DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 31°C
Az Bulutlu

GÖLCÜK YARALARINI SARDI

GÖLCÜK YARALARINI SARDI
15.08.2017
717
A+
A-

Depremin 18. yılında Gölcüklüler depremi değerlendirdi

GÖLCÜK YARALARINI SARDI

Tam 18 yıl önce yaşadığımız ve asrın felaketi olarak adlandırılan 17 Ağustos Gölcük depremini ve sonrasında yaşananları Gölcüklülere sorduk.

Kabaca, “Gölcük 17 Ağustos depreminde çok büyük bir yara aldı ama bu yaraları çok çabuk sardı”

Vatandaş Ergun Kabaca, ” Depremi en yakından yaşamış biriyim. Depremde Kızımın oturduğu 6 katlı apartmanın ilk üç katı toprağın altına çöktü ve yıkıldı. Allah’tan kızım damadım ve iki torunum sağ olarak kurtuldular. Ama ne yazık ki o bina tam 24 vatandaşımız hayatını kaybetti. Gölcük 17 Ağustos depreminde çok büyük bir yara aldı ama bu yaraları çok çabuk sardı. Gölcük Belediyesi bu durumu çok güzel toparladı ve kısa bir sürede bütün enkazların toplanması ve yıkılan evlerin yerlerini yeşillendirmesi ile Gölcük’te görüntü kirliliği kalkmış oldu. 10 öncesine bile gidilse Gölcük’te gözle görülecek bir deprem kalıntısı göremezsiniz. Gölcük bu konuda yaralarını çok güzel sardı. Şu anda Gölcük o kadar güzel toparlanmış durumda ki dışardan gelen biri Gölcük depremini bilmese burada deprem yaşanmış diyemez. Bir tek kavaklı Sahili’nde denizin kayması sonucu denizin ortasında kalan elektrik direkleri var ama onlarda zaten depremi unutturmamak için bilerek bırakıldı. Kavaklı Sahili’nde yapılan yeni sosyal tesisler ile çok daha güzel bir konuma getirilmiştir. Depremde evi yıkılan vatandaşları mağdur etmemek için öncesinde yapılan prefabrik konutlar ve daha sonrasında yapılan kalıcı Konutlar ile  depremzede vatandaşlarımızın yaraları sarıldı. Ama biz yine de depremi unutmuyoruz, yaşadığımız bölge bir deprem bölgesi ve artık insanlarımız depremle alakalı bilinçlendi. Keşke bu bilinçlenmeyi depremi yaşamadan önce yapmış olsaydık belki de bu kadar can kaybımız yaşanmayacaktı. 17 Ağustos depremi sonrasında Necmi Kocaman’ın Başkanlığın da GESOTİM’in  kurulması Gölcük için çok büyük bir adım oldu. GESOTİM artık sadece Gölcük için değil bitin dünya çapında yardımlara koşan bir kuruluş oldu.  Hem Türkiye’de hem dünyanın çeşitli ülkeler yardımlara giderek bizi gururlandırdı.

Şenyurt, “Bizi asıl korkutan depremden önce yapılan evler”

Vatantaş Aydın Şenyurt, ” Depremden sonra bana göre Gölcük’te hiçbirşey yapılmadı. yapılan yeniliklerde bana göre kullanışlı yapılmadı. Anıtpark mesela eski hali daha güzeldi. Kayalardan akan sular vardı. Yeni havuz eskisine göre hiç güzel olmadı. Yapılan banklara üstü açık olmadığı için kimse oturamıyor. 17 Ağustos depremi Gölcük’te çok büyük bir yıkım yarattı. İlçemizde yıkılan evlerin yerlerine yeniden imarın açılması ile yapılan yeni evler ile ilçemiz bayağı toparladı. Yeni yapılan binaların depreme uygun yapılması ayrıca hoşumuza gidiyor. Ama bizi asıl korkutan depremden önce yapılan evler, o zaman hasar gören evler şimdi daha da hasarlandı ve biz o evlerin kontrol edilmesini istiyoruz. Özelliklede yol kenarlarında bulunan 8- 9 katlı apartmanlar bizi çok korkutuyor. Bu evlerin kontrolerinin yapılmasını hatta yıkılması gerekiyor diye düşünüyorum. Ayrıca elektrik kablolarının artık  yer altına alınması gerekiyor açıkta duran kablolarda olası bir deprem yada başka bir afette çok daha büyük bir felakete yol açabilir diye düşünüyorum” dedi.

Çolak, “Artık Gölcük Halkı bilinçlendi ve yeni yapılan evlerin deprem yönetmeliğine uygun yapılması bize daha da güven veriyor”

Sami Çolak, ” 17 Ağustos depreminde İhsaniye Merkez’de oturduğum için Gölcük’te yaşayanlar kadar olmasa da yakından yaşadık. Evimiz az hasar aldı. Bu nedenler bir sene çadırda yaşadık. Daha sonrasında evimiz tamir edildikten sonra evimize geçebildik. Depremden sonra bana göre Gölcük yaralarını çabuk sardı ve toparladı. Artık Gölcük Halkı bilinçlendi ve yeni yapılan evlerin deprem yönetmeliğine uygun yapılması bize daha da güven veriyor. 17 Ağustos depreminden önce bu bilinç yoktu ve yapılan evler çok dayanıksız yapılmıştı. Bu nedenle de bu kadar can kaybı yaşandı. Depremden sonra yapılan Kalıcı Konutlar ve yeni yapılan evlerin depreme uygun yapılmaya başlaması artık bize daha güven veriyor” dedi.

Özen, “Her yeni yapılan bina bir önceki binadan daha yüksek yapılıyor”

Mübeccel Özen, ” Gölcük çok büyük bir deprem atlattı ve kısa sürede yaralarını sardı. Allah bizlere tekrar o günleri yaşatmasın çok zor dönemler geçirdik. Bizim istediğimiz Gölcük’te yıkılan evlerin yerine tekrardan açılan imarlar ile yeni binalar yapılmaya başladı. İlk zamanlar 3 kattan fazla izin verilmezken şimdi bahçe dubleks çatı dubleks diyerek 5 katlı evler yapılmaya başlandı. Her yeni yapılan bina bir önceki binadan daha yüksek yapılıyor. Kontrolsüz yapılaşma aynen devam ediyor. Bu konuda yapılan bir şey de göremiyoruz. Deprem öldürmez bina öldürür deniliyordu. Depremden önce yapılan ve hasarlı binaları montaladılar süslediler ya kiraya verdiler ya da sattılar. Şu anda o evlerde oturanları hiç düşünmüyorlar.  Depremden öne Gölcük’te çok güzel komşuluk vardı. Depremden sonra komşuluk arkadaşlıkta öldü. Apartmanlarda kimse kimseyi tanımıyor bilmiyor selam bile vermiyorlar. Açılan yeni imar ile yapılan yeni evler depreme dayanıklı yapılıyor da peki eski hasar almış evler var bunlarla ilgili hiçbir çalışma yapıldığını görmüyoruz. Bizim asıl istediğimiz bu eski evlerin kontrollerin yapılması ve gerekirse yıkılması gerektiğini düşünüyorum. Son olarak ta Gölcük olarak depremi sadece 17 Ağustos’ta hatırlamamalıyız. Biz bu felaketi beraber yaşadık beraber atlattık ve beraber unutturmamalıyız” dedi.

Durukan, “Belediye kadar bina sahiplerinin de bilinçli olmaları ve binalarının kontrollerini yaptırmaları gerekiyor”

Mustafa Durukan, ” 17 Ağustos asrın felaketi olarak adlandırılan depremde iş yerim yıkıldı ve yandığı için biz hiçbir şey kurtaramadık. Depremin olduğu gün bütün param ile dükkana mal almıştım ve cebimde çok az bir parayla ortada kalmıştık. O zaman ben ve eşimde emekli olmadığımız için çok zor dönemler atlattık. Allah’tan işyerim sigortalıydı ve sigortadan aldığım para ile bir süre idare edebildik. Gölcük o kadar kötü durumdaydı ki işyerimizde yıkıldığı için yapabileceğimiz bir şey yoktu ve bizde memleketimize taşındık orda iş yeri açtık ve bir süre orda yaşadık. Bir süre sonra tekrar geri döndük ve Gölcük’te işyerleri yıkılan esnaflar için yapılan kalıcı İş Merkezleri’nden birinde yeniden işyerimizi açtık. Eğer o zaman işyerim sigortalı olmasaydı bizim memlekete bile gidecek paramız olmayacaktı. Gölcük depremden sonra kendini çok güzel toparladı. Yeni yapılan binaların da depreme dayanıklı olması ile artık kendimizi daha güvende hissediyoruz. Biz şu anda depremden önce yapılan bir binada oturuyoruz ama o zaman gelip kontrollerini yaptılar ve evimizin hiç hasar almadığını söylediler. O nedenle evimizde güvenle oturuyoruz ama eğer hasarlı çıksaydı hiç düşünmez evin yıkılmasını isterdim. Ev benim ve ailemin hayatından daha önemli değil çünkü. Bizim istediğimiz Belediye kadar bina sahiplerinin de bilinçli olmaları ve binalarının kontrollerini yaptırmaları ve eğer binaları hasarlı ise gerekli önlemlerini almaları hatta yıktırmalarını isteriz. Allah korusun olası bir deprem ile bu hasarlı binalarımız yıkılsa çok daha büyük felaketlere yol açabilir. Bu nedenle erken alınan önlem her zaman hayat kurtarır diye düşünüyorum” dedi.

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.