DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 20°C
Sağanak Yağışlı

DONANMA VE GÖLCÜK

05.09.2017
504
A+
A-

DONANMA VE GÖLCÜK

Biz bir Donanma Kentiyiz, adımıza Yenilmez Armada derler. Kaptan-ı Derya Barbaros Hayrettin Paşa’nın torunlarıyız. Gölcük’te Donanma çok uzun yıllar sivil ve asker iç içe yaşadı. Son zamanlarda bazı meczupların Donanma mensuplarını ve özellikle ailelerini üzen hareketleri bir soğukluk meydana getirdi. O meczuplar Gölcüklü değil, doğma büyüme bir Gölcüklü olarak ben onları Gölcüklü saymıyorum. Donanma ve Tersane ilçemizin varlık nedenidir. Biz bunu böyle bilir o nedenle Donanma kentli olmaktan gurur duyarız. Şimdi Donanma da yeni bir komutan var. Koramiral Ercüment Saklıoğlu. Bir aile hüviyetinde yaşamamız için Donanmaya da bizlere de önemli görevler düşüyor. Genç komutan bu konuda mutlaka olumlu adımlar atacaktır, bunu tüm Gölcük Halkı hatta Donanmanın o tertemiz ve pırıl pırıl aileleri beklemektedir. Gölcük’te Donanma Komutanlığı Deniz Kuvvetlerine açılan bir yoldur. Dolayısıyla halkla sapla samanı ayırt ederek güzel diyaloglar kurmak aslolandır. Donanma burada kalacağına Gölcük te yerinde durduğuna göre, meczupların yaptıkları adice hareketlerin onların suratlarına defalarca çarpılması adına bir büyük aileyi en üst noktalara taşımalıyız. Donanma Komutanlarının Ankara’ya uğurlanırken Gölcük’te isim bırakması halkın sevgilisi olması son derece önemlidir. Her makam her mevki gelip geçici, kurumlar ve Donanma her zaman kalıcıdır. Bu duygu ve düşüncelerle Donanma Komutanına görevinde üstün başarılar diliyoruz.

 

YALAKA TAKIMI

En tehlikelisi bunlardır. Muhalefet partileriyle yarın onlar da iktidara gelebilir ümidiyle alakalarını yandan yandan sürdürürler. Kimi muhalefet partilerinin insanı gibi gözükür, ama iktidarın nimetlerinden yararlanmak adına borazanı çalar durur. Bu tipler omurgasızdır. Öyle olunca da kişilikleri de tartışılır haldedir. Dik durmasını bilmezler. “Bir sağa bir sola dönme şaşkın” şarkısının anlamını da bilmezler. Gölcük ve Türkiye bu tipler varlığını sürdürdükçe huzur bulmaz. İdealler bir kenara atılıp, metaller ön plana çıktığında sonunda bir oyana bir bu yana raks edenler gün gelir şu memleketin sokaklarında da dolaşamaz ve gezemez hale gelirler. Merak etmeyin yaşayanlar bunları görür.

 

PADİŞAH VE KIZ

Padişahın biri veziriyle birlikte tebdil-i kıyafet gezintiye çıkmış. Tebaası nasıl yaşıyor, nasıl geçiniyor, sıkıntıları neler görmek istemiş. Gezi sırasında bir köye gelmişler. Küçük, şirin bir evin önünde oturmuş, örgü ören bir genç kız görmüşler. Padişah kızın yanına yaklaşıp sormuş:

Merhaba kızım. Baban evde mi? Kız: Babam evde yok! Azı çok etmeye gitti.

Padişah: Annen evde mi? Kız:

Annem de evde yok! O da biri iki etmeye gitti.

Padişah: Kızım eviniz çok güzel ama bacası eğri. Kız:

Bacası eğridir ama dumanı doğru tüter.

Padişah: Sana bir kaz yollasam yolar mısın?

Kız: İzninizle en ince tüylerine kadar yolarım!

Padişah kıza “Öyleyse selametle kal!” deyip, veziriyle tekrar yola koyulmuş. Saraya varınca padişah vezirine sormuş:Kız ile ne konuştuğumuzu anladın mı? Vezir: Doğruyu söylemek gerekirse anlamadım padişahım, demiş. Padişah: O halde tez vakitte git öğren! Yoksa seni vezirlikten azlederim! demiş. Vezir telaşla fırlamış. “Nasıl öğrenirim?” diye düşünürken, en iyisi ilk ağızdan bilgi almak deyip, gitmiş padişahın konuştuğu kızı bulmuş. Vezir:

Aman kız, hanım kız! Biz bir gün yanımda biriyle senin yanına gelmiştik. Yanımdaki kişi senle sohbet etmişti. O sohbette konuştuklarınız ne anlama geliyordu? Onları bana bir deyiver. Dile benden ne dilersen.

Kız: Konuştuklarımızı açıklarım ama her cevap için on altın isterim, demiş. Vezir kabul etmiş.

Kız anlatmaya başlamış: O amca bana babamı sorduğunda “Azı çok etmeye gitti” demekle; babamın çiftçi olduğunu, tarlaya tohum ekmeye gittiğini anlatmak istedim. Vezir on altını vermiş, kız devam etmiş:

O amca annemi sorduğunda “Annem biri iki etmeye gitti” demekle; annemin ebe olduğunu, doğum yaptırmaya gittiğini anlatmak istedim. Kız vezirden on altın daha alıp devam etmiş:

Amca “Eviniz çok güzel ama bacası eğri”demekle; benim güzel olduğumu ama gözlerimin şaşı olduğunu söyledi. Ben de

“Bacası eğridir ama dumanı doğru tüter” diyerek; şaşıyım ama gözlerim iyi görür demek istedim. Vezir kıza on altınını verip hemen atılmış:

Peki ya “Sana bir kaz yollasam yolar mısın?” ne demek? Kız tebessüm edip açıklamış:

O kaz da sizsiniz, demiş. Bunları öğrenmek için bana onlarca altın verdiniz .

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.