DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 23°C
Sağanak Yağışlı

ABD’LİLER ASLINDA FRANSIZ MI?

29.01.2018
489
A+
A-

Bütün hayat felsefelerini para üzerine kuran Amerikalılar din, iman falan dinlemeden para neredeyse oraya koşuyor. Masum insanların kanının dökülmesi, ülkelerin birbirine düşürülmesi, onlar için hiçte önemli değil. Hani Napolyon demişti ya “para, para, para” diye, acaba diyorum ABD’lilerin asıl kökeni Fransızlar mı? Adamların dinleri imanları para. Sırf para kazanmak için bağımsız ülkelerin parçalanması adına terör örgütleri kurup başlarına musallat ediyorlar. Sonra silah satıyorlar, para kazanıyorlar. İşte Libya’dan başlamak üzere Mısır, Sudan, Suriye ve Irak’ta yapılanlar bunlar. Suudi Arabistan, Katar, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri gibi sözde devletler parayı bastırıyor, ABD’nin himayesinde prensler, şeyhler ve onların zavallı müritleriyle yollarına devam ediyorlar. Bu yol sonsuza kadar gitmeyen aydınlığı olmayan, bumerang misali sonunda ABD’ye dönecek kötü bir yoldur. Ne yaparsanız yapın dünya da yavaş yavaş uyanmaya başladı. Aslında şu dünya beşten büyüktür lafı var ya, uluslararası siyaset literatürüne Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından sokulan çok anlamlı bir cümle. Aslında dünya beşten de büyük, o beşi temsil eden ABD dışındaki ülkeler de gördüler ki, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin daimi üyesi olmak sadece ABD çıkarlarına hizmet etmek demek. Kudüs’ün İsrail’in başkenti olarak Trump tarafından onaylanmasından sonra, dünya anladı ki, oklar sonunda kendilerine de dönecek. Adı sanı belli olmayan ABD beslemesi bir kaç minicik ülke dışında kararı tüm dünya reddetti. Avrupalılar da dedi ki, biz dini imanı para olan ABD’nin her dediğine evet dersek sonra bizim başkentlerimizi de değiştirme sırası geldiğinde hayır diyemeyiz. İşte bumerang ABD’ye doğru dönmeye başladı bile. Sabah söylediğini öğlen, ikindide söylediğini akşam inkar edip, yalanlar dünyasıyla itibarını kaybeden ABD görüyor ki yatsı namazına varamayacak. Bizler deriz ki, yalancının mumu yatsıya kadar yanar. ABD’nin mumu akşam sönüyor. Türkiye haklı bir gerekçeyle Afrin’e yürürken dünya Türkiye’nin haklılığını görmeye başladı. Sadece Rusya değil, İngiltere, Fransa gibi ülkeler de Türkiye’nin duyduğu kaygıların yarın kendilerini saracaklarını gördü. O halde bir tarafta para, diğer tarafta gerçeklere dayanan hak hukuk ve adalet savaşını kim kazanır derseniz, bende size derim ki; yukarıda Allah var. Lut Gölü orada duruyor. Gidin hikayesine bir bakın, sonucun ne olduğunu görürsünüz.

 

Kozadan Çıkan Kelebek Hikayesi

Bir gün, bir kozada küçük bir delik açıldı ve bir adam bedenini bu küçücük delikten çıkarmaya çalışan kelebeği saatlerce seyretti.

Sonra, kelebek sanki daha fazla ilerlemek istemiyormuş gibi durdu. Sanki, ilerleyebileceği kadar ilerlemişti ve artık daha fazla ilerleyemiyordu. Ve adam, kelebeğe yardım etmeye karar verdi.

Eline bir makas aldı ve kozayı keserek deliği büyüttü. Kelebek kolayca dışarı çıktı. Fakat bedeni kocaman ve kanatları kuru ve buruşuktu. Adam, kelebeği izlemeye devam etti, çünkü zamanla kanatlarının büyüyüp bedenini taşıyabilecek kadar genişleyebileceğini umut ediyordu.

Fakat bu olmadı! Gerçekte, kelebek ömrünün geri kalanını o kocaman bedeni ve kuru, buruşuk kanatları ile etrafta sürünerek geçirdi. Uçmayı hiç başaramadı. Adamın bu aceleci iyiliği içinde anlayamadığı, bu kısıtlayıcı kozanın ve kelebeğin o küçücük delikten dışarı çıkmak için verdiği mücadelenin, kelebek için gerekli olduğuydu, çünkü bu, Allah’ın, yaşam sıvısının kelebeğin bedeninden kanatlarına doğru akmasını sağlamak için bulduğu yoldu, böylece kelebek kozadan kurtulduğu anda uçmaya hazır olabilecekti.

Bazen mücadeleler, hayatımızda tam olarak gerek duyduğumuz şeylerdir. Eğer Allah, hayatımıza hiçbir engelle karşılaşmadan devam etmemize izin verseydi sakat kalırdık. Şimdi ve daha sonra olabileceğimiz kadar güçlü olmazdık. Asla uçamazdık.

Güç istedim…

Ve Allah, beni güçlü yapmak için karşıma zorluklar çıkardı.

Bilgelik istedim…

Ve Allah bana çözmek için Sorunlar verdi.

Zenginlik istedim…

Ve Allah çalışmak için bana Beyin ve güçlü kaslar verdi.

Cesaret istedim…

Ve Allah üstesinden gelmem için bana Tehlike verdi.

Sevgi istedim…

Ve Allah yardım etmem için sorunlu insanlar verdi.

iyilik istedim…

Ve Allah bana fırsatlar verdi.

İstediğim hiçbir şeyi elde etmedim İhtiyacım olan her şeyi elde ettim.

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.