DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 24°C
Gök Gürültülü

AFRİN’E YÜRÜYORUZ

28.01.2018
506
A+
A-

AFRİN’E YÜRÜYORUZ

Yazımıza Çinlilerin şu güzel sözüyle başlayalım, “Türklerle her şey yapın ama savaşmayın.” Bu binlerce yıldır geçerli bir söz. Bugün Türkiye kendine ileride tehdit olacak bölücü terör unsurlarını yerle bir etmek için, kutlu bir yürüyüşe çıktı. Önceki gün Cumhurbaşkanı Erdoğan Kocaeli Mitinginde “Afrin’e yürüyoruz” demişti. Sabah erkenden kalkıp televizyonun başına geçtim. Son derece stratejik bir öneme sahip olan Burseya Dağı önce savaş uçaklarımız ardından da topçu birliklerimiz tarafından yoğun bir bombardımana tutuldu. Teröristler kaçacak delik ararken, Mehmetçik de dağı tamamen kuşatmıştı, sonunda Bursaye Dağı ele geçirildi. Savaşı canlı olarak izledik. Bombardımanlara şahit olduk. 13 kilometre sonrası Afrin Şehir Merkezi vardı, şimdi oraya yürüyoruz. Türk Milleti böylesine zamanlarda tek vücut olmasını bilmiş, bir ve beraber hareket etmiştir. İşte Çinlilerin sözü bu manayı içerdiği içim önemlidir. Dünyaya bir mesajdır. Beş bin yıllık mazisi olan 16 devlet kuran necip milletimiz denizci tabiriyle ‘Yenilmez armada’dır. Bizim askerlerimiz para için savaşmaz. Lejyonerlik yapmaz. Bayrak ve dini Mübin için savaşır. Bu bir Hak savaşıdır, dolayısıyla haklı bir savaştır. Hiç bir dünya milletlerinin özelliği Türk Milletinin özellikleriyle birleşmez. Noktalarımız farklıdır. “Ölürsem şehit, kalırsam vatan” der bizim milletimiz. O halde, işin içinde Mehmetçik varsa, hepimiz bir olmalıyız, dua etmeliyiz, bu haklı savaştan da kendi hakkımıza düşen payı alıp tüm savaş unsurlarını kendimiz üretecek seviyeye gelmeli ve bunu da başarmalıyız.

 

AYDINLAR NE YAPMAK İSTİYOR?

Önceki gün yine gazetelerde bazı aydın kesim olarak bilinen isimlerin savaşın durdurulması için bildiri yayınladıklarını öğrendik. Peki, insana sormazlar mı; oradaki savaş neyin savaşı, kime karşı veriliyor, amacı ne? Türkiye Cumhuriyeti Devleti gerekeni yapmasın da orada bizi tehdit edecek karalık bir ordu mu kurulsun? Ey sevgili aydınlar, savaş tabi ki en son çare, olmasa ne kadar da güzel olur. Ama oluyorsa bunun ülkemiz için hayırlara vesile olacağını düşünmek lazım. Eğer siz çirkef suyunu lağım çukuruna dökmezseniz o zaman üzerinize sıçrar. Yılanın başını ezmezseniz, zehrini size sokar. Buradaki savaş Amerika’nın desteklediği PKK, PYD, YPG ve DEAŞ denen hain unsurlara karşı verilmektedir. Bu eli kanlı dinsiz ve imansız terör örgütlerine baktığınızda hepsini ABD’nin kurup, başımıza musallat ettiğini görürsünüz. O halde bir şeyleri açıklama gereği duyduğunuz zaman Türk Milletinin duygularına tercüman olacak açıklamalar yapmalısınız. Yayınladığınız bildirileri bu yüce milletin değerleri üzerinden hak, hukuk ve adalet üzerine kurarsanız işte o zaman bende sizi ve benim gibi milyonlarca insan da Türk aydınları olarak alkışlar ve bağrına basar.

 

AŞKIN GÖZÜ KÖRDÜR

Uzun zaman önce, dünya yaratılmadan, insanlar dünyaya ayak basmadan önce, iyi huylar ve kötü huylar ne yapacaklarını bilemez vaziyette dolanıyorlarmış. Bir gün, toplanmışlar ve her zamankinden daha sakin oturuyorlarken Saflık ortaya bir fikir atmış: “Neden saklambaç oynamıyoruz?”

Ve hepsi bu fikri beğenmiş, ve hemen çılgınlık, bağırmış: ‘’Ben ebe olmak ve saymak istiyorum, Ben ebe olmak istiyorum!” ve başka hiç kimse Çılgınlığı arayacak kadar çıldırmadığı için, Çılgınlık bir ağaca yaslanmış ve saymaya başlamış, 1, 2, 3 ….Ve Çılgınlık saydıkça, iyi huylarla kötü huylar saklanacak yer aramışlar.

Şefkat Ay’ın boynuzuna asılmış; İhanet çöp yığınının içine girmiş;

Sevgi bulutların arasına kıvrılmış; Yalan bir taşın altına saklanacağını söylemiş ama yalan söylemiş çünkü gölün dibine saklanmış; Tutku dünyanın merkezine gitmiş; Para hırsı bir çuvalın içine girerken çuvalı yırtmış. Ve Çılgınlık saymaya devam etmiş, 79, 80, 81, 82….. Aşkın dışında bütün iyi huylar ve kötü huylar o ana kadar zaten saklanmış. Aşk, kararsız olduğu gibi, nereye saklanacağını da bilmiyormuş.. Bu bizi şaşırtmamalı çünkü hepimiz Aşkı saklamanın ne kadar zor olduğunu biliriz. Ve Çılgınlık 95, 96, 97… ya gelmiş ve 100’e vardığı anda, Aşk sıçrayıp güllerin arasına girmiş ve saklanmış. Ve Çılgınlık bağırmış :

“Sağım solum sobedir, geliyorum!”, ve arkasını döndüğünde, ilk önce Tembelliği görmüş, o ayaktaymış çünkü saklanacak enerjisi yokmuş. Sonra Şefkati ayın boynuzunda görmüş, ve İhaneti çöplerin arasında, Sevgiyi bulutların arasında, Yalanı gölün dibinde, ve Tutkuyu dünyanın merkezinde, hepsini birer birer bulmuş, sadece biri hariç. Ve Çılgınlık umutsuzluğa kapılmış, en son saklı kişiyi bulamamış, derken Haset, bulunamadığı için haset duyarak, Çılgınlığın kulağına fısıldamış: “Aşkı bulamıyorsun, O güllerin arasında saklanıyor.” Ve Çılgınlık çatal şeklinde tahta bir sopa almış, ve güllerin arasına çılgınca saplamış, saplamış, saplamış, ta ki yürek burkan bir haykırma onu durdurana kadar. Ve haykırıştan sonra, Aşk elleriyle yüzünü kapayarak ortaya çıkmış, ve parmaklarının arasından gözlerinden iki sicim gibi kan akıyormuş, Çılgınlık Aşkı bulmak için heyecandan Aşkın gözlerini çatal sopa ile kör etmiş. “Ne yaptım ben? Ne yaptım ben?’’ Diye bağırmış. “Seni kör ettim. Nasıl onarabilirim?” Ve Aşk cevap vermiş, “Gözlerimi geri veremezsin. Ama benim için bir şey yapmak istersen, benim kılavuzum olabilirsin.” Ve o günden beri, Aşkın gözü kördür ve her zaman Çılgınlık yanındadır…”

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.