DOLAR 7,5745
EURO 8,9676
ALTIN 474,31
BIST 9,8162
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 29°C
Az Bulutlu

TEKSAS- TOMMİKS’TEN GELDİĞİMİZ NOKTA

10.10.2017
601
A+
A-

Amerika aslında bir Hollywood, hep oynarlar. Bir üst akıl ülkesidir. Çeşitli dil, ırk ve dinlerden topladıkları devşirme insanlarla iki yüz yıl içerisinde müthiş bir ülke oluşturdular. Sürekli küresel güçlerin dünya hakimiyeti için kurdukları bir ülkedir Amerika. Türkiye onlar için her zaman önemli oldu. Bizde bir Amerikan hayranlığı yaratmak için çocuk ve gençlere Teksas-Tommiks’le girdiler. Her ikisi de büyük bir halk kahramanıydı. Teksas’ın adına çelik bilek diyorlardı, o bir avcıydı. Tommiks ise, adaletten hiç şaşmayan bir Amerikan Yüzbaşısı. Bizim o çocukluk dönemlerimizde ellerimizden düşürmediğimiz resimli roman kahramanlarıydı bunlar. Böylece içimizde bir Amerikan hayranlığı oluştu. Sonra Hollywood filmlerle onları destekledi. Böyle böyle küresel oyun sahnedeydi artık. ABD gerçek yüzünü Kıbrıs’ta gösterdi. Rahmetli Ecevit’in “Gölge etme başka ihsan istemez” sözlerinden sonra, dönemin Dışişleri Bakanı değerli büyüğüm Profesör Doktor Turan Güneş’in “Ayşe tatile çıktı” sözleriyle birlikte Kıbrıs Harekatı başlamıştı. Amerika yıllarca ülkemize ambargo uyguladı. Baktı ki olmuyor, Türkiye’yi karıştırmak için çeşitli oyunları da sahneye koydu. 12 Eylül öncesinin aslında kardeş kavgası olan sağ-sol çatışmaları dönemin ABD Başkanı Kovboy Reagan’ın “Bizim çocuklar yönetime el koydular” sözünün karşılığı olan 12 Eylül İhtilali. Nice çileler, nice acılar, nice işkenceler. Sonra dediler ki, biraz da bölücülük üzerinden gidelim. PKK’yı kurdular. Yardım ve yataklık ettiler. Yine Türkiye’yle başa çıkamadılar. Bugün her ne kadar PKK’yla mücadelemiz sürse de gördüler ki, terörle Türkiye’yi bölmek nafile. Bir ara mezhep çatışmalarını körüklemek istediler. Seksen milyonu oyuna düşüremeyince, kirli emellerini gerçekleştirmek için komşularımıza göz diktiler. Önce Irak’ı işgal ettiler. Kimyasal silah yalanlarıyla “Dünyaya özgürlük getireceğiz” palavrasını uydurup, binlerce insanın kanına girdiler. Irak hala kan ve gözyaşı içerisinde. Sonra Arap Baharı dedikleri katliamları uygulamaya başladılar. Amaç Büyük İsrail Projesini hayata geçirmekti ki, Suriye’ye daldılar. Kendi kurdukları DEAŞ’la din üzerinden katliamlar yaptılar. Bütün bu yalanlar, aslında yıllar önce Hollywood sahnelerinde gösterilmişti. Biz hep söyledik, yazdık, çizdik; ABD bir blöftür, yalandır dedik. Şimdi Türkiye kararlılık gösterince, irade ortaya koyunca, ben ülkemi böldürmem deyince, vize diye gerçek dışı bir uygulamanın çaresizliğine düştüler. Türkiye’yi ele geçirmek için yine kendi kurdukları FETÖ’yle saldırdılar. Gördüler ki, bir büyük millet “Söz konusu vatansa gerisi teferruattır” diyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan son derece haklı. Tehlikenin farkında, bizler de ulusal çıkarlarımız için, ülkemiz için yanındayız.

JAMES BOND’TAN KAYIT DIŞINA

Biz James Bond’u Sean Connery ile sevdik. 007 olarak çıktı karşımıza. Ülkesi İngiltere adına girip çıkmadığı delik kalmadı. Güya küresel savaşları önledi. Kötülüklerle savaştı ve bütün bunları ülkesi İngiltere adına yaparken ne yalan söyleyelim bizleri de James Bond hastası yaptı. Aslında bütün bunlar bir oyundu. İngilizlerin MI5 üzerinden dünyaya vermek istedikleri bir mesaj. Ne yazık ki biz yıllarca bu oyunlara karşılık veremedik. Şimdi FOX ekranlarında başrolünü Erkan Petekkaya’nın üstlendiği “Kayıt Dışı” diye bir dizi var. Petekkaya müthiş bir oyuncu. Bence James Bond’a beş basar. Bu dizileri bizler de dünyaya pazarlamalıyız. Yüreğiyle oynuyor. Sadece o değil, bütün ekip öyle. Müthiş bir dizi, ben de hastasıyım. Türkiye’nin başına çorap örmek isteyenlere karşı eski bir bordo berelinin inanılmaz serüveni. Onlar James Bond’la başardılar bizler de artık yurtdışına açılarak bu büyük milletin de neler yapabileceğini anlatalım. Bizleri daha iyi anlayacaklar. Türk Milletinin Çanakkale ruhunu yüreğinde nasıl taşıdığını görmeye devam edecekler ve bize karşı da dizinin adı “Kayıt Dışı” ama kayıtsız kalmayacaklar.

 

Hotdog

Temel ve Dursun, Amerika’da çalışma hayali ile yanıp tutuşurlar. Biriktirdikleri bir miktar paraları vardır ancak uçak ile seyahat etmeye yetmiyordur. Düşünür taşınırlar, aylarca sürecek olmasına rağmen gemi ile Amerika’ya gitmeye karar verirler. Paralarını ceplerine koyarlar, yanlarında bir tane İngilizce – Türkçe sözlük alıp yolculuğa başlarlar.

Gemideyken ikisininde karnı bir hayli acıkır. Yemeklere bakarlar her şey 10 dolar, 20 dolar fakat bir yemeğe gözleri ilişir sadece 1 dolar. Yemeğin ismine bakarlar “Hotdog” fakat ne olduğunu bilmezler.

Dursun, Temel’e sorar:

-Ula bu Hotdog ne ki? Bak bakalım bir sözlüğe.

-Sıcak köpek diyor Dursun.

-Ne yapalım daha çok yolumuz var, köpekte olsa yemek zorundayız aksi halde açlıktan öleceğiz.

Hotdog’ı alırlar ve Temel, Dursun’a dönüp sorar:

-Ula Dursun, sana köpeğin neresi denk geldi?

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.