DOLAR 6,4510
EURO 7,1898
ALTIN 338,14
BIST 88.125
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 10°C
Kuvvetli Sağanak

KONUMUZ NECMİ KOCAMAN

25.12.2017
1.222
A+
A-

Gölcük’te şöyle renkli insanları sayalım deseniz Necmi Kocaman’ın ismini mutlaka o gökkuşağı renklerin içerisine koyarsınız. Yıllarca Esnaf Odasında Genel Sekreterlik gibi çok önemli bir görevi icra eden bu kardeşimiz sonunda bileğinin hakkı ile oda başkanlığına geldi. Depremin o korkunç günlerinde GESOTİM diye bir arama kurtarma ekibi kurdu. Son derece cesaret isteyen kurumu ilçemize kazandırdı. Nerede bir felaket varsa yurtdışı dahil, oralara koştu. Devlet büyüklerinin haklı takdirini kazandığı gibi Gölcük’ün ismini de tüm ülkeye duyurdu. Esnaf odalarının para alma, para verme gibi önemli yetkileri yok, o iş Esnaf Kefaret Kooperatifine ait. Odaların yapacağı esnaflarımızla sıcak ilişkiler kurup koordineli çalışmak, onların sesini duyurmak, iç içe ve gönül gönüle olmak. Necmi Kocaman bütün bunları yapmayı başardı. Gerek ziyaretleri gerekse odayı temsilen katıldığı her alanda ilçemizi ön plana çıkarmayı gerçekten başardı. Yeni yılla birlikte oda seçimi var. Gölcük’te binlerce esnaf seçimlerde oy kullanacak. Şu anda Necmi Kocaman’ın sıcak ve samimi duygularla seçimlere hazırlandığını ve yine salonu bir şölen havasına çevireceğini düşünüyorum. Tabi ki böylesine seçimler ilçemiz için her zaman önemlidir. Bu yolda başka kardeşlerimiz de yola çıkabilir. Bütün bunları da saygıyla karşılamak lazım. Önemli olan seçimlerin her zaman ilçemiz esnaflarına, Gölcük’e yakışır bir şekilde gerçekleşmesi. Esnafların her alanda gönlünün fethedilmesi, onlara iyi mesajlar verip karşılığının da iyi alınması. Bugün dedik ki Necmi Kocaman’ı yazalım. Malum yıllardır koşturan gerçekten ilçemizin isminin güzel duyulmasında anlamlı işler yapan bir kardeşimizi duygu ve düşüncelerimizle sizlerle paylaşmak istedik.

BİRAZ NEZAKET

Gölcük’ün içini dolaşmaya başladığımda trafik düzeninin sağlanması için konan ayraçların kırıldığını ezildiğini görüyor ve üzülüyorum. Aslında o ayraçları kıranlar umursamadan o kötülükleri ilçemize yapmaya devam edenler bilmiyorlar ki bu bir devlet malıdır. Demek ki milletin malıdır. Her kırılan ayracın parası devlete ve dolayısıyla millete zarar demektir. Kimsenin böyle kötülükler yapmaya hakkı olmadığını düşünüyorum. Tabi bütün bunlar olurken sorumsuz sürücülerin yol ayraçlarının bulunduğu sokaklara gelişi güzel arabalarını park etmenin nedeni de büyük. Bu nasıl bir kafadır nasıl bir anlayıştır, anlamak çok zor. Böylesine sorumsuz insanların devlete ve millete zarar vermesi kabul edilebilecek bir iş değil. Demek ki Taptuk Emre’nin Yunus Emre’ye söylediği gibi “Edep ya hu. ”

Köle Ayaz

Bir zamanlar Ayaz adlı bir köle varmış. Takdir bu ya, köle bir gün Sultan Mahmud’un kölesi olmuş. Sultan, köleyi taşıdığı asil karakteri sebebiyle çok sevmiş. Derken Sultan’ın öylesine itimadını kazanmış ki, bütün sultanlığın haznedarı tayin edilmiş ve en kıymetli ve zarif mücevherler, taşlar ona emanet edilir olmuş. Bu gelişmeyi gören saraylılar ise durumdan pek rahatsız olmuşlar. Hasetleri ve kibirleri yüzünden, sözüm ona basit bir köleye böyle bir mevki verilmesini ve kendi rütbelerine çıkarılmasını bir türlü hazmedememişler. Bu duygular içinde, özellikle Sultan yakınlardaysa ondan gün geçtikçe daha çok şikayet etmeye başlamışlar ve asil ruhlu kölenin itibarını zedelemek için ellerinden geleni yapmışlar. Bir gün Sultan’ın huzurunda bir saraylının diğerine şöyle dediği duyulmuş:

– “Köle Ayaz’ın sık sık hazineye gittiğini biliyor musun? Onun mücevherlerimizi çaldığından adım gibi eminim.” Sultan kulaklarına inanamamış.

– “İşin aslını kendi gözlerimle görmeliyim” demiş. Duvara küçük bir delik yaptırıp, içeride olanları seyretmeye hazırlanmış. Kölenin sessizce içeri girdiğini, kapıyı kapattığını ve sandığa gittiğini görmüş. Orada sakladığı küçük bir bohçaymış bu. Bohçayı öpmüş alnına koymuş ve sonra da açmış. İçinden çıkan köleyken giydiği yırtık pırtık bir elbise! Aynanın karşısına geçmiş. Kendi kendine, “Daha önceleri bu elbiseyi giydiğin zamanlar kim olduğunu hatırlıyor musun?” diye sormuş.

– “Bir hiçtin sen… Hepsi hepsi satılacak bir köleydin ve Allah, Sultan’ın eliyle sana rahmetinden belki de hiç hak etmediğin nimetler lütfetti. Asla nereden geldiğini unutma! Çünkü mal mülk insanın hafızasını uçurur, unutuluşlara sürükler. Şimdi sen de, nimetçe senden aşağı olanlara kibirle bakma ve daima hatırla Ayaz, hatırla!” Sandığı kapatmış, kilitlemiş ve sessizce kapıya doğru yürümüş. Hazine dairesinden çıkarken birden Sultan’la yüz yüze gelmiş. Sultan gözlerini Ayaz’ın yüzüne dikmiş dururken, yanaklarından aşağı yaşlar süzülüyormuş ve boğazı öyle düğümlenmiş ki, konuşmakta güçlük çekmiş.

– “Bugüne kadar mücevherlerimin hazinedarıydın, ama şimdi… Kalbimin hazinedarısın. Bana benim de önünde bir hiç olduğum kendi Sultanımın huzurunda nasıl davranmam gerektiği dersini verdin.”  Mesneviden – Anonim

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.