DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 31°C
Az Bulutlu

GÖLCÜK’ÜN SİMGESİ

GÖLCÜK’ÜN SİMGESİ
23.08.2017
528
A+
A-

Bilge Saral ile dopdolu bir röportaj gerçekleştirdik

GÖLCÜK’ÜN SİMGESİ

Her hafta Gazetemizde yer yerdiğimiz röportaj köşemiz de bu hafta Kocaeli’nin ilk bayan muhtarı ve Gölcük Muhtarlar Dernek Başkanı Bilge Saral’a yer verdik. Bilge Saral ile samimi bir ortamda gerçekleştirdiğimiz röportajda samimi cevaplar aldık.

Bilge Saral Kimdir? Kendinizi tanıtabilir misin?

1955 İstanbul Üsküdar doğumluyum. Evliyim iki çocuk annesiyim ve iki tane dünya tatlısı torumum var. İlk, Orta ve lise tahsilimi Gölcük’te tamamladım. Ege Üniversitesi İşletme Fakültesinden 1979 senesinde üniversiteden mezun oldum. Mezun olduktan sonra Gölcük’e geldim. O zamanlar Gölcük’te iş imkanı gerçekten çok kısıtlıydı. Çalışmak için birçok yere müracaat ettim. İlk zamanlar çocuklarımı kendim büyütmek istedim ama çocuklarım biraz büyüdükten sonra ev hanımlığının bana göre olmadığını fark ettiğim için çalışmaya karar verdim. Gölcük’te iş anlamında çok kısıtlıydı ve sadece Tersane vardı. O zaman ki Tersane Komutanımız dedi ki, ” İlk bayan personel alımında alınacak ilk kişisin” dedi ama olmadı. Bu arada öğretmenliğe müracaat ettim, belediyeye başvurdum. Hepsinde farklı nedenlerden dolayı olmadı. Bu arada iş aramak için İzmir’e gitmeyi düşündüm. Fakat eşim Tersane’ de çalıştığı için bu düşüncemde pek olmadı ve bu arada eşim ” Seni muhtar yapacağız, muhtarlık seçimlerine sokacağız seni” dedi. O zaman değil Gölcük’te Kocaeli’nde bile kadın muhtar yok. Bana oy mu verirler dedim. Ayrıca ben muhtarlıktan ne anlarım ve İşletme mezunuyum insan işletmek için mi muhtar olacağım dedim. İlk olarak Dumlupınar’da ara seçim vardı. Ara seçimde 23 tane aday vardı. Bu 23 kişinin arasında Belediye Başkanımız Mehmet Ellibeş’in babası rahmetli Hüseyin Ellibeş’te vardı. Bu adayların çoğu da eşimin akrabasıydı. Dedim ki bu seçime girilmez ve girmedim. Bir sene sonra muhtarlık genel seçimi oldu. Bu arada bir inceleme yaptık Gölcük genelinde ve esnafları gezmeye başladım. Zaten çoğu eş, dost, akraba, arkadaş ve hepsi de destek verdiler. Bazı kişiler kadından muhtar mı olur dedi. Ama baktık ki çok yoğun bir talep var. Aday olmaya karar verdim ve 1989 senesinde 11 aday olarak seçime girdik. 1989 senesinde Merkez Mahallesi Muhtarı olarak seçildim. Tabi muhtar seçildikten sonra mühürünüzü teslim ediyorlar ve tamam muhtarsınız diyorlar. Ama bunun ne okulu var ne kitabı var. İlk kadın muhtar olduğum için de bak kadın muhtar olduğu için bu işi beceremiyor dedirtmemek için çok inceledim çok araştırdım. Bu arada da etrafta yardım edecek hiç bir kurum ve kuruluş göremedim dernek gibi ve bu hırsla araştırdım ve Gölcük’te 1990 senesinde Gölcük’te Muhtarlar Derneği’ni kurdum. Dedim ki bundan sonra muhtar olacak kişilere yardımcı olmak çok önemli çünkü bunun okulu yok anca böyle dernekler kanalı ile yardım edebiliriz bilgilendiririz düşüncesi ile Muhtarlar Derneğini kurdum ve o gün bugündür Gölcük Muhtarlar Derneği’nin başkanıyım. Muhtar Derneği Başkanlığı ile birlikte 3 dönem muhtarlığı devam ettirdim. Bu arada 1998 yılında siyasete girdim ve Doğru Yol Partisi Yönetim Kurulu Üyesi olarak ilk siyasi hayatıma başladım ve 2004 senesinde DYP’den Gölcük Belediye Başkanı Adayı olarak seçimlere katıldım. Muhtar arkadaşlarım ve çevremdeki dostlarımın ısrarı ile Muhtarlar Dernek Başkanlığı’na devam ettim. Onlara yardımcı olabilmek için kabul ettim ve hala da muhtarlarımız  yanındayım. Dernek benim evim gibi geliyorum. Muhtar arkadaşlarımıza yol gösteriyorum. Bu da bana inanılmaz bir haz veriyor, mutluluk veriyor. Yani para ile kazanamayacağınız bir duygu. Tabi Muhtarlar Derneği Başkanlığı’nın yanı sıra birçok kurum ve kuruluşta görev aldım. Gölcük Kent Konseyi’nin kuruşunda bulundum. Kent Konseyi kurulduğu günden beri Yürütme Kurul Üyesiyim ve bu görevimi de severek yapıyorum. Gerçekten Gölcük’te iz bırakacak bazı eserler bıraktığımıza inanıyorum. Vizyon 2023 proje kapsamında Gölcük’te iz bırakacak güzel eserler ortaya koyduğumuza inanıyorum. Bunların haricinde birçok kurum  ve kuruluşa üyeyim ve çoğunda aktif olarak görev alamasam da elimden geldiği kadar destek olmaya çalışıyorum. Bu kurumlar arasında en çok THK’da arkadaşlarım yönetim kurulu üyeliğine almışlardı beni ve başkan istifa edince arkadaşlarımın ısrarı ile başkanlık bana kaldı. Bu başkanlığı da severek yaptım ancak bir kaç işi birlikte yürütmek zor olduğu için ve faydalı olamayacağımı düşündüğüm için THK Gölcük Şubesi Başkanlığını devretme kararı aldım. Yani bazı işler sadece ismim olsun diye yapmamak gerekiyor. Ama hala denetim kurulu başkanlığını yapıyorum ve gözüm arkada değil gerçekten çok başarılı arkadaşlara devrettiğimi düşünüyorum” dedi.

Gölcük’te Muhtarların birbirleri ile ilişkilerini nasıl görüyor, başarılı buluyor musunuz?

Gölcük ilçesinde 50 tane muhtarımız var. Bunların 20 tanesi köy 30 tanesi mahalle muhtarıydı. Yeni yasa ile hepsi mahalle muhtarı olarak birleşti. Biz Gölcük’te muhtarlar olarak bir aileyiz. Gerçekten büyük bir kaynaşma ve dayanışma içinde çalışıyoruz. Herkes birbirinin abisi kardeşi ve hepsi mahallelerinin sorunlarına vakıf , mahallelerinin sorunlarını çok yakından takip ediyorlar. Görevlerini hepsi severek yapıyorlar. Gerçekten birbirimize kenetlenmiş durumdayız ve birbirimize sahip çıkıyoruz. Muhakkak eksik olduğumuz konularda vardır. Birbirimizle sürekli iletişim halindeyiz. Sürekli toplantılar yapıyoruz. Gölcük Belediyesi ve Kaymakamlık’ ta aylık toplantılarımızı gerçekleştiriyoruz. Bu toplantılarda sorunlarımızı ayrıca dile getirerek çözüm bulunması için uğraşıyorlar. Bir sonraki toplantıda eğer dile getirdikleri sıkıntılar çözüm bulunmadıysa tekrar tekrar dile getirerek çözüm bulunması için uğraşıyorlar. Ben hepsini çok seviyorum hepsi benim ailem gibi Allah yollarını açık etsin.

Gölcük’te mahallerde önemli sorunlar var mı?

Gölcük’teki mahallelerimizde tabi ki problemlerimiz var. Her mahallenin kendine özel problemleri var ve bu problemlerin en başında da  trafik problemi geliyor. Gölcük’te birçok mahallede otopark olmasına rağmen vatandaşlar cadde ve sokaklara arabalarını park etmekten vazgeçmiyor. Tabi bu problem Gölcük’ün değil tüm ülkenin problemi olmaya devam ediyor. Bana göre de burada en büyük suçlu vatandaşlar olarak görüyorum. Ya da otoparklar konusunda doğru yönlendirme yapılmıyor. Bizde ceza sistemi işlemiyor. Bu nedenle insanları caydırmak için daha ciddi cezaların uygulanması gerekiyor diye düşünüyorum. Avrupa’da öyle bir sistem oturmuş ki kesinlikle böyle bir manzara ile karşılaşamayız. Bunun eğitimle alakası var diyorlar ama bana göre öyle değil. Avrupa’da ki herkes profesör değil ya. Avrupa’da yaşayan Türkler bile oradaki kurallara o kadar güzel benimsemişler ki bütün kurallara harfiyen uyuyorlar ama iş Türkiye’ye geldikleri bu kuralların hiçbirine uyulmuyor. Neden uymuyorsunuz dediğimiz zamanda Burası Türkiye diye cevap veriyorlar. Bu nedenle Türkiye’de ki cezaların da Avrupa’da ki gibi caydırıcı olması gerekiyor diye düşünüyorum. Tabi bir de akraba arkadaş ilişkileri nedeniyle cezalar iptal olmasa bu kurallara daha güzel uyulur diye düşünüyorum. Mahallelerimizde ki bir diğer problem de sokak köpekleri çok fazla var ve bu konuda çok ciddi şikayetler alıyoruz. Ben bir hayvan sever olarak bu sokak hayvanlarına herhangi bir zarar verilmesine ve hatta öldürülmesine kesinlikle karşıyım ama bir takım önlemler alarak mesela toplu hayvanları besleme alanları yaparak kırsal alanlarda onları bir arada tutabilirler. Sokak köpekler aç oldukları için insanlara bu kadar saldırıyorlar. Bir kere köpek aç kalmadıkça ve üzerine saldırmadıkça insanlara saldırmazlar. Şehir merkezinde bulunan hayvanları şehrin dışında hazırlanan alanlara çekerek burada bakımları yapılabilir. Hayvan haklarından dolayı bir yere de kapatılamıyorlar. Kocaeli’nde çok muazzam bir köpek barınağımız var ama orada da anca belli bir süre tutula biliniyor. Tabi bir de ilçeler iller birbirlerine gidip köpek bırakmasa belki de bu problem çok daha kolay çözülecek diye düşünüyorum. Bir diğer problemimiz ise çöpler. Bu konuda çok şikayet alıyoruz ve bana göre burada en büyük suç belediyede  değil insanlarda olduğunu düşünüyorum. Çöpleri şikayet eden vatandaşlarında en çok kirlettiklerini görüyoruz. Burada da yeterli cezai işlem uygulanmadığı için bu manzaralar ile karşılaştığımız düşünüyorum. Şimdi bana sürekli cezamı istiyorsunuz diyecekler ama bunun cezadan başka bir çözümü olduğunu düşünmüyorum. Bu konunun eğitimle de alakası olduğunu düşünmüyorum çünkü profesörü de yapıyor bu çöp atma olayını en cahil insanda  bunu yapıyor. Daha yeni Saray Bosna’ya gittim. Adamlar bizden çok daha geri durumdalar ve çok zor durumda olan insanlar ama inanın sokaklarında tek bir kibrit çöpü bile yoktu. Demek ki ciddi bir ceza sistemi var ya da sistemlerini çok güzel kurmuşlar. Özellikle arabalardan sigara izmariti atmaları orman yangınlarına sebebiyet veriyor. Arabasını temizleyenler küllüğünü sokağa döküyor. En kötüsü de çocuğunun altından aldığı bezi camdan aşağı atanları gördüm. Bunlara ciddi derecede ceza uygulandığı zaman bu problemin ortadan kalkacağını düşünüyorum. Yoksa günde üç defa da çöp arabası gezse bu problemin önüne geçilmez. Bizim muhtarlar olarak bu üç problemimiz şu anda ön planda bunların haricinde tabi ki ufak tefek problemlerimiz oluyor ama onları da hallediyoruz. Tabi bir de mahalle muhtarlarımız olarak Suriyeli vatandaşlarımıza verdiğimiz fakirlik belgeleri var. Yardım kuruluşları muhtarlıktan fakirlik belgesi almayan Suriyeliye yardım yapmıyor. Bu nedenle bizlerden fakirlik kağıdı vermemizi istiyor ama biz bu insanların araştırmasını yapamıyoruz ki kimdir neyin nesidir hiç birini tanımıyoruz ki belki de durumu çok çok iyi ama buradan yardım almak istiyor. Bizim istediğimiz bu insanların gerekli araştırmaları yapılsın bizi ona göre bilgi verilsin bizde gerekli durumlarda fakirlik kağıtlarını verelim. Son zamanlarda muhtarlarımız en büyük problemlerinden biride bu Suriyeli vatandaşlara verilen fakirlik kağıdı.

Yetkililer ya da Belediye Muhtarların ilettiği sorunları çözüyor mu?

Bu konuda çözülen de var çözülmeyen de var. Biz bu sıkıntılarımız dile getirmek için her ay belediye ile toplantı düzenliyoruz ve toplantıda çözülen problemler yada çözümlenmeyen problemleri dile getiriyoruz. Muhtarlarımız da bu konuda çok güzel takip ediyor. Talepleri eğer gerçekleşmediği zaman tekrar dile getiriyorlar. Hatta tepkilerini ortaya koyuyorlar. Tabi belediyemiz de imkanları dahilinde bir şeyler yapmaya çalışıyor. Belediye de ki çalışanlarımız ile muhtarlarımızın diyalogları çok iyi sadece sıkıntıları olduğu zaman toplantıları beklemeden direk belediyeye giderek de sorunlarını halledebiliyorlar. İşlerini çok yakından takip ediyorlar. Muhtarlarımız isteklerinden çözümlenen de var çözümlenmeyen de var. Ama muhtarlarımız bu problemleri çözümlenene kadar toplantılarda dile getirmeye istemeye devam ediyor. Bıkmadan usanmadan isteklerini yaptırana kadar sitemini yapıyor gerektiğinde sesini yükseltiyor ama o konunun her zaman takipçisi oluyorlar.

Gölcük’teki hedeflerinize ulaşabildiniz mi?

Gölcük için benim hiç bir zaman hedefim olmadı. Daha doğrusu Gölcük’te ki hedefim insanlara yardım en iyi şekilde hizmet edebilmek, insanları memnun edebilmek, sorunlarının çözülmesinde yardımcı olmaktır. Ben bu konuda elimden geldiğince yardımcı olduğuma inanıyorum. İnsanların zaten gösterdikleri ilgiden sevgiden de çok mutlu oluyorum. Beni Gölcük’e bağlayan, beni Gölcük’te tutan en önemli şey insanların gösterdikleri o sevgi ve özellikle Bilge Abla kelimesi gerekten beni çok mutlu ediyor. Gölcük’te ki hedefime ulaşmışım diyorum. Yapabildiğim her şey başarabildiğim her şey benim hedefimdir. Bunun haricinde şu da olsam bu da olsam diye bir hedefim yok. Ben Gölcük’e Belediye Başkanı adayı oldum. Orada bile hedefim Gölcük’e hizmet etmekti. Kendi adıma aday olmadım yani. Bunların haricinde başka bir hedefimde yok. Yaşadığım sürece ben bu görevi bıraktıktan sonra da elimden geldiğince insanlara yol gösterme yardımcı olmaya devam edeceğim. Ben bu şekilde oldukça mutluyum ve başka da bir hedefim yok.

Gölcük’ün en önemli sorunu hangisi?

Tabi Gölcük’ün en büyük problemi trafik problemi ve bu ciddi olarak ele alınmalı ve çözüm bulunmalı diye düşünüyorum. Cadde ve sokaklara sağlı sollu bırakılan arabalar nedeniyle orta şeritte ciddi bir daralma oluyor ve iki araba karşılaştığı zaman büyük problemler çıkabiliyor. Ben bile evimin önüne araba park edemiyorum. Belirli yerler paralı zaten park edilemiyor. Trafiğin yeniden düzenlenmesi bazı yolların tek yönlü olarak düzenlenmesi ve bazı yollara çift taraflı parka izin verilmemesi gerekiyor diye düşünüyorum. Arabalar dar yollarda karşılaştığı zaman bu sefer iş inada biniyor ve kavgalar çıkabiliyor. Bu konuda Ulaşım Dairesi Başkanlığı’nın UKOME’nin mutlaka bu konuda kesin çözüm bulması gerekiyor diye düşünüyorum.

Muhtarlar Derneği Başkanlığının yanı sıra diğer kurum ve kuruluşlarda da aktif olarak görev alıyorsunuz bu sizin için zor olmuyor mu?

Muhtarlar Deneği benim evim ve tabi ki de kolay değil. Sürekli kendinizden vermeniz gerekiyor. Kendinize ayırdığınız zamanı bu sefer bu kurumlar için harcıyorsunuz. Hatta ben çocuklarıma dahi gidemez duruma geliyorum. İstanbul’a torunlarımı görmeye gidemiyorum. Ama ben bu halimle mutluyum. Sonunda bir şey başarabilirsen yani yaptığın işi birileri beğeniyorsa, eğer o yaptığım iş faydalı olmuşsa ben çok mutlu oluyorum. Bu işler için zamanınızı ve kafanızı veriyorsunuz ve birçok problem ile karşı karşıya geliyorsunuz. İnsanlarla dalaşıyorsunuz savaş veriyorsunuz insanların istediğiniz şeylere ikna olabilmeleri için ama ben bu işi gerçekten severek yaptığım için geceleri bile çalışabilirim. Ben çalışmayı çok seven bir insanım, boş oturmayı seven bir insan değilim. Evde bile boş durmayı sevmem hatta bir kaç işi aynı anda yapmaya çalışırım. Yani hayatı dolu dolu yaşamayı seven biriyim. Tabi şöyle de bir durum var. Ben THK’yı neden bıraktım. THK çok sevdiğim değer verdiğim bir kurum ve ülkemiz için çok önemli bir kurumlarından bir tanesi ama Kent Konseyi, Muhtarlar Derneği hepsi bir araya gelince altından kalkamayacağımı fark ettim. Çünkü THK başlı başına bir iş ve çok zaman ayrılması gereken bir iş ve toplumumuz daha THK’ya karşı bazı eksik görüşleri var ve bunu düzeltmek için çok  çaba sarf etmek gerekiyor. Ben şimdi de o mücadeleyi veriyorum. Ama baştayken buna çok daha fazla zaman ayırmam gerekiyordu ve benimde buna yeterli vaktim olmadığı için başkanlığı devrettim ama beni ne zaman  hangi kuruma yardıma çağırsalar ben oraya gidiyorum. Muhtarlar Deneği zaten benim çocuğum gibi bunun haricinde Kent Konseyinin kurucularından oldum için benim için önemli ve  aktif olarak görev alıyorum ama diğer kurum ve kuruluşlara da elimden gelen desteğin en iyisini yapmak için çalışıyorum.

Peki insanların sürekli sizin göz önünde olduğunuzu söylemelerine ne cevap verirsiniz?

Ben bu konuda evet bir takım sıkıntılar yaşadım. Hatta bazılarını acı şekilde de yaşadım. Ben bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Faydalı olduğuma da inanıyorum. Ben bu konuda mütevazilik yapacak değilim. Çok samimi söylüyorum; Belediye içinde Kaymakamlık içinde oradaki birimlerin işine de yardımcı olmak için çalışıyorum. Belediyenin işlerine de yardım etmeye çalışıyorum. Bunlar benim görevim değil ama ben aradaki yanlış anlaşılmalar olmasın herkes işini tam yapsın diye resmi kurumlar ve muhtarlar arasında köprü vazifesi kuruyorum. Bunlar benim ekstra işlerim oluyor. Ben sadece Muhtarlar derneğine bakıp kenara da çekilebilirim ama muhtarlar ile kurumlar arasında bağlantı  kurarak işlerini daha da kolaylaştırmaya çalışıyorum. Tabi hal böyle olunca insanların gözü önünde çok oluyorsunuz. Bazı insanlarında gözüne batıyorsun. Her yer de sen varsın yeter kardeşim git diyen de var. ‘Ne zannediyor bu kendini’, ‘her şeyin içinde bu var diyen de var’. Buyurun kardeşim siz yapın ben de çekileyim. Yani ben kimsenin elinden işlerini almıyorum ki ben kendimle ilgili bildiğim işlerimi yapıyorum. Bunun için ben dışarıdan gelen o kadar çok konu var ki ben bunları dinlesem hiçbir şey yapamam. Mutlaka ve mutlaka sizin ne kadar dostunuz varsa bir o kadar da dışarıda size ters gelen sizi yanlış gören insanlar oluyor. Eğer bunları görürseniz hiçbir şey yapamazsınız. Ben bunları Allah rızası için yapıyorum. Ben kendi yaptığımdan mutluysam çevremdeki insanlar bunlardan memnunsa benim bundan başka bir beklentim yoktur. Bu nedenle dışarıda ki insanların hakkımda kötü anlamda  ne düşündüğü de ne dediği de  hiçte umurumda değil. Ben elimden geldiği kadarıyla bu yardımlarımı yapmaya da devam edeceğim.

Geçtiğimiz haftalarda Bosna Hersek gezinizi anlatabilir misiniz?

İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan’ın Bosna Hersek’te Travni şehrini kardeş şehir ilan etmesi ve burada bazı tesisler yapıyor. Son olarak bir spor kompleksi  yaptırmış ve bunun açılışını yapmak için Kocaeli Muhtarlar dernek başkanları, İzmit Belediyesi Meclis Üyeleri , Ticaret Odası Başkanı ve İzmit’in sivil toplum üyeleri olarak gittik. Tabi başka bir şehre gitmek, gezmek kültür alışverişi yapmak çok güzel oluyor. Saray Bosna da ilk gün gezdik. İkinci gün spor kompleksinin açılışını gerçekleştirdik. Üçüncü günde dönüşümüzü gerçekleştirdik. Gezimizin amacı hem spor kompleksinin açılışını yapmak hem de geziydi. Gerçekten çok güzel bir şehir gezilip görülmesi gereken çok yeri var. Zaten evimizde zannettik kendimizi. Çok memnun kaldık. Bizi çok güzel ağırladılar.

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.