DOLAR 7,8874
EURO 9,4146
ALTIN 460,20
BIST 1.331
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 17°C
Parçalı Bulutlu

ATATÜRK VE MECZUP

26.11.2017
435
A+
A-

ATATÜRK VE MECZUP

Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü tartışma konusu yapıp, eleştirmek aslında Cumhuriyete karşı çıkmaktır. Biz biliyoruz ki Osmanlının Kurucusu Osman Gazi bizim Atamızdır. Atatürk te bir Osmanlı Subayıdır ve bununla hep gurur duymuştur. Atatürk’ü tartışmak Osman Gazi’yi de tartışmaktır. İçine sindirememek, kabullenememektir. Ne yaparlarsa yapsınlar Türkiye Cumhuriyeti Devleti Atatürk’ün dediği gibi ilelebet payidar kalacaktır. Atatürk üzerinden Cumhuriyete saldıranlar dün olduğu gibi bugün de hüsrana uğramaya mahkumdur. Milletimiz tüm dünyada “Her Türk asker doğar” diye bilinir. Onun içindir ki, ordu millet el ele olmuş ve bu millet Çanakkale’de nasıl bir ruha sahip olduğunu tıpkı Malazgirt’te olduğu gibi tüm dünyaya göstermiştir. Aslında Anıtkabrin en çok ziyaret edilen yer olması, milyonların oraya akması meczupları çok rahatsız ediyor. Çılgına dönüyor. Annesinin kucağında doktora getirdiği minik bir kız çocuğunun dört yaşında olmasına rağmen İzmir Marşı’nı okumasından rahatsızlar. O meczuplar Kurtuluş Savaşı sırasında da vardı bugün de olmaları doğal. Millet ise tamamen farklı. Onlar atalarını biliyor ve tanıyor. O halde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Balıkesir Zağnos Paşa Camii’nde vermiş olduğu Cuma Hutbesini yayınlayalım ve Gazi’nin, Yüce Dinimiz İslam üzerine bugün hala orada asılı olan Cuma Hutbesini bir kez daha sizlerle paylaşalım;

“ Ey millet! Allah birdir, şanı büyüktür. Allah’ın selâmeti, sevgi ve iyiliği üzerinize olsun. Peygamberimiz Efendimiz Hazretleri, Cenâb-ı Hak tarafından insanlara dinî hakikatleri tebliğe memur edilmiş ve resul olmuştur. Temel nizamı, hepimizin bildiği Kur’ân-ı Azimüşşan’daki açık ve kesin hükümlerdir.

İnsanlara maneví mutluluk vermiş olan dinimiz, son dindir, mükemmel dindir. Çünkü dinimiz; akla, mantığa ve gerçeklere tamamen uymakta ve uygun gelmektedir. Eğer akla, mantığa ve gerçeklere uymamış olsa idi bununla diğer ilâhî tabiat kanunları arasında birbirine zıtlık olması gerekirdi. Çünkü bütün tabiat kanunlarını yapan Cenab-ı Hak’tır.

Arkadaşlar! Cenab-ı Peygamber çalışmalarında iki yere, iki eve sahipti. Biri kendi evi, diğeri Allah’ın evi idi. Millet işlerini Allah’ın evinde yapardı. Hazret-i Peygamber’in mübarek yollarını takip ederek bu dakikada milletimize ve milletimizin şimdiki ve geleceğine ait konuları görüşmek maksadıyla bu kutsal yerde, Allah’ın huzurunda bulunuyoruz. Beni bu şerefe kavuşturan Balıkesir’in dindar ve kahraman insanlarıdır. Bundan dolayı çok memnunum. Bu vesile ile büyük bir sevaba nail olacağımı ümit ediyorum.

Efendiler! Camiler birbirimizin yüzüne bakmaksızın yatıp kalkmak için yapılmamıştır. Camiler, söylenenleri dinleme ve ibadet ile beraber din ve dünya için neler yapılması lazım geldiğini düşünmek, yani birbirimizin görüş ve düşüncelerini almak için yapılmıştır. Millet işlerinde her ferdin zihninin başlı başına faaliyette bulunması lâzımdır. İşte biz de burada din ve dünya için, geleceğimiz için her şeyden önce hakimiyetimiz için neler düşündüğümüzü meydana koyalım.

Ben yalnız kendi düşüncemi söylemek istemiyorum. Hepinizin düşüncelerini anlamak istiyorum. Millî emeller, millî irade yalnız bir şahsın düşünmesinden değil, millet fertlerinin tamamının arzularının, emellerinin birleşmesinden ibarettir. Bundan dolayı benden ne öğrenmek, ne sormak istiyorsanız serbestçe sormanızı rica ederim.”

İşte bu güzel sözlerle Cuma Hutbesini veren Gazi Mustafa Kemal ve Silah arkadaşları olmasaydı bugün Türkiye’deki binlerce camide Cuma Namazı kılabilir ve Cuma Hutbelerini dinleyebilir miydik? Hürriyet ve İstiklal benim karakterimdir diyen ve milletimizi tarif eden Gazi’nin üzerinden çirkin bir oyun içerisinde olmak büyük milletimizin Edirne’den Kars’a, Sinop’tan Anamur’a kadar uzanan sağduyusu karşısında bozguna uğramaya mahkumdur. Çünkü bu millet İstiklal Marşını bir daha yazmayacaktır.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.