DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 16°C
Gök Gürültülü

YEREL SİYASET

27.09.2017
653
A+
A-

Artık başlıyoruz. Gündemimizde bundan böyle seçim var. Gölcük için önemli olan tabi ki Yerel Seçimler. Siyasi partilerde adaylık için sinyal verenlerin yanı sıra aday olma sevdasındaki insanlar da nabız yokluyor. Gölcük’te Mehmet Ellibeş üç dönem Belediye Başkanlığı yaparak bu alanda bir rekor kırdı. Bir dahaki dönem aday olur mu, olmaz mı bilemem, bildiğimiz Kentsel Dönüşüm gibi önemli bir projenin onun döneminde başlayıp devam ettiğidir. Siyasi partiler, kamuoyu araştırmalarına da başladılar. Halkın arasında nabız yokluyorlar. Seçimin tarihi olarak 2018 yılının Kasım ayı zikrediliyor. Demek ki, Yerel Seçimler altı ay öne alınacak. Peki, Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Seçimleri ne zaman olacak derseniz, söyleyeceğimiz üçünün bir arada yapılacağıdır. Belediye meclis kadrolarını iyi kuranlar Gölcük’te mutlaka bir adım önde olacaklar. Bu seçimlerde ittifaklar olur mu diye sorarsanız, onu da önümüzdeki günlerde gerçekleşecek olan gelişmeleri görerek yorum yapabiliriz. Yerel yönetimler halka birinci dereceden hizmet götüren müesseselerdir ve Gölcük’te önemli dengeler vardır, işte bir yıl sonra yapılacak olan seçimlerde de o dengelerin belirleyici olacağını özellikle ifade edelim. Şimdilik kulağımıza gelen isimleri sizlerle paylaşmıyoruz, biraz daha bekleyelim görelim bakalım neler olacak?

 

Yük ve Yol

Hamal isen iki şey önemli oluyor senin için:

Yük ve yol…

Ancak sırtına aldığın yükle bu mesafeyi aşabilirsen, ücret mevzu bahis oluyor. Aksi olursa, cereme çekiyorsun!

Bunu düşünüyordum. Yanımdaki hamalla yola çıktık. İhtiyardı. Kendinden büyük bir yük almıştı. Benim sırtımda ise birkaç bavul vardı sadece, onunkinin çeyreği…

Diyordum …ki içimden “Çok gitmeden kıvrılırsa titreyen bacakları, yüklenirim sırtındaki yükün yarısını!..”

Nitekim, çok geçmeden dedi ki: “Mola vakti. Gel biraz dinlenelim!. ..

“Ne molası, dedim ona hayretle. Ben daha terlemedim!. .

“Sözüme aldırmadı. Durdu. Çöktü.

Salarken yükünün ipini “Sen de dinlen hadi” dedi.

Benim canım sıkılmıştı bu işe. Genç olduğumu, ondan kuvvetli olduğumu, bunun gibi bir bunakla yola çıkmamın ne büyük hata olduğunu düşünüyordum. O ihtiyar, bir bacağını azıcık uzatmış halde sessizce dinleniyorken, ben huzursuz bir şekilde ayakta dolanıyordum. Bir saat kadar sonra yine durdu, oturdu, dinlendi. Ben kızgınlıkla dolandım etrafında… “Yükünü indirip sen de dinlen”, demesine aldırmadım, ona daha çok kızdım…

Sonra yine durdu. Bana da “dinlenmemi” söyledi yine ama dinlenmedim. Yarım saat sonra “dinlenelim mi” diye sordu, aksi aksi başımı salladım… Kaçıncı molasıydı hatırlamıyorum, birden bire dizlerimin bağı çözüldü. Kafamın içinde uçuşan kara kara sinekler sustu, çöküp kaldım. Kayış kolumdan çıktı, sırtımdaki bavullar kaydı.

Ne kadar zaman geçtiğini fark etmedim. Uyumuştum da uyandım mı, yoksa bayılmıştım da ayıldım mı anlamadım… Baktım kendi kocaman yükünün üzerine benim bavullarımı da bağlamıştı. Küçük tasına birazcık su koyup dudağıma dayadı, içtim.

Sonra koluma girerek; “Hadi kalk, dedi. Bana yaslan. Ağır ağır gider ve bir süre sonra gene dinleniriz.” Dediğini yaptım. Omzundan güç aldım, ama asıl anlattıkları iyi geldi bana.

“Ben yılların hamalıyım, dedi. Nice pehlivan yapılı adamlar gördüm. Çoğu, dinlenmek istemediklerinden yükleriyle birlikte kendilerini de toprağa serdi sonunda… Yolda gördüğümüz saçılmış kuru kemiklerin çoğu, anlattığım bu insanlara ait…

Halbuki BİR YÜKÜ TAŞIMAK BİZİM GÖREVİMİZ, ALTINDA EZİLMEK DEĞİL!” Unutma ki bir yük taşıdıkça ağırlaşır. Dinlenerek sen yükünü hafifletiyorsun! Belki günün birinde hamallığın şekli değişir. Belki o günleri ben göremem. Ama sen kavuşursan o zamanlara, aman ha, kafanın içinde de sakın yük taşıma…

Akşamları bırak ve hafifle… Sabah dinlenmiş olarak yeniden tekrar taşırsın yükünü. Bizim işimiz, bugünü yarına taşımak, bugünün altında yok olmak değil. Çünkü yarınlarda bizi bekleyenler var, taşıdıklarımızı bekleyenler var… Gerçek şu ki, hepimiz şu hayatın hamallarıyız… Yüklerimizi en doğru şekilde taşımak ve hayatın altında ezilmemek dileklerimle…

(Prof.Dr.Üstün Dökmen, Küçük Şeyler)

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.