DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 22°C
Sağanak Yağışlı

ENKAZ ALTINDAN MUCİZEYE

ENKAZ ALTINDAN MUCİZEYE

Hayatı başarılar ile dolu olan Ufuk Koçak sorularımıza samimi cevaplar verdi

 Gazetemizde iki hafta önce başlattığımız tam sayfa röportaj köşemize hayatı ders niteliğinde ve başarılarıyla dolu olan Ufuk Koçak’a yer veriyoruz. Koçak, röportajımızda sorduğumuz sorulara samimi cevap vererek, sorularımızı cevaplandırdı.

Ufuk Koçak kimdir öncelikle kendinizden biraz bahsedebilir misiniz?

1976 Kars doğumluyum. İlkokulu Kars’ta bitirdikten sonra o zamanki göç tufanına bizde kapıldık ve kendimizi Kocaeli Gölcük ilçesinde bulduk. Ortaokul ve Lise eğitimlerini Gölcük’te tamamladım. Askerlik görevimi de tamamladıktan sonra hayatın içine atıldım ve çalışmaya başladım. 17 Ağustos 1999 depremine kadar gayet normal bir hayatım vardı. Bir ailem bir işim beni seven dostlarım vardı. Ama 17 Ağustos gecesi yaşadığımız o büyük deprem benden birçok şey gibi iki bacağımı da aldı götürdü. Belki benim yerimde kaç kişi olsaydı pes ederdi. Bir kenara çekilir ve yardıma muhtaç bir şekilde yaşardı ama ben bunu yapmadım ve hayata sımsıkı tutunarak yeniden doğdum. Evet depremden öncede bir spor geçmişim vardı neden bunu daha da geliştirmiyorum dedim kendime ve kendimi spora adadım.

Peki bize deprem gecesinde ve sonrasında yaşadıklarınızı biraz anlatabilir misiniz?

Deprem gecesi arkadaşlarımla gece yarısına kadar dışarıda oturduktan sonra uyumak için evime  gittim, yatağa uzandım ancak havanın sıcak olması nedeniyle uykuya bir türli dalamıyordum. Bu sırada depremin olduğunu farkettim ve yataktan çıkarak dışarı baktığında İzmit Körfezi’nin kızıllığını gördüm. Bir anda ‘Kıyamet kopuyor’ zannettim.  Daha sonra evden seslerin geldiğini fark ettim ve biranda sıvalar düşmeye başladı. Adının Güven olduğu apartmanımız o kadar da güvenilir değilmiş ve depremin 10. saniyesinde 5 katlı bir apartmanımız üzerime yıkıldı. Ne olduğunu anlamadan ev yıkılmıştı bile ve koskoca bir karanlığın içinde kalmıştım. Dışarıdan birçok insanın çığlığını duyuyordum. Bulunduğum yerin her mevkisinden sesler geliyordu. Yaklaşık 3 gün enkaz altında kaldım. Sadece bizim evin salonunda bir aralık vardı. Babam ve arkadaşlarım İstanbul’dan geldiler ve o aralıktan sürünerek beni çıkardılar. Enkazdan çıkarıldıktan sonra hastanede şuurunun açıldı ve ne olduğunu anlamaya çalışıyordum. Kolay değil 3 gün boyunca o enkazın altında çaresizce beklemiştim. Hastanede  yapılan muayeneler sonucunda ayaklarının iyi durumda olmadığını öğrendim. Acil olarak  helikopterle GATA’ya sevk edildim, burada yapılan kontrollerde iki ayağımın da kangren olduğu ve kesmekten başka çarelerinin olmadığını söylediler ve gerçekleşen  operasyonla iki ayağım kesildi. Bir süre hastanede Rehabilitasyon tedavisinden  sonra Almanya’ya giderek protezlerimi yaptırdım ve yürüme eğitimleri yeni bacaklarıma alışmaya çalıştım. Yeni bacaklarıma alışmam tabi biraz zamanımı aldı. Sonrasında 2003 yılında tekrar  spor yapmaya başlamayla hayatımın dönüm noktası oldu.

Spor hayatınıza nasıl bir dönüm noktası yaptı?

2003 yılında Tekerlekli sandalye ile basketbol ve tenis oynamak ile başladım. Daha sonrasında Değirmendere Su altı Topluluğu Spor Kulübü Derneği’nde (DESSAT) tanıştığım Murat Kulakaç ile hayatım tamamen değişti. Onunla su altı eğitimlerine başladık. Şu anda dalış sporunda en üst seviyeye geldim. Engelli arkadaşların eğitimlerine yardımcı oluyorum. Yüzme, rüzgar sörfü, yelken, doğa yürüyüşleri ile Off-Road yapıyorum. Gücüm yettiği kadar doğa yürüyüşlerine çıkıyorum. Hayatta hep var olmaya çalışıyorum. Toplam 10 spor yapıyorum. Yaşama tutunmaya ve koşturmaya devam ediyoruz. Yaptığım spor dallarına her zaman yenilerini katıyorum. Hayatın her zaman içinde olmak gerekiyor, bu neden benim başıma geldi diyerek durumları sorgulayacak olursanız hayatın kenarında kalırsınız. Spor yaparak hayatımı daha eğlenceli bir hale getiriyorum. 17 Ağustos Marmara Depremi sonucu sahip olduğum engel, spor yaparak hayata tutunmama engel olamadı. İnsanların iki ayağı olmayan birisini görmeye alışkın olmadığı için ilk başta çok şaşırdılar. Çınarlık Meydanı’nda ilk dalışımı gerçekleştireceğim zaman  100’e yakın  kişi toplanarak deniz kenarından beni izlemişti. Aynı yerdeki dalış sayılarının artmasının ardından çevredeki insanlarda farkındalık uyandırdığını düşünüyorum. Şimdi yaptığım bütün spor faaliyetlerini ben bir spor olarak değil de bir yaşam felsefesi olarak görüyorum ve o şekilde yaşıyorum. Yani spor artık benim bir yaşam felsefem, bir yaşam tarzım oldu. Ben depremden öncede yüzüyordum ama dalgıç değildim. Depremden öncede doğa yürüyüşleri yapıyordum. Depremden sonra yaptığım yamaç yürüyüşü çok farklı bir durum ve her şeyi en baştan öğreniyorsun. Bölünmüş bir hayat, öncesinde bacakları olan bir Ufuk Koçak varken sonrasında bacakları olmayan bir Ufuk Koçak var. Ayakları olan bir insanla ayakları olmayan bir insan arasında dünya kadar fark var. Ama spor artık benim bir yaşam tarzım oldu ve bu şekilde yaşamaktan da son derece memnunum.

Bir dönem Arka Sokaklar dizisinde konuk oyuncu olarak rol aldınız. Oyunculuğu devam ettirmeyi düşündünüz mü?

O çok farklı bir durumdu. Arka Sokaklar dizisinde oynayan oyuncuların çoğu benim arkadaşım. Yani Rıza Baba’yı oynayan, Şevket Çoruh, Hüsnü Çobanı oynayan Özgür Ozan hepsi benim abim gibidir. Onlar vesile oldular ve bir bölümde konuk oyuncu olarak oynadım. Çokta zevkliydi, set ortamı özellikle çok güzeldi. Hatta bu konuda böyle bir teklif geldi. Devam edip edemeyeceğimi sordular ama bu benim işim değil ben bu rolü fark yaratmak için bu projenin içinde yer olmayı kabul ettim. Gerekli farkındalığı da yarattığımızı düşünüyorum. Bu yüzden oyunculuk yapma gibi bir düşüncem yok. Gölcük’te uzun yıllar tiyatro oynadım mesela ama televizyon çok farklı bir konu ve ben kendi yolumda gitmeyi tercih ediyorum.

Peki sizin hayat hikayenizi bir sinema filmi yapsalar bu konuda ki düşünceleriniz nasıl olur?

Bu konuda bir proje var aslında piyasada ve benim derdim aslında en doğru şekilde insanlara en doğru mesajı verebilmek. Eğer bu konuda gerçekten beni anlatabilecek bir senaryo ile karşılaşırsam bu konudaki düşüncem açık. Tabi bu filmde ben mi oynarım yoksa daha tanınmış bir aktör mü oynar o konuda daha net bir kararım yok. Dediğim gibi burada önemli olan filmde verilmesi gereken mesajın aktarılması ve eğer bu mesajı ben daha iyi verebilirsem ben oynarım. Ya da benim yerime daha tanınmış ünlü biride bu rolü oynayabilir. Yani illa ben oynayacağım diye bir şey yok. Mesele Burada ki bir yaşam tarzını, bir felsefeyi aktarabilmektir öbür tarafa. Yani filmin tamamında ya da bir kısmında oynayabilirim. Yani burada en doğru mesajı kim verecekse o oynamalı bence. Ama bu işte benimde üzerime bir şey düşerse oynayan oyuncunun da koçluğunu yaparak en doğru mesajın verilmesini isterim.

Bir kitap yazdınız kitabın konusunu ne olarak seçmek isterdiniz?

Evet ” Yiğitsen uslandır beni hayat” adında bir kitap yazdım ve Şubat Ayında raflarda olacak. İnkılap Yayınları’ndan çıkacak. Kitap tamamen benim hayat hikayemi içeriyor. Beni en yakından tanımak isteyenlerin okumasını istediğim bir kitap oldu. Şubat ayında da raflarda olacak.

16 Ağustos günü bir rekor denemeniz olacak bu konuda düşüncelerinizi alabilir miyiz?

Öncelikle yaşadığım kentin depremle anılmasını istemiyorum. Deprem bir yıkımdı çünkü burası için, normalde bir doğa olayıdır bu ama deprem büyük bir yıkıma neden oldu. Ama bu kent yenilendi, yeniden ayağa kalktı, yeniden hayatlar başladı burada. Derdimde aslında enkaz altından dünya rekoruna sloganıyla çıktığım bu yolda bunu anlatmak aslında. Bu kent artık bir dünya rekoruyla anılsın istiyorum. 99 depremiyle yerle bir olan bir kentten artık bir dünya rekoru çıkacak ve artık bu kentte kendini yeniledi ve dünya kentlerinin arasında yer buldu. Derdimiz bir taraftan deprem bilincini oluşturmak ve aslında gördük ki deprem insanları öldürmüyor. İnsanları cehalet öldürüyor. Düzgün yapılmayan mimari yapılar öldürdü. Çünkü biz bilim ve Fizik’ten, Felsefeden, Matematikten uzaktık. Binaları öyle yaptık. Binaları öyle yaptığımız için de o binaların hepsi başımıza yıkıldı. Biz o gün bunu anlatabilmek istiyoruz. Deprem bir doğa olayıydı, onu felakete çeviren bizdik. Artık yaralarımız sarıldı ve yenilerinin olmaması için neler yapabiliriz nasıl yapabiliriz diye düşündük ve Gölcük’ün artık başka bir konu ile anılmasını istedik. Bu yenidünya rekoru ile artık Gölcük farklı konular ile anılacak.

Peki antrenmanlar nasıl gidiyor sizi nasıl bir ekip destekliyor?

Antrenmanlarımız yoğun bir şekilde devam ediyor. Günün büyük birçoğunu denizde geçiriyoruz. Ekibim çok güzel bana güvenleri de destekleri de tam. Yüzey Güvenlik Desteğinde Faik Konyalı, Sucuba Güvenlikte Sait Gürel, Serbest dalış güvenlikte Yaşar Dalkaç, Su üstü acil yardımda Gökhan Dikici ve Murat Kulakoç, Canberk Kaya, Ali Tomak, Selim Özbay, Vedat Ali Özkan ve Yasin- Aylin Abdülbakioğlu gibi çok sağlam bir ekiple çalışmalarımız devam ediyor. 16 Ağustos 2017 saat 11.00 de Çınarlık Meydanı’nda 23. 07. 2014 yılında Kaş’ta gerçekleştirdiğim Dünya rekorunu kırmak için dalacağım. Bu benim son rekor denem olacak. Bundan sonra ki rekor demelerini benim yetiştirdiğim engelli sporcuların benim rekorumu geçmeleri için onları çalıştıracağım” dedi.

Rekor denemem canlı yayınlanacak

Koçak, ile yaptığımız röportajımın sonunda 16 Ağustos 2017 Çarşamba günü gerçekleştireceği Değişken Ağırlık Dünya Serbest Dalış Rekoru denemesi hakkında düşüncelerini aldık. Koçak, “Gerçekleştireceğim rekor denemesinde Kocaeli Üniversitesi ilkyardım ekibi, Prof. Dr. Teoman Kılıç’ın ekibi ile Kocaeli Valiliği AFAD İl Müdürlüğü Acil Durum Botları ile destek verecekler. Ayrıca dalış sırasında 3 tane tüplü Sucuba olacak. Ayrıca çekim ekibi ve dalış denemem canlı olarak yayınlanacak” dedi.

İsim: Serap DURUKAN

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.