Türkiye'nin en büyük yerel ilçe gazetesi-
$ DOLAR → Alış: 5,35 / Satış: 5,37
€ EURO → Alış: 6,08 / Satış: 6,11
bursa escort escort beylikdüzü teknim alarm sistemi bursa escort bayan escort istanbul escort istanbul kayseri escort mersin escort bursa escort kocaeli escort atasehir escort bayan istanbul escort escort kayseri kayseri escort bursa escort ankara escort

Yeni Yıl Yeni Kararlar

Özlem Tek
Özlem Tek
  • 27.12.2017
  • 270 kez okundu

Yeni Yıl Yeni Kararlar

2017’nin son günlerini yaşadığımız şu günlerde sokaklar, insanlar, mağazalar ve etrafımızdaki pek çok şey yeni yıla hazırlanmaya başladı. Yeni yıla herkesin atfettikleri birbirinden farklı olmakta; kimisi için yeni yılı bir şans olarak, yeni bir başlangıç olarak görürken, kimileri dünden farkı olmayan yeni bir gün olarak görüyor. Yeni yıla neden bu atfedişleri yapıyoruz ve yeni yılda neleri daha farklı yapabiliriz bunlara bakalım…

Yeni kararlar almak için günümüzde pek çok insan özel günleri seçiyor; doğum günü, yeni yıl, hafta başı gibi. Bunları kullanmamızın aslında önemli bir sebebi dışsallaştırma savunma mekanizması. Milad olarak aldığımız tarih ne zamansa ondan öncesini, o zaman diliminde yaşadığımız ve ruhumuza ağır gelen deneyimleri o yıla, o yaşa atfederek dışsallaştıyoruz. Çoğu savunma mekanizması gibi bu da kararında kullanıldığında bizi koruyan, zarar vermeyen ancak yarar da sağlamayan bir savunma mekanizmasıdır. 2017 yılını, 30 yaşımızı, güz dönemini, yaz mevsimini suçlamak kuşkusuz bizi zorlayan olaylardaki kendi payımızı görebilmekten daha kolay. Ancak bunları çözümleyemedikçe de kendimize bir milad belirleyip kararlar listesi yapmak çoğu zaman istenilen sonucu getiremiyor

Yeni yıl için kararlar alacağım dediğinizde ya da bir yakınınız size bunu söylediğinde ilk akla gelen kararlar; sigarayı bırakmak, kilo vermek, spora başlamak, bir kariyer hedefi gibi somut ve kişiye idealindeki kişiye yaklaştırdığını düşündüren kararlardır. Bunlar da elbette oldukça önemli ve gerçekleştiğinde kişiyi daha iyi bir noktaya getirebilecek kararlardır. Benim bu yazıda odaklanmak istediğimse yeni yılda geçirebileceğimiz içsel süreçler.

Günümüzde belki de en çok özlemini çektiğimiz, içindeyken nasıl olduğunu pek de fark etmediğimiz ancak tersi durumu yaşadığımızda kıymetini anladığımız “mutluluk” ilk değinmek istediğim konu. Mutluluk çoğu zaman içindeyken yakalayamadığımız, çoğunlukla sonradan farkına vardığımız kısa ve güzel anlarım toplamı olan mutluluk bizi kucaklayan, coşturan, bazen arkamızdan iten ama her zaman tazeleyen, yenileyen ve bize güç veren bir duygu. Peki yeni yılda mutluluğu nasıl yakalayabiliriz? Ya da mutluluk “yakalanılan” bir şey midiri? Mutluluk, bireyin andaki varoluşunda ve özneler arasındaki alanda saklı bir ihtimal bir potansiyeldir. Yani mutluluğu öğrenmek ve “yakalayabilmek” için aslında anda olabilmeyi öğrenmek durumundayız.

Mutluluk da sevgi gibi yalın tutulması gereken, çok fazla anlam yüklenmemesi gereken bir olgudur. Mutluluğa ne kadar çok atıflar yükler ve onu karmaşıklaştırırsak aslında kendimizi mutlu hissetmek o kadar zorlaşır. Atıfları gerçekçi sınırlarda tutup mutluluğun size özgü tanımını sadeleştirmeyi denemekte oldukça fayda olacağını düşünüyorum.Orhan Pamuk’un Masumiyet Müzesi kitabı şu cümle ile başlar: “Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum.” Aslında yaşarken mutsuz ya da ortalama geçtiği düşünülen dönemlere yıllar sonra dönüp bakıldığında aslında o zamanlar ne kadar mutlu olduğunu fark edip şaşıran çoktur. Dolayısıyla mutluluğu o anda, mutluyken de yakalayabilmek önemlidir, olgunlaşmanın hem bir getirisi hem de bir göstergesidir.

Bir diğer yeni yıl hedefi iletişim ile ilgili yanlış ya da yolunda gitmeyenler varsa onları değiştirmek olabilir çünkü hem kendimizle hem de etrafımızla ilişkimiz ve iletişimimiz değiştiğinde sorun olarak yaşantıladığımız pek çok duruma bakış açımız değişebilir. İletişim ve ilişkilerle ilgili en önce düşünmemiz gereken konu ilişkiyi konuşulanlardan ziyade konuşulmayanların belirlemesidir. Az çok farkında olmadığımız, karanlıkta kalanlar karşı tarafla olan ilişkimizde ilişkinin vakumu oluşturur. Bunları sadece romantik ilişkilerde değil tüm yakın mesafeli ilişkilerimizde düşünebilir ve şu soruları kendimize sorabiliriz: Neleri içimize atıyoruz ve içimizde büyütüyoruz? Ötekinden hangi yüzümü saklıyoruz? Sakındığımız bu yüzü biz ne kadar tanıyoruz? Bu soruları kendinize sorduğunuzda ve bir nebze de olsa cevap bulabildiğinizde kendinizle ve etrafınızdakilerle iletişiminizde önemli adımlar atılmış olacaktır. Bundan sonra yapılacak önemli bir adım daha vardır; açık iletişim kurabilmek. Açık iletişim demek akıldan her geçeni, hissedileni ya da olup biteni hiçbir filtreden geçirmeden karşı tarafa kusmak değil; duygu ve düşüncelerin etkin bir şekilde ifade edilmesidir. Karşımızdaki kişiye her davranışımız, her tepkimiz bir iletişimdir; iletişim kurmamak mümkün değildir. Önemli olan bu iletişimin daha sağlıklı ve daha yapıcı bir tonda ilerlemesi; “trip atma”lara, “laf sokma”lara mümkün olduğunca uğramamasıdır.

Hepimizin gündelik hayatta, romantik ilişkilerinde, arkadaşlık ya da aile ilişkilerinde, iş hayatında ertelediği, görmezden geldiği sorunlar vardır. Bunları hasır altı ederken genelde inkar ve bastırma savunma mekanizmalarını kullanırız. Eğer sorun bir ilişki sorunuysa ve iki kişi de aynı mekanizmaları kullanıyor, sorunları görmezden geliyorsa varolan sorunlar daha da büyüyerek ilişkiyi daraltmaya, kişilere nefes aldırmamaya başlayacaktır. Ne yapılabilir? En önemli ilk adım insan davranışının döngüsel gidişinin farkında olmaktır. Çiftler bir sorundan bahsederken genelde “o bana bunu yaptı” ile başlayıp diğerinin “o da bana şunu yaptı” doğrusal silsilesi ile giderler. Aslında burada önemli olan noktanın çoğu zaman kaçırıldığını terapistler olarak gözlemliyoruz; önemli olan var olan ve problem olarak adlandırılan durumu kimin başlattığından ziyade olayın döngüsel bir sürece girmiş olması oluyor. Bunun çözülebilmesi için de ilişkide olan iki kişinin de(romantik ilişki olması gerekmez, diğer tüm ilişkilerde de bu süreç geçerli olabiliyor) sorundaki sorumluluğu alması ve buna neden olan içsel ve ilişkisel nedenleri görebilmesidir. Bu elbette burada yazıldığı kadar kolay bir süreç olmayabilir ama yeni yılda sorunlardaki kendi sorumluğumuzu almak ve içinden çıkamadığımız noktada bir uzmana başvurmak da önemli bir karar olabilir.

Yazının ve yılın da sonlarına yaklaşırken belki de verilebilecek en önemli kararlardan birini en sona sakladım. Gündelik ve hızlı hayatlarımızda, tüketim toplumunda yaşarken belki de en çok ıskaladığımız konu kendimiz oluyoruz. Bu yıl belki de içinize dönerek kendinizi daha iyi hissedebileceğiniz zamanlarınızı daha da arttırmak kendinize yapabileceğiniz en önemli iyiliklerden birisi olacaktır. Zaman zaman yalnız kalabilmek ve bundan keyif alabilmek oldukça önemli ve elzem bir ihtiyaçtır, insan yalnızlığında dinlenir, arınır, derinleşir, olgunlaşır. Kendinizin ve hayatınızdaki insanların yalnızlık ihtiyacının farkında ve talebinde olmanız özellikle kendinizle ilişkiniz için oldukça önemli ve elzem bir konu. Bu yıl kendinize iyi gelecek, hayatınızdaki duygusal doygunluğu sağlayacak, iç dünyanızı zenginleştirme planları yapın, bunun için gazete reçeteleri size çare olmayacaktır çünkü herkesin duygusal dünyası ve ihtiyacı birbirinden farklı, özel ve biricik. 2018’in kendinize bir adım daha yaklaştığınız bir yıl olmasını dilerim… (Alıntı)

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ