DOLAR 7,8153
EURO 9,4711
ALTIN 461,51
BIST 1.331
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 19°C
Az Bulutlu

HÜSEYİN ÇAĞLAYAN’LA SOHBET

01.01.2018
536
A+
A-

Kimi insanlar vardır sohbetlerinden büyük keyif alırsınız. Çünkü onlarla güzel konuşur, güzel anlaşırsınız. İşte Emekli Subay Hüseyin Çağlayan ağabeyim de böylesine nezih insanlardan biri. Önceki gün gazetemizi ziyaret etti, sohbet etme fırsatı bulduk. Harp Okulunun tarihine geçecek kadar değerli bir insan. Keman virtüözü torununun konser sonrası elini öpecek kadar asil bir adam. İyi bir İzmitli, İzmit’in tarihini çok iyi biliyor. 13 yıldır da Gölcük’te ikamet eden Hüseyin Çağlayan arkadaşları tarafından da son derece değer verilen bilge bir adam. Şimdi istersiniz ki öylesine tarih kokan değerli insanları gençlerle buluşturup onlarla sohbet ettirelim. En anlamlısından İzmitli gençler Hüseyin Çağlayan amcalarıyla konuşmalı bir vesile ile İzmit’in tarihini ondan mutlaka dinlemeli. Zaman zaman televizyon ekranlarında tarih sohbetleri oluyor. Ben büyük bir heyecanla ve zevkle onları izliyorum. Kocaeli’nde de yayın yapan yerel televizyonlar var. Bu tarih sohbetleri tekrardan oralarda da yapılabilir, sevgili Hüseyin Çağlayan konuk edildiğinde İzmit’in dünü onun ağzından dinlenerek nerelerden nerelere geldiğimizin de bir muhasebesi olur.

 

Etme Bulma Dünyası

Bir adam, karısı ve yaşlı babası. Kadın kayınpederini istememekte, huysuzluk etmekte, evin huzurunu bozmaktadır. Bir gün kocasına:

– Bey… bey.. Bezdim bezdim. Bir gün göremedim. Gençliğim gidiyor. Ya ayrılalım, babanla kal., ya da al babanı al da nereye getirirsen getir beraber kalalım. Yoksa ben gidiyorum.

Adamcağız şaşkın biraz da sitemli bir vaziyette:

-Ne diyorsun hanım, o babam babam; öldüreyim mi, atayım mı? Kimi var bizden başka bakacak, dese de karısı ısrarda ısrar ediyordu.

Adam baktı olacak gibi değil babasını dağa bırakmaya karar verdi. Yanına oğlunu da alarak yola koyulurlar. Babasına da:

– Baba, torununla beraber dağa oduna gidiyoruz, istersen sen de gel” der.

Baba gelinin dırdırını dinlemektense onlarla beraber dağın yolunu tutar. Ormanın içlerine girip bir müddet gittikten sonra, oğlan babasına:

– Baba sen burada biraz dinlen. Bizde odun toplayalım, der ve oradan ayrılırlar Odun toplamadan, babasını orada bırakarak dönerler. Yolda torun:

– Dedemi almadık baba.

– Dedeni oraya bıraktık. Artık ihtiyarladı orada kalacak. Torun ısrar eder:

– Dedemi isterim… . En sonunda babasına ne dese desin fayda etmeyeceğini anlayan çocuk:

– Baba, sen ihtiyarladığında ben de senin gibi seni getirip dağa mı bırakacağım? der demez adamın aklı başına gelir. Babasını almaya karar verir İhtiyar, kendisini almak için yoldan geri dönen oğluna:

– Evlâdım, sen beni bırakıp gidemezsin. Çünkü ben babamı bırakmadım. Ölünceye kadar hizmet ettim. Adam babasını alıp eve getirir.

Bu dünya etme-bulma dünyası diye… Sen ne yaparsan sana da onun aynısının yapılacak.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.