DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 12°C
Karla Karışık Yağmur

BEN SİYASET ADAMI DEĞİLİM

07.09.2017
644
A+
A-

BEN SİYASET ADAMI DEĞİLİM

Zaman zaman eşten, dosttan “Neden siyasete girmiyorsun?” gibi sözler işitirim. Ben gazeteciyim, bu iş hoşuma gidiyor. Siyaseti hiç aklıma takmadım, hiç te düşünmedim. Amma velakin 41 yıldır siyasilerle mesleğim gereği iç içeyim. Sonuçta Gölcük küçük bir yer, herkes birbirinin eşi dostu akrabası. Ben Gölcük hayatının gazetecilik yönünde olmak istedim. Siyasete neden girmem? Rahmetli Vecdi Abim bu ülkenin en değerli siyaset adamlarından biriydi. Onu tanıyıp ta sevip saymayan bir kişiye bu güne kadar hiç rastlamadım. Bir gün bana “Bak sen gazeteciliği severek yapıyorsun, bu işte de başarılısın, bir evden bir siyasetçi yeter. Sakın ola ki siyasete girme!” Benim de zaten düşüncemde yoktu, abimin sözleri de bir vasiyet gibi. 17 Ağustos Depreminde Hakk’ın rahmetine kavuştu, mekanı cennet olsun. Ben gazeteciliğe Allah’ın izin verdiği sürece devam edeceğim. Siyasetin içinde ise hiç bir zaman olmadım. Adaylara şöyle bir bakarım, hangisi kafama yatıyorsa o siyasi partidenmiş, bu siyasi partidenmiş demem gider oyumu çakarım. Ailemden de kimsenin oyuna karışmam, herkes fikri hür ve vicdanı hür olarak gider sandık başına oyunu kullanır. Gazetecilik bir özgürlük alanıdır, bir yaşam biçimidir, ben işimi seviyorum merak edenlere bir kez daha söyleyeyim siyasetle işim olmaz.

 

Takdir Edilmeyi Beklemeyin, Takdir Edin!

Verdiğiniz emeklerin ve uğraşıların karşılığını tam olarak alamamaktan şikayet ederiz. Acaba bize göre ödüllendirilmemiz gereken durumlar, başkalarına yada sorumlu olduğumuz kişilere göre neden normal algılanır? Bunun altyapısı aslında çocukluk zamanlarımıza dek uzanan bir gerçekten kaynaklanmaktadır. Çocukluk dönemlerinde bize öğretilmeye çalışılan her yeni davranış, tarafımızdan yapıldıkça ilk başlarda sevinç gösterileri ve takdirle karşılanır, artık bu davranışla kimseden bağımsız hareket edebileceğimizin ilk sinyallerini vermeye başladığımızı ilan etmiş oluyoruz.

Daha sonraki dönemlerde bunu izleyen farklı hareketlerle artık büyüklerimizin bizde her gün farklılıkları gözlemlediği bir döneme girmiş oluruz. Öğrenilen bu davranışları tepki sonucu yapmamaya başladığımızda ise olayın yönü değişiyor ve sonu cezalandırmaya kadar giden ihtarlarla karşılaşıyoruz. Konuyla ilgili örnek vermemiz gerekirse ; Küçük bir çocuğun yemek yerken kaşığını kimseden yardım almadan tutması artık masada onun da bir yeri olduğunu gösteriyor. Bu davranışa bütün aile bireyleri seviniyor ve küçük çocuğu şımartacak derecede mutlu ediyorlar. Çünkü ona verilecek en güzel hediye sevginin ondan esirgenmemesi. Fakat günün birinde bu çocuk sözünü geçirmek için zıt bir şekilde hareket etmeye başlayınca büyüklerinden beklediği anlayış ve destek yerine bu davranışının sonucu kendisine ceza olarak geri dönüyor. Yani yeni öğrendiği davranışları ilk defasında ödüllendirilirken devamında yapmaması kendisine sorun oluşturuyor. Bu şekilde yaşanılan deneyimlerle yetişkin birisini ele aldığımızda bazı sonuçlara ulaşabiliriz. Şimdi bunlardan bahsedelim. Hangi ruh hali içerisinde olursanız olun, sizden yapmanızı bekledikleri iş ve sorumlulukların ağırlığı ne olursa olsun kimseyi ilgilendirmiyor. Kaldı ki verdiğiniz çabaların üzerinizdeki baskısını paylaşmak ve biraz da olsa takdir görmek için çektiğiniz sıkıntıları paylaşmanız sadece kulak arkası edilecektir. Aynı durumda size kendisinden bahseden bir yakınınızın hislerini paylaşmak adına kendisinden takdir duygularınızı kesinlikle esirgemeyin. Amacımız; dünyadaki duyarsızlık adına ne kadar düzeltilmesi gereken mesele varsa bunu empati yeteneği ile kökünden temizlemek için elimizden geleni yapmaktır. Kendinizle barışık olmanın kazandırdığı avantajla kimsenin birkaç sözüne muhtaç olmayın, bunu karşınızdakinden esirgememek büyük bir erdemdir, evrene gönderdiğiniz her mesaj size fazlasıyla geri dönecektir. Yeter ki buna muhtaç olmadan bekleme zihniyetine ulaşın. Son olarak hayata bağlılığınızı birden fazla kanalla sağlamaya devam edersiniz, zayıf kalan yanlar, güçlü olan yanlarla telafi edilebilecektir. Kendinizi nerede görmek istediğinize karar verin ve bu alanda attığınız her adım için kendinizi takdir edin. Ne fazla ne de eksik.

(DİLAVER AJDAR ALINTI)

 

İYİLİK YAP DENİZE AT

Birgün Cüneyd-i Bağdâdî hazretleri bir deniz kenarında gezerken bir Mecusî, yanına bol miktarda yem almış, denizdeki balıklara yem atıyormuş. Aralarında şöyle bir konuşma geçmiş:

– Ne yapıyorsun böyle?

– Sevap kazanmak için balıklara yem atıyorum.

– Senin sevap kazanman için, evvela iman etmen lâzım. Sen Müslüman değilsin ki, hangi sevaptan bahsediyorsun?

– Peki benim bu balıklara yem verdiğimi o bahsettiğin Allah görüyor mu?

– O’nun bilmediği, O’nun görmediği bir şey yoktur ki…

– Bu da bana yeter.

Aradan 3-5 sene geçmiş, Cüneyd-i Bağdâdî hazretleri hacca gitmiş, tavaf ederken bakmış, deniz kenarında balıklara yem atan Mecusî de tavaf ediyor. Cüneyd-i Bağdâdî hazretleri sormuş:

– Burada senin ne işin var?

– O beni gördü.

– Nasıl gördü?

– Sen gittikten sonra içimde bir nûr parladı, baktım, balıkların hepsi Kelime-i şehâdet getiriyor. Ağaçlara baktım, Kelime-i şehâdet getiriyor, ben de Kelime-i şehâdet getirmeğe başladım.

Senin Rabbin beni gördü, O gördüğü için de buraya geldim. Sana bir nasihat vereceğim:

İyilik yap denize at, balık görmezse Hâlık görüyor.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
27 Mart 2016
1 Kasım 2017
6 Kasım 2019
13 Şubat 2017
11 Şubat 2021
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.