DOLAR 7,5575
EURO 8,9826
ALTIN 474,07
BIST 9,7776
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 26°C
Rüzgarlı

ADAPAZARI DEPREMİ VE GÖLCÜK

17.08.2017
525
A+
A-

17 Ağustos’u geride bıraktık ve hep aynı sözleri dinledik. Unutmadık unutturmayacağız. Peki şunu hiç dikkate aldınız mı? Mesela Adapazarı’nda 1942 yılında bir deprem olmuş. Ardından 1967’de bir daha. O zamanlar biz Teneke Mahallede oturuyorduk. Gölcük’te bir ve iki katlı binalar vardı. Bugün binaların dikildiği bir çok alanda bomboştu. Öyle olmasına rağmen sarsıntı Gölcük’ten öyle bir hissedilmişti ki, korkudan evimiz tek katlı olmasına rağmen bahçede yatmıştık. Ardından 1999 yılında Merkez üssü Gölcük olan asrın en büyük felaketi yaşandı. En büyük darbeyi Gölcük sonra Adapazarı ve Yalova aldı. O dönemleri yaşayanlar bilir. Az hasarlı, orta hasarlı ve ağır hasarlı binalardan ağır hasarlı olanlar yıkıldı. Orta hasarlı ve az hasarlı binalar ise onarıldı. Gölcük’te böyle yüzlerce bina var. Bunların ben çok güvenli olduğuna inanmıyorum. Ve şunu düşünüyorum, Adapazarı’nda 30 yılda bir deprem oluyor. Allah muhafaza Adapazarı bir daha sallansa şimdi sorarım size Gölcük’te onarılan o çok katlı orta hasarlı ve az hasarlı binalardan kaç tanesi ayakta kalır? Türkiye bir deprem ülkesi Sayın Başbakan bu gerçekle yaşamayı öğrenmeliyiz dedi. Aynen katılıyorum. O zaman hükümetimiz tarafından başlatılan Kentsel Dönüşüm Proje kapsamına az ve orta hasarlı binalarda dahil edilmeli ve bir an önce yerine daha az katlı depreme dayanıklı sağlam binalar yapılmalı. Hani yukarıda anlattım ya Adapazarı aşağı yukarı 30 yılda bir deprem görüyor. Aradan 18 yıl geçtiğine göre 12 yıl veyahut 15 yıl sonra o tarihi süreç devam ederse Allah muhafaza ne kadar büyük acılar yaşarız. Peki o zaman her kesin bu konuda duyarlı olması gerektiğini düşünüyorum. Torunlarımıza, çocuklarımıza verecek hesabımız olmaz.

 

BİR KAPI AÇIK KALSIN

Eski zamanlarda bir zat, seyahati sırasında çok ilginç bir olaya şahid olur..

Çölde, eşkiyaların bir kervana saldırdıklarını, ne var ne yoksa zorbaca gasbettiklerini korkuyla seyreder uzaktan..

Biraz sonra bakar ki, soygun yapan eşkiyaların reisi bir kenarda abdest alıp, namaza duruyor..

Adam hayretlerdedir..

Dayanamaz, namazdan sonra yanına varır ve sorar ona;

“Merak ve hayretler içindeyim” der..

“Yaptığın iş zalimce ve haram..Günahlar içindesin..Sonra da kalkıp, o yaptıklarını men’edenin huzuruna varıyorsun! Bu nasıl iştir?”

Yani bu ne perhiz bu ne lahana turşusu hesabı

Eşkiyaların reisi olabildiğince hüzünlü, şu ilginç ve ibretli cevabı verir;

“ Ey yolcu! Ben yıllardır şeytana ve ayartıcı benliğime uyarak, Rabbimle aramda faraza 100 kapı varsa, 99 unu kapattım İstiyorum ki hiç değilse BİR KAPI AÇIK KALSIN!”

Aradan zaman geçer, o zatın yolu, nasibolur Kabe’ye düşer..Tavaf esnasında bir de bakar ki, yıllardır hiç unutamadığı o eşkiya reisi de orada!.. Kabe’ye sarılmış, huşu ile dua etmekte, hıçkırıklarla ağlamaktadır..

Yine hayretlerdedir o zat..

Yanına varır selamlar onu, kendini tanıtır ve sorar;

“Oradan buraya…Nasıl oldu bu iş? Nedir bunun hikmeti?”

Tebessüm eder tövbekar adam ve ışıl ışıl gözleri, boynu bükük der ki;

“Sana demiştim ya hani; Hiç değilse BİR KAPI AÇIK KALSIN O’nunla aramda..İşte ben, tüm acizliğim ve samimiyetimle o kapıyı hep açık tuttum..Rabbim de rahmetiyle, muhabbetiyle lutfetti tüm kapıları açıverdi.

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.