filosu Komutanı Tuğamiral Bülent TURAN ile şehit ve gazi yakınları tarafından Denizaltı Filosu Komutanlığı önünden denize çelenk bırakıldı ve ardından limanda bulunan denizaltılar misafirler tarafından ziyaret edildi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.